.: Mehmet Ali İlkaya

Darbeyi Kim/Kimler Engelledi

Türkiye 2016’nın Temmuz ayının 15. günü bir askerî darbe girişimini geri püskürtmeyi başardı. Yazın en uzun en sıcak gecesi, farklı kesimlerin katkılarıyla, cesaretiyle kahramanlığıyla gün doğarken aydınlandı. Pek çokları için bu beklenmedik olay, aralarında siyasetçilerin, medyanın, halkın, polisin bulunduğu kesim tarafından akamete uğratıldı. Madde madde sayacak olursak

  1. Cumhurbaşkanı ve Ak Parti: Darbe girişiminin başlangıcının ülke yönetiminin en tepesinde bulunan Erdoğan’a çok zaman sonra haber verildiğini artık biliyoruz. Bu gecikme ve Erdoğan’ı yok etme teşebbüslerine rağmen önce İstanbul’a hareket etti ve telefon aracılığıyla halka seslendi. Sadece çağrı yapmakla kalmadı ve kendisinin de meydanda olacağını ilan etti. Bu çağrı henüz başlangıç aşamasında olan ve bölük pörçük haldeki direnişi arttırdı, katılım ve halkın müdahalesine liderlik etti. Darbenin bertaraf edilmesinde Başbakan Yıldırım’ın diğer bakanlar ve Ak Parti kadrolarının Devlet Bahçeli’nin ve bir süre sonra demokrasi platformuna katılan CHP’nin katkıları oldu. Ayrıca TBMM Başkanı İsmail Kahraman ve bombalar arasında mecliste hazır bulunan milletvekillerinin katkısını da anmadan geçmemeliyiz.
  2. Halk (Makul Çoğunluk): Birçok askerî darbeye maruz kalan halk bu sefer olanları evinde izlemedi. Yalın ayak, ellerinde silah olmadan çeliğe, kurşuna canları pahasına karşı koydu. Makul çoğunluk, dindar, sade, muhafazakâr kişilerden az sayıdaki demokrat solculardan oluşuyordu. Kazandaki çiftçiler, Ankara’daki işçiler, esnaf, İstanbul’da belediye çalışanları tankın, eli silahlı askerin karşına geçti. Canı pahasına mücadele etti. Şerife Boz, Danyal amca, daha adlarını sayamadığımız pek çok kişi demokrasimizi ve özgürlüğümüzü korudu. Onlarla aynı ülkede yaşamaktan gurur duyuyorum. Dindarların, “kaderci olduğu” tezi 15 Temmuz gecesi çöp tenekesine atıldı. Bu insanlar 27 Mayıs’tan 28 Şubat’tan beri ilk kez doğrudan müdahil oldu. Türkiye’nin kaderini sonsuza dek değiştirdiler. Gezi Parkı olayları ile solcu çevrelerin elinde olan “demokrasi savunuculuğu” balonunu patlattılar. İlerleyen günlerde daha iyi görülecektir ki “makul çoğunluk” tarihî bir adım atmıştır. Demokrasinin ve özgürlüğün garantisi makul çoğunluk olarak adlandırdığım isimsiz kahramanlardır. Kısaca bu gün postallar altında yaşamıyorsak bunu o gün yurdun dört bir yanında sokağa çıkanlara borçluyuz.
  3. Polis: Darbecilerin polis noktalarına, emniyet müdürlüklerine saldırması ateş altına alması boşuna değildir. Polis, darbecilere geçit vermemiş elindeki silahla onlara anladıkları dilden yanıt vermiştir. Polisin darbenin savuşturulmasında “altın hisse”ye sahip olduğunu düşünüyorum. Mısır darbesini (Temmuz 2013) hatırlayınız, polis orada darbecilerle birlikte olmuş ve acımadan halkın üzerine ateş açmıştı. Eğer burada da Polis darbeci askerle birlik olsa veya pasif kalsaydı korkarım darbe başarılı olurdu. Elinde silah olmayan halkın direnişi bir müddet sonra sona ererdi. Bütün bunlardan sayıca çok, iyi eğitim almış, elinde yer yer ağır silahların olduğu bir polis gücünün önemi iyi anlaşılmıştır.
  4. Medya: Darbenin ilk dakikalarından itibaren yayın yaparak, demokrasinin yanında yer alarak darbenin engellenmesinde başarı sağladılar. Bazı TV binaları darbeci askerler tarafından işgal edilme girişimlerine rağmen halk ile birlikte yayınlarına devam ettiler.
  5. Sosyal medya: Zaman zaman eleştirilen sosyal medya o gece, haber akışını sağladı, kollektif eylem planlarını gerçekleştirmeye aracılık etti. İnsanların etkileşimini sağlayarak duygu ve eylem birlikteliği sağladı.

 

Burada değinemediğimiz daha pek çok irili ufaklı faktör, adsız kahramanlar darbenin akamete uğramasında etkili oldu. Herkese şükranlarımızı sunmak bir görevdir. Umarım bu son olur, son kez bunları yaşamış oluruz.

Ayrıca bakınız...

Unsal Cetin 16 Ocak

Enflasyonu Yenmek Zorundayız

2017 üçüncü çeyrek Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) büyüme oranımız % 11,1 olarak hesaplandı. Sonrasında, politik ...