Yorum – Analiz Eski

Bir Özelleştirme Gerekçesi

Olağan üstü, hatta harikalar diyarında yaşayan bir medyamız var. Böyle olmasaydı, devlete her yeni memur alımını, devlet çalışanları maaşlarındaki her artışı, her avanta kredi haberini, devletin her sektörel kıyağını, ve saire devlet ihsanlarını “müjdeler olsun, yaşasın, sevinin, coşun” gibi bir havada haber yapan bir medyamız olmazdı. 1990’lar Türkiye’de popülizmin şaha kalktığı yıllardı. Bu popülizm asla kamu bankaları arpalığı ile sınırlı ...

Devamı... »

KÜÇÜK ŞEYLER VE HAYATIMIZ (3) Beygirin kadar konuş!

Küçük ama hayatımızı çok etkileyen şeylerin önemli bir bölümü yollarda, trafikte meydana geliyor. Hem de, maalesef, topluca değerlendirildiğinde, çok yüksek maliyetlerle. Her yıl yollarda binlerce insan hayata veda ediyor. Onlardan birkaç kat fazlası vücut organlarını veya beden fonksiyonlarını kaybediyor. Bu kurbanların başına gelenler başta aileleri olmak üzere birçok kimsenin dünyasına etki ediyor. Kazalar büyük malî zararlara yol açıyor. Trafik denen ...

Devamı... »

Büyük işler, küçük işler

Türkiye sessiz sedasız bir devrim daha yaptı. Ama kimsenin ruhu duymadı. Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ve Türk Medeni Kanunu’nda değişiklik yapılması hakkındaki kanun tasarısı Meclis’ten geçti! Böylece, tarım arazilerinin miras yoluyla bölünmesi engellenmiş, asgari tarımsal arazi büyüklüğünün altındaki tarımsal arazilerin toplulaştırılması mümkün hale gelmiş oldu. Ne var ki ülkenin “bilinçli aydınları”, 1 Mayıs’ın Taksim’de mi yoksa başka yerde mi ...

Devamı... »

Manevi alanı bize bırakın

Son günlerde art arda gelen çocuk cinayetleri toplumda“Neler oluyor bize, canavarlaşıyor muyuz, ahlaki bir çöküş mü yaşıyoruz” gibilerden bir endişe, ürküntü ve korku yarattı. Bana öyle geliyor ki, biri üşenmeyip istatistiklere baksa, geçtiğimiz yıllarda kaybolan, tecavüze uğrayan ve öldürülen çocuk sayılarını çıkarsa, bugünle arada anlamlı bir fark olmadığını görecek. Ayrıca farklı ülkeler ve kültürler üzerine yapılan bir incelemenin de benzer sonuç ...

Devamı... »

Demokrasinin önemli bir erdemi

Geçenlerde L. von Mises’in ‘Liberalizm: Klasik Gelenek’ adlı kitabını tekrar okurken dikkat çekici tespitlerle karşılaştım. Bunlar kafamda çeşitli çağrışımlar yaptı. En ilginci, liberal demokrasinin bir erdemini tekrar keşfetme ihtimaliydi. Mises, siyasî yapılanmanın doğası gereği yönetenlerin daima yönetilenlere nispetle bir azınlık teşkil ettiğini vurguluyor. Bu tespite itiraz edecek birileri çıkar mı bilmem. Yönetim işi daima azınlığın çoğunluğu yönetmesi biçiminde tecelli eder. ...

Devamı... »

Öfke haklı olmayı sağlar mı?

Türkiye’de süregiden siyasî mücadelede kabaca iki taraf olduğu söylenebilir. İlki hükümetin tabanıyla birlikte kendisi ve Ak Parti’yi konu bazında haklı bulunca destekleyip haksız bulunca eleştirenler. İkincisi, olması gerektiği gibi muhalefetin büyük parçasını veya tümünü haklı bulup destekleyenler değil, hükümeti, Ak Partiyi her şeyde her zaman haksız bulup eleştirenler. Bu durum ilginç ve önemli, zira, sağlıklı bir demokraside siyasî kutuplaşma ve ...

Devamı... »

Doğru politika, yanlış aktör

HDP’nin geniş kesimlere açılabilmesi iki şarta bağlı: Biri, Türkiye’nin sosyolojik gerçekliğini gözeten bir politik dil geliştirmesidir. Diğeri ise toplumun her kesimini gerçek manada kucaklamasıdır. Peki, HDP bunu yapabilir mi? Bugünkü kompozisyonu ve yürüttüğü siyasete bakıldığında HDP’nin bu tür bir dönüşümü gerçekleştirebilme şansının son derece düşük olduğu söylenebilir. Halkların Demokratik Partisi (HDP), Kürt siyasetinin uzunca bir süredir konuştuğu bir proje. Müellifi ...

Devamı... »

Taksim’de travma, Türkiye’de normalleşme…

Uzun süre Nevruz etrafında yaşanan yasaklama ve meydan okuma hissiyatındaki normalleşmenin 1 Mayıs için de mümkün olacağı söylenebilir. Ancak 1 Mayıs’ın bayram olmasıyla yolu açılan bu normalleşme, sol grupların Taksim’e atfettikleri kutsallık değişmeden sağlanamaz. Türkiye seçmeninin 30 Mart 2014’teki seçimlerde yaptığı mıntıka temizliğinin etkisi devam ediyor. Başbakan Erdoğan’ın 24 Nisan’daki Ermeni Tehcirinden kaynaklanan kabul edilemez insani dramlar için yayınladığı ‘Taziye’yi ...

Devamı... »

MGK’nın dirilişi mi?

Askeri vesayetin tasfiyesi sürecinde ele alınan önemli konulardan biri de MGK’nın konumuydu. MGK’nın mevcut yapısının ve misyonunun demokratik rejimle bağdaşmadığı açıktı. Kurumun lağvedilmesi görüşü yıllardan beri dile getirilen güçlü bir görüştü. Hükümet o günün politik şartlarında lağvetmek gibi radikal bir adım atmak yerine, kurumun iç dengesini değiştirerek sivil ağırlığı artırmak, görev sınırlarını netleştirmek ve önemini azaltmak yolunu seçti. Ben kendi ...

Devamı... »

Demokrasi anamızın çeyiz sandığı mıdır?

Muhtelif İlimler Köşesi Şagili: Ebu Laklak Efendi Demokrasi anamızın çeyiz sandığı mıdır? Muhterem Karilerim, Malûmunuz sandıklar açıldı, başladı aynı terane; yok “demokrasi sandık mıdır“, yok  “sadece sandık mıdır“  diye ortalık yerde feveran edenlerden geçilmez oldu. Şimdilik biraz sakinleştiler lakin bir seçim daha var yakında. O yüzden bu mevzuya el atmak da farz oldu. Biz, galat-ı meşhur lügat-ı fasihten evladır diyenlerden ...

Devamı... »