Yorum – Analiz Eski

TÜSİAD da “iç düşman” mı?

Bir zamanlar bu ülkede yeşil sermaye listeleri hazırlanırdı. “Düşman” konseptinin değiştirildiği günlerdi. Kebapçısından büyük holding sahibine kadar birçok kuruluş ne olduğunu anlamadan kendini bu listede buldu ve değişen düşman konsepti gereğince “iç düşman” olup çıktılar. Gün oldu, devran döndü, o zamanlar “yeşil sermaye” diye suçlananların siyasi temsilcileri bugün iktidar oldu, bu defa da o İstanbul sermayesini “düşman” ilan ediyor. Başbakan ...

Devamı... »

Can Ataklı’ya geç kalmamış bir cevap

Türkiye ahlâkî erdemlerin yerlerde süründüğü bir ülke. Özellikle, güçlü olan bazıları, bu gücü tüm ahlâk ilkelerini ayaklar altına alarak kullanmakta beis görmüyor. Kim oldukları iyi bilinen kimi köşe yazarları böyle yapmada başı çekiyor. Birkaç defa böyleleriyle muhatap olmak zorunda kaldım. Biri, Can Ataklı. Geçenlerde notlarımı karıştırırken bu şahsa gönderdiğim, ama yayımlamadığı bir cevap yazımı buldum. Cevap 7 Ocak 2009 tarihinde ...

Devamı... »

Sual: Abi niye öyle oluyor?

Muhtelif  İlimler Köşesi Şagili: Ebu Laklak  Efendi   Sual: Abi niye öyle oluyor? Muhterem karilerim. Şagili olduğum (fuzuli değil ama)  işbu köşeden sizlere zaman zaman seslenip, ilmimden müstefid olmanız için gayret sarfedeceğim. Her bir dersimiz bir suale cevaptır. Bugünkü dersimiz de baştaki sualin cevabıdır. Evvela belirteyim ki sualleri iki ucu pis değneklisinden seçerim. Ayrıca bir hususu  tasrih etmekte de faide ...

Devamı... »

AB çıpasına hala ihtiyacımız var

Başbakan’ın Brüksel’de “sıkı bir azar” işiteceğini, bunun üzerine göstereceği fevri tepki sonucu AB’yle iplerin kopacağını, Türkiye’nin Batı’dan kopup başka mecralara yelken açacağını düşünen (daha doğrusu umut eden) çevreler ciddi bir hayal kırıklığı yaşıyor olmalılar. Çünkü bunların hiçbiri olmadı. Elbette HSYK tasarısı başta olmak üzere belli endişeleri vardı AB’nin ve bunları dile getirdiler. Ama aynı zamanda siyasi iktidara karşı girişilen kuşatma ...

Devamı... »

Suriye dersleri

Anlaşılan, iktidarı bir ‘varlık-yokluk’ meselesi olarak düşünenlerin yapamayacakları şey yok. Esed’in Suriye’si bunu gösteriyor bize. Bir rejim, bir adam ne kadar zalim olabiliyormuş! Ölmeyi, öldürmeyi, her türlü işkenceyi nasıl bir ‘hikmet-i hükümet’ mantığıyla haklılaştırabiliyor, bakamadığımız o fotoğraflara, işlenen insanlık suçlarına bir kılıf bulunabiliyormuş. İnsan insana, Müslüman Müslüman’a bunu yapabiliyormuş… Savaş böyle bir şey. Siyaseti adeta savaş gibi görenler ve göstermeye ...

Devamı... »

‘Yolsuzluk operasyonları’nın yolsuzlukla mücadeleye zararları

Yolsuzluk hem bir sistem hem de bir insan karakteri meselesidir. Her siyasî sistemde yolsuzluklar olur. Demokrasiler yolsuzluklardan azade kalamaz. Demokrasilerin farkı yolsuzlukların ortaya çıkartılması, teşhir edilmesi ve cezalandırılması bakımından otoriter ve totaliter sistemlerden daha hızlı ve daha başarılı olmalarıdır. Ancak, demokrasiler, diğer taraftan da, kendine mahsus yolsuzluk tarzları üretebilmektedir. Siyasî süreçlerin kamu kaynaklarıyla oy satın almaya (logrolling) dönüşmesi bunun başlıca ...

Devamı... »

HSYK tartışması

12 Eylül 2010 referandumundan önce HSYK, yedi kişiden oluşuyordu. Kurulda;  Adalet Bakanı ve müsteşarı ile birlikte, Yargıtay’dan gelen üç ve Danıştay’dan gelen iki üye bulunuyordu. Yargıtay ve Danıştay’da gelen üyeler doğrudan yargı mensupları tarafından seçilmiyor, onların gösterdiği adaylar arasından Cumhurbaşkanı tarafından atanıyordu. HSYK’nın bu yapılanması –haklı olarak- yoğun eleştiriler alıyordu. Yürütmenin etkilerine çok açık olduğu belirtiliyor, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığını sağlamadığı ifade ediliyordu. ...

Devamı... »

Cemaat eğitim reformlarından neden rahatsız?

Türkiye’nin normal seyrinde işleyen ekonomisine, demokrasisine ve barış ortamına ket kurmak ve siyaset mekanizmasının işleyişini tıkamak adına oluşturulan paralel yapının ve aktörlerinin kimler olduğu artık herkesçe biliniyor. Sayın Bülent Arınç’a “saflığımıza verin” dedirtecek kadar sinsice ilerleyen bir yapının gelinen noktada nelere mal olduğu ortadadır. Ve bu yapı her ne kadar “dershanelerin” arkasına sığınarak kamuoyuna masumane bir görüntü vermeye çalışsa da ...

Devamı... »

Bu adam Cenevre’ye mi yoksa Lahey’e mi gidecek?

İnsan vicdanının ayaklandığı anlar vardır.Bazen tek bir fotoğraf karesi, tek bir tanık, tek bir belge her şeyi değiştirir. Daha önce alttan alta süren, herkesçe bilinen-tahmin edilen- sezilen ama vicdanların konforunu bozmamak için bilmez-duymaz-görmez gibi yapılan bir ahlaksızlığı, bir insanlık suçunu gözümüze sokan tek bir olay… Vietnam Savaşı’nı bitiren şey, Amerikan halkının bir Vietkong’un beyninin parçalanışını kendi gözleriyle görmesiydi. Srebrenitsa katliamının ...

Devamı... »

Demokrasiden Çabuk Sıkıldılar

Türkiye’de demokrasi, AKP iktidarının ilk 2 yılında ümit verici gelişmeler kaydetmişti, ama 2005’ten sonraki 8 yılda hiçbir ilerleme olmadı, bir “yarı demokrat” ülke olarak kaldı. Girmek istediğimiz AB ülkelerinin demokrasi standartlarının hep altında kaldık. 2013’te daha kötüsü oldu, Türkiye demokraside daha da geriledi. Görünen o ki, 2014 de Türkiye için kayıp bir yıl olacak. Komplo Teorilerine İnanmak Zorunluluğu Var mı? ...

Devamı... »