Yazarlar

Kim Ahlâklı?

Ahlâk konusu belki de insanlığın en çok tartıştığı mefhumdur. Ne olduğu konusunda felsefeciler sonsuz tartışmalar yapmış fikirler ileri sürmüş, dinler tarafından insanlara ahlâk kuralları tavsiye edilmiş, çerçevesi çizilmeye çalışılmıştır ama net bir sınır çizilememiştir ya da herkes kendi anlayışına göre sınır çizmeye kalkmış, diğerlerini ahlâksızlıkla suçlamıştır. “Ahlâk nedir?” sorusunun felsefî kısmı benim boyumu aşar. Bu tartışma da insanlık var oldukça ...

Devamı... »

Kira Düzenlemesi ve Fiyat Kontrolleri

Ludwig von Mises’e göre ekonomi insan eylemi ile ilgili bir disiplindir. İnsanın fıtratından kaynaklanan eylemler toplumdaki ekonomik süreçlerin belirleyicisidir. Bu eylemler ve eylemlerden doğan neticeler adeta doğa kanunu gibidir. Doğa kanunlarının insan eliyle değiştirilmesi imkânsızdır. İnsan fıtratını hiçe sayan ve ekonomik hayatı merkezî bir akılla yönetmeye çalışan ideolojiler istisnasız olarak sefalete ve otoriterliğe yol açmıştır. Geçen gün bir gazetenin ana ...

Devamı... »

Darbeler ve Medya

Darbeler olurken hiç şüphesiz medya kritik öneme sahip olur. Medya, darbelerin zemininin oluşmasında oynadığı rol ve söylemleri ile taraf olur. Taraf olduğu gibi kendini takip eden kitleyi de belirli bir görüşe yönlendirme potansiyeli taşır. Malcom X’in bu konu hakkında “Eğer dikkat etmezseniz medya, mazlumlardan nefret etmenize ve zalimleri sevmenize sebep olur!” söylemi yerinde olacaktır. Peki Türkiye’de darbeler ve medya arasında ...

Devamı... »

Sığınmacı düşmanlığının anatomisi – Atilla Yayla

Sığınmacı düşmanlığının iki şekilde boy gösterdiği öne sürülen gerekçelere bakarak söylenebilir: Doğrudan, açık olarak ve dolaylı, örtülü olarak. İlk gruba girenler hiçbir utanma duymaz ve düşündüklerini direkt söylerken ikinci gruba girenler şık -özgürlük, insan hakları ve demokrasi taraftarı- görünmek ve tavırlarını gizlemek için dolambaçlı tezlere başvuruyor. İlk gruba girenler genellikle etnik, sosyal, kültürel, ekonomik ve dinî argümanlarla sığınmacılara karşı çıkıyor. ...

Devamı... »

14 Mayıs: Hürriyet ve Demokrasi Günü

Yarın 14 Mayıs, Türkiye tarihinin en önemli günlerinden biri. Ne yazık ki 14 Mayıs’ın öneminin ve değerinin hakkıyla takdir edildiğinin söylenmesi hayli zor. Bu Türkiye için hem bir zaaf hem de utanç verici bir durum. Okuyucunun ve gazete yönetiminin anlayışına sığınarak bu mevzuda beş sene önce kaleme aldığım bir yazıdan bazı alıntılar yapmak istiyorum: “Türkiye İstiklâl Harbi veya Millî Mücadele ...

Devamı... »

Piyasada Garip Bir Heyula: Fahiş Fiyat

2018 Yılında Başlangıç Sene 2018. Fiyat artışları baş göstermeye başlamıştı. Medyaya 24 soğan deposuna baskın yapıldığı haberi düştü. Hepimiz güldük. Oysa piyasa daha 2018 yılında bizlere sinyal gönderiyordu. Piyasa bizlere bugünleri mumla arayacaksınız demeye başlamıştı. Dinlemedik. Daha sonra enflasyonun nedeni zincir marketlermiş gibi etrafta delice bir fikir dolaştı. Piyasada Türk halkını aç bırakma savaşına giren zincir marketlerin olduğu fikri hayal ...

Devamı... »

Kavala ve Demirtaş Davaları: Avrupa Konseyi’ndeki “İhlal Prosedürü”

Osman Kavala, kamuoyunda “Gezi Davası” olarak bilinen davada, “hükümete karşı suç” (TCK m. 312 – “Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs”) işlediği gerekçesiyle müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Bu kararla gündeme gelen Kavala Davası Türkiye’nin Avrupa Konseyi üyeliğinden çıkarılması ile sonuçlanabilecek “ihlal prosedürü”nün başlatılmasına sebep olmuştu. “İhlal prosedürü” olarak adlandırılan ...

Devamı... »

Suriyeli Sığınmacılar ve Gerçekler

Yıl içerisinde sistematik şekilde sığınmacılara karşı saldırılar gerçekleşiyor. Bu saldırılar genel olarak bir Suriyelinin işlediği suç içerisinden başlıyor ve farklı noktalara gidiyor. Bu saldırıların en bilindik olanı ise her bayram yaklaştığı zaman Suriyelilerin Suriye’ye gitmesi ve geri dönmesi üzerinden gerçekleşiyor. Ben de bu saldırılar üzerine İnsan Hakları ve Sosyal Güvenlik Forumu Genel Koordinatörü Taha Elgazi ile bir röportaj gerçekleştirdim. Taha ...

Devamı... »

Bilgi Çağının Ötesi

Yıllar evvel Alev Alatlı’ya ait, bilimsel gelişmelerin ardından ciddi sosyolojik-felsefi ve siyasi değişimlerin yaşandığına ilişkin, bir yazı okuduğumu hatırlıyorum. (Hangi makale olduğunu ve nerede okuduğumu ne yazık ki notlarımda bulamadım ancak Doğu Batı dergisi olduğunu anımsıyorum.) Mantık kurallarının yalnızca 1 ve 0 gibi uçlarda var olduğu ve Newton fiziği dediğimiz fiziğin etkilerinin modernleşme sürecini doğurduğuna ilişkin tespitleri vardı Alatlı’nın. Günümüzde ...

Devamı... »

Milliyetçi Duvarların Arkası

Dünyanın Kendi Ülkenden İbaret Olmaması Kendimi dünyanın bir parçası olarak gördüğümden, milliyetçiliğin beni kendi kimliğinde tekilleştirerek tarif etmesine katılmıyorum. Milli bir kimliği de hayatımın kültürel ön sıralarına almıyorum. Dünyayı ve dünyalı olmayı önemsiyorum ve mümkün olduğunca bu doğrultuda siyasal fikirlerimi oluşturuyorum, geliştiriyorum ve yaşıyorum. Dünyanın herhangi başka bir ülkesinde milli kimliğimin farklılığı nedeniyle en azından ikinci plana atılmamı veya atılma ...

Devamı... »