Yorum – Analiz Eski

Nasıl Olsa Torunun Ödeyecek

Çok sevdiğim bir fıkra var. Adamın biri şehre inmiş. Gezmiş, dolaşmış karnı acıkmış. Ama cebinde parası yok. Lokantanın birinin camında bir afiş görmüş. “Burada yemek yiyenin borcunu torunu öder” yazıyormuş. Çok sevinmiş, hemen lokantaya dalmış. Ne yemek varsa sipariş vermiş, hepsini yemiş. Torunu ödeyecek ya. Tatlıyı da yiyip kalkacakken garson önüne hesap pusulasını koymuş. Adam “bu ne?” diye sormuş. Garson ...

Devamı... »

İş Bankası’ndaki Atatürk Hisselerini Sorun Olmaktan Çıkarmak…

Türkiye İş Bankası’ndaki Atatürk hisseleri meselesi, hararet derecesi değişse de, gündemde kalmaya devam ediyor. Genellikle konuşulan, ne yapılacağı. Bana kalırsa ne yapılacağı kadar nasıl yapılacağı ve yapılan şeyin muhtemel sonuçları üzerinde de düşünmek ve tartışmak lâzım. Her şeyden önce bu meseleyi sükûnetle hâlletmek zorundayız. Öfkelerimiz ve önyargılarımız sağduyuyu ortadan kaldırmamalı. Birilerine zarar veya ders vermek isterken kendi ayağımıza kurşun sıkmamalıyız. ...

Devamı... »

MEB’in Yeni Vizyonu ve Arda Turan Gerçeği

Bugün (dün) itibariyle MEB’in yeni vizyonunu açıklanmış olacak. Ziya Selçuk’un bakan olmasının kamuoyunda fazlasıyla bir iyimserlik havası doğurduğu hepimizin malumu. Bu iyimserliğin nedeni herhalde, Selçuk’un gerek akademik kariyeri gerekse devlet ve özel sektörde eğitim-öğretim faaliyetlerinin içinde aktif olarak yer almasından kaynaklanıyor. Tabii ki bu durum Selçuk’a yönelik de bir haksızlık sebebi. Asırlık maarif sorunumuzu tek başına çözebileceğine inanmak biraz saflık ...

Devamı... »

Emekli Olsak mı İyi Olmasak mı?

  Son günlerde gündemin ilk sıralarına çıkan emeklilik tartışması ekonomik mi siyasî mi? Her dikkatli gözlemci ve insaflı yorumcu teslim edecektir ki, konunun hem ekonomik hem siyasî boyutu var. Biri diğerini dışlamıyor. Buna karşılık, söz konusu tartışmalarda genellikle siyasî boyutun öne çekildiği ve ekonomik boyutun geri planda bırakıldığı -hatta bazen hiç hesaba katılmadığı- da açık bir gerçek. Bu yaklaşımla ne ...

Devamı... »

Bireyin Varlığı Türkiye Cumhuriyeti’ne mi Bağlı

  Bireyin var olması devletin varlığına bağlanabilir mi? Yaşamın öznesi bireydir. Bu hakikatin farkında olmadan yapmaya çalıştığınız siyaset size başarısızlık olarak döner. Bu bir gelecek tahmini de değildir. Varoluşun öznesi konumundaki varlığın varoluşunu açıklamaktır. Üstelik bu varoluşun boyutu ulusal devletlerin çizmek istedikleri sınırların çok daha ötesindedir. Ulusal bir devletin veya ulusüstü bir organizasyonun tanımlayamayacağı kadar geniş bir perspektiftedir. Akıl onda ...

Devamı... »

Emek, değer belirleyen midir, değeri belirlenen midir?

Yıllar öncesinde bir gün üniversitedeki odamın kapısı vuruldu. Bir kız öğrenci çekingen bir tavırla içeri girdi. Benimle konuşmak istediğini söyledi. Buyur ettim. Vizeden aldığı nottan memnun olmadığını belirtti. Gayet iyi bir kâğıt verdiğini ve çok daha yüksek — hatta tam — not alması gerektiğini ifade etti. Sınav kâğıtlarını henüz idareye teslim etmemiştim. Öğrencinin kâğıdını buldum ve gözlerinin önünde tekrar okudum. ...

Devamı... »

İktisatçının aşk şiiri

Her mesleğin insanlara kattığı –ve elbette insanlardan aldığı- şeyler var. Uzun süre bir mesleği icra eden hiç kimse bundan kaçamaz. Kuşku yok ki en ilginç mesleklerden biri de iktisatçılık. İktisadın hem geniş bir özel jargona sahip olmasından, hem her şeye mecburen bulaşmasından –yani en akla gelmedik şeylerin bile iktisatla ilişkisi ve iktisadî bir izahı olmasından- hem de iktisatçılar arasında fikir ihtilâfların çok yoğun ...

Devamı... »

Dünya faşizme giderken…

2013 yılında yazdığım bir yazıda Almanya hinterlandındaki gelişmelerin ileride Türkiye için çok önemli problemler yaratabileceğini belirtmiş ve Türkiye’nin bu sebeple iç sorunlarını çözmede Batı’yı takip etmektense kendisinin çözüm iradesi göstermesinin öneminden bahsetmiş ve gerek Kürt sorunu ve gerekse Alevilerin sorunlarının çözümünde bir sonuç üretilememesinin maliyetinin ileride ağır olabileceği noktasına dikkat çekmiştim. Ancak o günden beri hala gerçek manada demokrasi, insan ...

Devamı... »

Kurumsal alınganlık ve demokratik reform ihtiyacı

28 Şubat’ın yıldönümünde kötü bir şaka gibi. Epeydir kendisinden haber alamadığımız ve haber alamadığımız bu süre içinde hiçbir şekilde eksikliğini hissetmediğimiz “adı açıklanmayan üst düzey askeri yetkili” şimdi “Karargah” mahlasıyla Hürriyet’e konuşmuş. Gazetenin haberine göre bazı eleştiri ve iddialar, “TSK’yı yıprattığı gerekçesiyle Genelkurmay’da rahatsızlık yaratıyor”muş. Anlaşılan bazı kötü alışkanlıklar zaman geçse de değişmiyor ve fırsatını bulduğunda nüksediyor. Özellikle de demokratik ...

Devamı... »

Kürt meselesi ve İmralı süreci

Türkiye Kürt meselesinde, 2011 Haziran’ından 2012 yılının sonuna kadar çok çatışmalı bir dönem yaşadı. Hem iktidar, hem de PKK 2012 yılını bir “final yılı” olarak görüyorlardı. Ortadoğu’daki halk hareketlerinin kendi zeminini güçlendirdiği değerlendirmesi yapan PKK, “devrimci halk savaşı” adını verdiği bir stratejiyi uygulamamaya koydu ve Şemdinli’yi kuşatma altına alarak gücünü göstermeye çalıştı.  PKK, Şemdinli gibi bir yeri uzun bir süre kontrol ...

Devamı... »