Yorum – Analiz

Nagehan Alçı – Liberal Düşüncenin Büyük Mağlubiyeti

Ben bir liberal-demokratım. Liberalizmin siyasi düşünceler tarihindeki en makul ve mantıklı fikir akımı olduğu kanaatindeyim. Bunu da yeri geldiğinde vurgularım. İnsanlığın ortak huzuru ve barışının sağlanması için liberal-demokrat düşüncenin yaşamsal önemine inanıyorum. Kuşkusuz liberalizm de kendi içinde entelektüel açmazlar barındırıyor. Hem liberalizm ile demokrasi mekanizması arasında hem de liberalizm ile mevcut kapitalizm arasında çözülmesi çok zor belki de imkansız çelişkiler ...

Read More »

Burakhan Çalışkan – Atilla Yayla ve Muhalif Olmanın Haklılığı

Hukuk, demokrasi ve özgürlükler söz konusu olunca eleştiri genellikle ve doğal olarak iktidara yöneltilir. Ne var ki demokrasi ve özgürlüklerin karşısında -çoğu zaman öyle olsa da- her zaman yalnızca iktidar olmaz. Pekala bir ülkede muhalefet partileri ya da muhalefet seçmeni de özgürlüklerin kısıtlanmasını isteyebilir, demokrasinin bize fazla geldiğini düşünebilir. Bunu fark etmek için her zamankinden daha dikkatli olmak gerekir. Bir ...

Read More »

Aşkın Baysal – Netflix Sinemayı Öldürecek mi?

The Economist dergisinin geçtiğimiz yıl yayınlanan 28 Haziran tarihli sayısının kapağında, çok çarpıcı bir görsel yer alıyordu. Amerikan film endüstrisinin ve dünya sinemasının başkenti konumunda bulunan Los Angeles’taki meşhur ‘Hollywood’ yazısı kaldırılmış, yerine aynı biçim ve büyüklükte olmak üzere ‘Netflix’ yazısı konmuştu. Bu müthiş kapak, Amerikan sinemasının, onun da ötesinde global film ve dizi endüstrilerinin uzun tarihleri boyunca karşı karşıya ...

Read More »

Komutanım! İstediğimiz Sorudan Başlayabilir miyiz?

Cumhuriyet tarihinin belki de en ilginç ama diğerlerine oranla aynı zulümlerle aynı haksızlıklarla olgunluğa ulaşmış darbelerinden biri de 28 Şubat’tır. Kamuoyunda daha çok “post modern darbe” olarak nitelenen bu zulüm yıllarının ilginç olan tarafı belki de doğrudan bir dini ya da dinî inanca sahip insanları hedef almasıdır. Militarist ve baskıcı bir zihniyetin sistematik bir şekilde devlet ideolojisini diğerlerine dayatmak üzerine ...

Read More »

Yetimliğin Yaşı Yok

Babam 1931 doğumluydu. O dönemin uzaktaki bir köyde doğan çocuklarının büyük kısmı gibi mektep yüzü görmemişti. Okuması yazması yoktu. Manisa’da yaptığı iki yıl askerlikten miras kalan bir iki kelime dışında Türkçe de bilmezdi. Bütün bir ömrünü Kürtçe yaşadı. Hayat hikâyesi çok tanıdık, çok sıradan… Evlenen kardeşler, büyüyen aile, yetmeyen toprak ve zorunlu bir köyden kente göç hikâyesi. Şehrin yolunu tutan ...

Read More »

Bozkır Töresi ve Tunç Soyer!

Son günlerde CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Tunç Soyer üzerinden estirilen fırtına oldukça ilginç, ilginç çünkü geçmişte Türkiye’nin ikinci sınıf vatandaşlarının (tabii ki ülkemizde ikinci sınıf vatandaşlık konjonktüre göre sık sık değişebildiği için herkes bir dönem bu seviyeye terfi edebilmektedir) bırakın suç işleyen babaların oğullarını asıl suç sahipleri bakan, milletvekili, belediye başkanı vb. pek çok önemli mevkilere getirilirken yaptıkları ...

Read More »

Devlet Dindarlığı mı Toplumsal Sekülerizm mi?

Sekülerizm, din merkezli veyahut dinî öğeleri sosyal, hukukî ve siyasî anlamda tayin edici kılan bir yaklaşımın tersine, bunları sosyal, hukukî ve siyasî kümeden ayıran bir yaklaşımı tanımlar. Çok geniş bir terim olan sekülerizm, içinde birçok farklı akım, tür ve teori barındırır. Seküler kelimesi, dünyevi olanı belirtir ve dünyanın nesnel halinin göz önünde tutulması demektir. Bir açıdan fikrî, bir açıdan sosyal ...

Read More »

Müslümanın Çevre İle İmtihanı

Her ne kadar ünlü şairimiz Yahya Kemal Ankara’nın İstanbul’a dönüşünü sevse de muhtemelen benim gibi Ankara’da büyüyen pek çok kişinin kalbinde Ankara’nın başka bir yeri vardır. Çocukluğumuzun geçtiği gecekondu mahalleleri büyük oranda artık yoksa da Keçiören Ankara’nın nispeten eski dokusunu az çok koruyan ilçelerinden biri. Maalesef kent dokusundaki hızlı dönüşüm kentin eski mahallelerine de sıçramış durumda ve daha da kötüsü ...

Read More »

Yaşasın Eğitim Sistemimiz!

Kim daha ehvenişer  Özdil mi Cüppeli mi? Zamanın birinde, bir ülkede okullardaki bütün öğrenciler beden eğitimi de dahil her dersten çeşitli engelleri aşma mecburiyetindeymiş. Engelleri aşamayanlar sınıf geçemezmiş. Gel zaman git zaman devir değişmiş gelen yeni hükümetlerden biri ilk olarak bu işe el atmış. Eğitimcileri toplayıp “Bu kadar da olmaz sizin engelleriniz yüzünden her yıl birçok öğrenci sınıf tekrarı yapıyor, ...

Read More »

Ulusalcılıktan Geriye Kalan…

90’larda ve 2000’lerin ilk 10 yılında gerek siyaset gerekse fikir hayatımızın başat unsurlarından biri olan ulusalcılığın 2012-13’lerden itibaren düşüşe geçtiğini, gittikçe popülerliğini kaybettiğini ve gelinen noktada ortalıkta sadece ulusalcılığın karikatürünün kaldığını düşünüyorum. Ulusalcı Kemalizm, 90’ların ortasında sol-Kemalizmin bir uzantısı olarak neşet etti. 60’larda doğan sol-Kemalizm, orijinal Kemalizmin “sınıfsız, imtiyazsız, kaynaşmış bir kitleyiz” ilüzyonuna bir şerh getirmiş, Türkiye’de artık kapitalizmin geliştiğine ...

Read More »