Yorum – Analiz Eski

Kavga siyaseti, hayat ve sokak

O çocuk öldü. Öldürdük o çocuğu… Dün onun bedenini değil, kendi masumiyetimizi toprağa verdik. Artık hiçbirimiz masum değiliz. Hele devlet… Birinci vazifesi, varlık nedeni o çocuğu yaşatmak olan devlet… Berkin Elvan, devletin sayısız kurbanlarından birisi olarak toprağa düştü. Katili ortaya çıkmayacak, adalet falan da yerini bulmayacak. Devletin sırrı olur, aklı, derinlikleri, kutsalı, dokunulmazı olur, fail bulunmaz. Bulunsa da ölümün adaleti ...

Devamı... »

En iyi ve en kötü siyasî senaryo

Geçenlerde fikirlerine değer verdiğim bir arkadaşım bana 30 Mart seçimleriyle ilgili kötü senaryosunu anlattı. Mealen dedi ki, AKP seçimlerden yüksek bir oy yüzdesiyle çıkarsa şımarabilir. Zapt edilemez bir güç hâline gelebilir. Otoriterleşebilir. Bu yüzden, oylarının azalması ve seçimlerden zayıflayarak çıkması iyi olur. Seçmen oy yüzdesini düşürerek ona bir ders verebilir ve hatalarını düzeltmeye zorlayabilir. Bu görüşün sağlam bir mantığı ve ...

Devamı... »

Benim suçlum, senin suçlun

Biz bir alemiz hakikaten…Lafa gelince “Adaletin gözü kapalı olmalıdır” der dururuz ama yasaların ya da hukuk kurallarının gözü kapalı bir şekilde uygulandığı neredeyse her durumda su koyuverir,“şu gözbağını birazcık aralayıp bakamaz mıydın yaptığın işin nelere yol açtığına” diye bozuluruz. İtirazımızı da genellikle “toplumun vicdanı” diye ifade ederiz. Şimdi yine aynı şey oluyor.Ergenekon davasında toplu tahliyeler yaşanıyor. Bu tahliyelerin iki hukuki dayanağı ...

Devamı... »

Büyük biraderler bizi gözetliyor!

‘Büyük birader’ sözü, yanılmıyorsam, G. Orwell’in 1984 adlı romanıyla siyasî dile kazandırdığı bir terim. Orwell, 1984’ten önce, Hayvan Çiftliği adlı alegorisinde, Stalin ile Troçki arasındaki kavgalar üzerinden Sovyetler Birliği’nin özel hayatı kamulaştıran ve eşitlik adına eşitsiz bir düzen yaratan, hak ve hürriyetleri tamamen boğan sistemini tasvir etmişti. 1984’te totaliter sistem tasvirini ileri taşıdı ve tüm bireylerin her anını gözetleme, hatta ...

Devamı... »

Geri dönüş mümkün değil

Darbe davalarının “taraflı yargı” yüzünden uğradığı erozyon ve şimdi sanıkların beraat etmişçesine, büyük tezahüratlar eşliğinde dışarı çıkışı, kısacası davaların başına gelen bu felaket, askeri vesayetin dirilmesi gibi bir sonuç verir mi diye sormuştum dünkü yazımın sonunda. Kimsenin daha çok insanın daha uzun süre tutuklu kalması diye bir derdi yok. Kimse, yüzlerce hayatın mahvolmasından, hiçbir suçu olmayan sanık yakınlarının yaşadıkları büyük acıdan memnuniyet ...

Devamı... »

HDP’ye saldırı: Kim yapıyor, neden yapıyor?

Türkiye’de –normal koşullarda- bir buçuk yıl içinde arka arkaya üç önemli seçim yapılacak. Bir nevi memleketin yakın dönemdeki kaderi belirlenecek. Böylesi bir zaman diliminde siyasi gruplar ve partiler arasında sert bir mücadelenin olması kaçınılmaz. Siyasetin içinde kaldığı müddetçe bunda bir mahzur da yok. Aksine demokratik siyaset dairesi içinde cereyan eden bir mücadele toplum için faydalı neticeler doğurabilir.   Herkesin siyaset hakkı ...

Devamı... »

Taraflı yargının önümüze getirdiği fatura

İlker Başbuğ, içeride kalan bütün silah arkadaşları çıkıncaya kadar “bu mücadelenin bitmeyeceğini” söylüyor. Hangi mücadeleyi kastettiğini pek anlamadım doğrusu, keşke daha açık konuşsaydı. Ama gelinen noktaya bakınca önümüzdeki günlerde Ergenekon Davası’nda bir tahliye furyası yaşanacağı belli. Tahliye edilmeleri önemli değil, önemli olan bu tahliyelere yüklenen anlam… Anlaşılıyor ki, tahliye edilen diğer sanıklar da tıpkı Başbuğ gibi, bu kararı beraat kararı ...

Devamı... »

Günah İşleme Özgürlüğü

AK Parti Milletvekili Metin Külünk,   Televizyonda yaptığı konuşmada, “17 Aralık darbe girişiminin felsefi boyutu” nu dile getirmeye çalışıyor. Metin Külünk,   17 Aralıkta başlatılan rüşvet ve yolsuzluk operasyonu için, “ İnsanların günah işleme özgürlüğüne müdahale ediyorsunuz. İnsanların eksiklikleri üzerinden siyasi darbe girişimi aracı olarak kalktığınızda aslında Allah’ın hududuna müdahale ediyorsunuz” diyor. Metin Külünk’ün sözleri kısaca, “rüşvet ve yolsuzluğun hesabını savcılar soramaz,  ...

Devamı... »

30 Mart yeni Türkiye için bir milattır

Türkiye’de bugüne kadar bir sivil iktidar hiç bu kadar tehdit altında olmamış ve bu denli bir saldırıya maruz bırakılmamıştı. Binlerce köyün yakıldığı, 30 binden fazla insanın öldürüldüğü, faili meçhul cinayetlerin işlendiği, sıkıyönetimlerin ilan edildiği olağanüstü dönemlerde bile Gezi ‘de ve 17 Aralık sürecinde olduğu kadar halkın seçtiği başbakanların meşrululuğu sorgulanmamıştı. Peki, AK Parti bunu hak edecek ne yaptı? Bu denli ...

Devamı... »

30 Mart sonrası

Önümüzdeki yirmi günde patlayacak yüksek şiddette yeni bombalar siyasetin zeminini hepten tahrip etmezse, 30 Mart seçimlerinden üç aşağı beş yukarı ne sonuç çıkacağını kestirebiliyoruz artık. Yüksek şiddette diyorum çünkü şimdiye kadar patlayanlardan daha hafif bombaların pek de etki yaratmayacağı bir ruh hali içinde toplum. Bir nevi kanıksama yaşanıyor. Aşırı yüklenme hali, bıkkınlık hali… Tabii bir de yolsuzlukların araçsallaştırılmasına ve kasetler ...

Devamı... »