Yazarlar

Osmanlı’dan Günümüze Sol Siyaset

Malum, 15 gün önce Osmanlı’dan Günümüze Türkiye’de Sol Siyaset isimli kitabım yayınlandı. Kitabımda sol siyasetin tarihî macerasını 1908’den başlayıp 2016’ya kadar getiriyorum. Sol siyasetin temel akımlarını ve temel aktörlerini anlatıyorum; sol siyasetin başarısızlık nedenlerini analiz ediyorum. Kitabım, sol siyaseti başından sonuna kadar anlatan literatürdeki tek kitap. Sol siyaset üzerine yazılan kitaplar ya tuğla kalınlığında, içine her şeyin boca edildiği türden ...

Devamı... »

Ak Parti’nin İmtihanı

Bazen Ak Parti’yi anlamakta zorluk çekiyorum. Doğrusu Ak Parti, bir sürü güzel şeyler yaptı. Hem de tüm bu güzel şeyleri Anayasaya rağmen, zamanın cumhurbaşkanına rağmen, muhalefete rağmen, aydınlara ve seçkinlere rağmen yaptı. En zor zamanda, özgürlükleri çoğalttı, ekonomiyi geliştirdi, kamu yönetimini yeniden yapılandırdı, yerel yönetimlerle ilgili temel yasaları değiştirdi, belediyelere önemli yetkiler verdi. Fakat “tam işler yoluna girdi” derken bir ...

Devamı... »

Vesayetçi zihniyetin demokrasi korkusu

Star Gazetesi, Açık Görüş, 27.03.2016. Dr. Adnan Küçük / Kırıkkale Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Bütün anayasa hukukçularının üzerinde müttefik oldukları bir ilke vardır; buna göre, “demokrasilerde asli kurucu iktidarın yani yeni baştan bir anayasa yapma iktidarının sahibi halktır”. Bu ilkeye rağmen, Türk halkına yeni baştan bir anayasa yapma yetkisini vermek istememek sorunlu bir zihniyetin ürünüdür. Türkiye’de şimdiye kadar hiçbir ...

Devamı... »

Kendine kalbi olan bir yol seçmek

Hangi yola gidersen git, hangi düşünceyi seçersen seç, Aytekin Yılmaz’ın dediği gibi “kendine kalbi olan bir yol seç”. Sığınamayanlar sizi bu cümle ile karşılıyor. Başta romantik bir ideolojiye çağrı gibi görünse de, aslında kitap benliğinizi yok sayan, duygularınızı ertelemenizi isteyen ideolojilere karşı bir reddiye. Rousseau’nun egemenlik kavramı için yok olan özgürlüğünüz gibi, “sol” ideolojinin içinde kaybolan, ertelenen benliğinizin, özgürlüğünüzün kıymetini ...

Devamı... »

İnsanlığın Sonunu Getiren İktisat Meteoru

38’inci doğum günüm olduğu için güne iyi başlamayı ümit ediyordum. Öyle de oldu, beklentimin de ötesinde. Bir iktisat köşe yazısı okudum ve dünyam değişti. Eminim siz de okuyunca bunun sebebini anlayacaksınız (I). Aslında, bir süre önce Adem Simit isimli köşe yazarının ‘kapitalizm şeytandır’ tadında bir yazısını okumuş ve bu yazıyı, anti-kapitalizmin neden bir yaşam tarzı dayatması ve totaliteryenizmle sonuçlanması gerektiğine ...

Devamı... »

Said Nursi ve Şam Hutbesi (1909, Emevi Camii)

Said Nursi, yaklaşık bir asır önce (1909) İslam Âlemi’nin içine girmiş olduğu bugünküne benzer buhranlı durumdan çıkış yollarını Şam Emevi Camiinde vermiş olduğu hutbe ile göstermişti. Bu hutbe, 6000 sayfayı geçen Risale-i Nur külliyatı içerisinde “Hutbe-i Şam’iye” ismiyle yer almaktadır. Said Nursi, Şam ulemasının ve yaklaşık on bin kişinin dinlediği o hutbede İslam âleminin maddî, manevî çöküşünün ve geri kalmışlığının ...

Devamı... »

Anayasa Mahkemesi’nin Can Dündar kararı ve ikna edici olmayan gerekçe sorunu

Anayasa Mahkemesi’nin Erdem Gül ve Can Dündar başvurusuyla ilgili gerekçeli kararı nihayet Resmi Gazete’de yayımlandı. Kamuoyuna duyurulduğu ilk günden bu yana tartışmaların odağında yer alan bu karar, Mahkeme’nin dayandığı gerekçeler bakımından da bir hayli tartışılacak gibi görünüyor. Anayasa Mahkemesi’nin Gül ve Dündar başvurusunu öncelikli olarak görüşüp görüşemeyeceği, kararda ceza yargılamasının esasına ilişkin yönlendirici ifadeler kullanıp kullanmadığı, gerekçe açıklanmadan duyurulan kararın ...

Devamı... »

Avrupalılara “ikiyüzlü” demek vicdanımızı temizler mi?

Katliam yüzünden darmaduman olmuş Ankara’da yaşayan İngiliz sanatçı James Taylor bombanın ardından, 13 Mart’ta çok samimi bir soru sordu: “Charlie oldunuz, Paris oldunuz, peki Ankara olacak mısınız?” Olmadılar. Türkiye’de 7 gün içinde iki intihar bombacısının ayrı ayrı düzenlediği terör saldırılarına rağmen hem de. İlkinde kendilerine yukarıda sorulan soruya “Çünkü Türkiye git gide din batağına saplanıyor, İslamist rejimin dünyada yayılmasına sebep ...

Devamı... »

Muhafazakârlar ve Bürokrasi

Türk siyasî yaşamında bürokrasi sınıfı her zaman etkin bir rol üstlenmiştir. Siyasî iktidara ortak olmak, partileri etkisizleştirmek, yavaşlatmak ve nihayetinde vesayet odağı vazifesi görmek, bürokrasi sınıfının temel gayesi olmuştur. Son dönemde ise, toplumdaki esas çoğunluğu oluşturan muhafazakârlar onbeş yıldır iktidar olma fırsatı yakaladı.  Bu tablo, bürokrasi ile muhafazakârların bürokrasi ile ilişkisinde yeni bir dönemi başlattı. Muhafazakârların bürokrasi sınıfı ile ilişkisi, ...

Devamı... »

Ankara’da patlayan canlı bomba size ne kadar uzakta?

Canlı bombalar eskiden Bağdat’ta patlardı. Bağdat bize çok uzaktı. Sonra Suriye’de patlamaya başladı. Suriye sınır komşumuz ama sonuçta başka bir ülke. Ülkemin sınırları dışında patlayan bombalar beni çok da ilgilendirmiyordu açıkçası. Aradan geçen zamanda ülkemin sınırları dışında patlayan bombaların yarattığı iklim ülkeme sızmaya başladı. Sonra ilk bomba 2013’te Reyhanlı’da patladı. Sınır içindeki yakın dönemde hatırladığım ilk canlı bomba yaşadığım yere ...

Devamı... »