.: Murat Yılmaz

Cenevre’de ‘Lozan Çöktü’ ne demek?

Cenevre’deki Suriye toplantısına PYD’nin de davet edildiği zannıyla Özgür Gündem 27 Ocak’ta şöyle bir başlık atmış: “ Lozan Yıkıldı, Kürtler Cenevre’de”. Özgür Gündem’in bu başlığı, Türkiye’nin PYD’yi neden veto ettiğini ve müzakere sürecinin neden yürümediğini çok güzel özetliyor.

Müzakere süreci, PKK’nın silah bırakmasını ve tezlerini siyaseten savunmasını sağlayarak Türkiyeli, siyasi ve demokratik bir çözümün önünü açmayı amaçlıyordu. Israrla Türkiye sınırları içinde ve Türkiye’nin demokratik standartlarını yükseltecek bir çözümden bahsediliyordu. PKK Öcalan’dan gelen bu telkini 2013’deki “devrimci halk savaşı yenilgisinden” kurtulmak için kabul eder gibi göründü ama asla bu parametreleri hazmedemedi. PKK egemenlik elde ettiği bir alan ve şiddet kullanmaya devam edeceği bir formülden kopamadı ve aksine bir müzakereyi çözüm değil, yenilgi olarak gördü. Suriye’deki iç savaşta, Esed rejiminin kendisine açtığı alanda bir PKK devleti kurabileceği planıyla müzakere sürecini bozdu.

Hedef Lozan’ı Bozmak Mı?

Özgür Gündem’in başlığında “Kürtler”den kastedilen PYD; yani, PYD Cenevre’ye gidince Lozan antlaşması çökmüş oluyormuş. Lozan malum Birinci Dünya Savaşını takiben İstiklal Harbi ile Türkiye’nin sınırlarının çizildiği uluslararası antlaşma. Peki ama Suriye’deki iç savaşı sona erdirmek üzere Cenevre’de toplanan konferansa PYD katılınca, Türkiye’nin sınırlarını çizen Lozan antlaşması niye çökmüş olsun ki? Demek ki PYD, iddia edildiği gibi Suriye’nin Kuzeyindeki Kürtlerin haklarını Suriye bütünlüğü içinde çözmeyi hedeflemiyor. Üstelik sadece Suriye’nin değil, Türkiye’nin de sınırlarını değiştirmeyi planlayan bir teşebbüsün içinde…

Şimdi, Türkiye’nin PYD’ye neden muhalefet ettiği kamuoyunda açıklığa kavuşmuştur herhalde. Türkiye, PYD’ye Kürt olduğu veya Kürtlerin hakkını savunduğu için değil, Suriye’nin ve Türkiye’nin sınırlarını değiştirmeye yönelik bir teşebbüsün içinde bulunduğu için karşı. PYD bunu PKK’nın bir bileşeni olarak ve PKK talimatıyla yerine getirecek. Dolayısıyla PYD bu teşebbüsün içinde olduğu ve bundan vazgeçmediği sürece, Türkiye’ye yönelik terör ve bölme faaliyetinin bir paydaşı olarak değerlendirilmesinin sebebi anlaşılmış olacaktır.

Türkiye’nin PYD’ye muhalefetini Kürt düşmanlığı ve karşıtlığı olarak takdim edenlerin, mesela Irak Kürdistanı’nın ortaya çıkması ve bağımsızlık ihtimalini Lozan’ın çöküşü olarak takdim etmemeleri dikkati çekiyor. Hatta bu çevreler Irak Kürdistanı’na soğuk da davranıyorlar. Burada öncelik Kürtler değil, PKK’nın kontrolünde bir devlet.

Türkiye De Çökecekmiş

PKK merkez komite üyelerinden Nurettin Sofi de 18 Ocak’ta Özgür Gündem’deki “Yeni Haritada Kürtler de Yer Alacak” başlığıyla yayınlanan mülakatında, Türkiye’nin Osmanlı İmparatorluğu gibi çökeceğini iddia ediyordu. Bu örnekleri arttırmak mümkün…

PKK, Suriye’de elde ettiği alanı, Rusya, İran veya ABD ile ilişkileri sayesinde, Türkiye’ye rağmen ve hatta Türkiye’yi bölecek bir devlete dönüştüreceğini düşünüyor. Bu düşünce, PKK’nın gerçeklikten kopuk dünya, bölge ve Türkiye analizine dayanıyor.

PKK’nın bu irrasyonel amaç için her türlü aracı kullanacağı ve şeytanla dahi ittifaka açık olduğu anlaşılıyor. Bu bakımdan önümüzdeki dönemde yeni terör hareketleri beklenebilir. Zaten PKK ve etrafındakiler, Türkiye’yi bu yönde tehdit ediyorlar.  PYD ve PKK, Lozan’ı yıkma projesinden ve şiddetten vazgeçmedikleri sürece, Türkiye’nin ne müzakerelere dönmesi ne de PYD’yi vetodan vazgeçmesi mümkün görünüyor.

Yeni Yüzyıl, 28.01.2016

http://www.gazeteyeniyuzyil.com/makale/cenevrede-lozan-coktu-ne-demek-1098

Ayrıca bakınız...

Siyasî pazar mı ticarî pazar mı

Siyasî Pazar mı Ticarî Pazar mı?

24 Haziran’da seçmenler olarak sandıklara gidip partiler ve cumhurbaşkanı adayları arasında siyasî tercihimizi yaptık. Demokrasi ...