Yazarlar

Masanın Altında Olmayan Fare

Yerli ve yabancı ‘sanal’ düşman üretmekte başarılı olduğumuzu kabul etmemiz gerekir. Ülke olarak, ne zaman bir sorun yaşasak, ne zaman bir problem çıksa ortaya ‘sanal’ düşmanlar üretip onlar üzerinden kendimizi oyalamakta iyiyiz. Sorun masanın üzerinde duruyorken, o sorun masanın üzerine gelmeden birçok insan tarafından geldiği söylenmesine ve buna rağmen önlem alınmamasına rağmen, o masadaki sorunun çözümü de belli olmasına ve ...

Devamı... »

Yeni bir darbe girişimi… Üstelik Atatürkçü olanından

Darbelerin veya darbe girişimlerinin sonuna geldiğimizi düşünmek yanıltıcı olabilir 15 Temmuz’un hâlâ sadece TSK içindeki bir cunta tarafından yapılmış olduğunu düşünmüyorum. İşi sadece getirip bir zamanların cemaatine dayandırmak bana inandırıcı gelmiyor. Her bir zerresine Atatürkçülük işlemiş TSK’nın tamamen Atatürkçü olmayan unsurları tarafından darbe girişiminde bulunduğu fikri bana kesinlikle inandırıcı ve yeterli gelmiyor. Onlarca yılın darbecilik geçmişiyle TSK, özünde Atatürkçü bir ...

Devamı... »

Makro ekonomi, Türkiye ve çözüm

Ekonominin kendi içinde gerçekleri vardır Yaşamda adımlarımızı atarken, aynı zamanda ekonomik varlıklar olmamızdan kaynaklanan nedenlerle bizi mutlak olarak bağlayan kavramların farkında olmalıyız. Attığımız her adımın, aldığımız her nefesin bir maliyeti varsa aslında çok basit olarak ekonomik varlıklar olduğumuzu söyleyebiliriz. Fayda maliyet hesapları arasında geçen yaşamımızda doğru seçimler ve davranışlar ile hayatta en uzun süre en doğru şekilde yaşamaya çalışırız. Elde ...

Devamı... »

Avcı kadınlar

Kadınlarla konuşmaktan çekinen, hiç kadın arkadaşı ve sevgilisi olmamış, hiç evlenmemiş, evlenmiş boşanmışlar; evli ama mutsuzlar; evli ama bekar gibi yaşayanlar… Yani erkekler, size de AMAN DİKKAT diyorum. Çünkü çevrenizde çok sayıda bekar veya evli “kadın avcılar” cirit atıyor. Avcı kadınları şöyle tasnif edebiliriz: 1- Bekar ve evlenmek amacıyla ava çıkanlar: Bu kadınların bir kısmı kariyerli, bir kısmı paralı erkek ...

Devamı... »

Beğendiğimiz düşünürün her düşüncesine katılmayabiliriz

Düşünürlerin düşüncelerinin toplamı bizim düşüncelerimize mutlaka yansır Düşünmemek elde değil. Kimi uzak doğu felsefesi dediklerine göre zihnimiz kendini kapatır ve boşluğun ortasında hiçliği veya kendi içimizi dinler. Kendi içimizin dinlenmesi ilginç bir tecrübe olabilir. Ancak ben pek bu “düşüncenin” taraftarı değilim. Sanki şimdilik bilinçaltım bana yetiyor. Düşünmekten vazgeçemiyoruz, etrafımız, yaratılışımız, evrimimiz bizi etkiledikçe zihnimiz de adına düşünce dediğimiz soyutlukların bilgisel ...

Devamı... »

Kedidir kedi

Ekonominin tarifini kitaplar, “insanların sonsuz ihtiyaçlarının kıt kaynaklarla karşılanması sanatı/bilimi/faaliyeti” olarak tanımlarlar. Bu tanımdaki yanlışlık, insanların önü alınamaz ihtiyaçlarının, kaynakların kıt olması sebebiyle, planlayıcı bir güç tarafından, hem eşit hem de hepsi tüketilmeyecek şekilde dağıtılabileceği veya dağıtılması gibi bir görüşten hareket etmesidir. Oysa insanların ihtiyacı da kaynaklar da üretilenle doğru orantılıdır. Hiçbir insan bugün üretilmemiş bir şeye hayalinden ihtiyaç duymaz, ...

Devamı... »

Ayşe Teyze’nin asıl sorunu

Bu ülkede yıllarca ABD emperyalizmi ile ilgili sol belagatin ‘kahrolsun…’ listesinde doların egemenliği, eksik olmayan bir süs ve dolgu malzemesi olarak kullanıldı. Şu son zamanların dolar yükselişinin kimi solcuları böylesine sevindireceğini, onların böyle bir çelişkiye de düşeceklerini göreceğimiz varmış. Tabiî bu durum, 2013 sonrasına ait hızlandırılmış ülke gündeminde artık çok fazla şaşkınlık duymamıza neden olmuyor. 2008 sonrası dolar nispî bir ...

Devamı... »

Devlet piyasa ekonomisinin aktörü gibi davranıyor

Serbest piyasa ekonomisi devlet müdahalesi kabul etmez Devletin anayasa dahilinde ekonomiye müdahale ettiğini yıllardır biliyoruz. Düşünün devlet kendine anayasal sosyalist görev veriyor. Özgürlükleri doğrudan zedeleyeceğini veya ortadan kaldıracağını açık açık beyan ediyor ve sosyalistler hâlâ Türkiye’nin ekonomi politikasına kapitalizm diyor. İnsan biraz insaflı ve objektif olur. Daha ne istiyorlar? İstedikleri anayasada yazılı ve sabit. Yüzlerce, binlerce, onbinlerce veya yüzbinlerce kez ...

Devamı... »

Fiyat istikrarını gerçekten istiyor muyuz?

Kimileri için bu ülkede artık enflasyon da dış güçlerin oyunu. Maliyet enflasyonu denen teorik yanılgının böyle bir hatalı düşünceye nasıl arka çıktığını görmek iktisadi düşüncenin ciddi öğrencilerinin üstüne vazife olmalı. Yine iktisadın ciddi öğrencileri fiyat istikrarının ekonomik istikrarı garanti etmediğine de dikkat etmeli. Ölçülen enflasyon neredeyse sıfırken, merkez bankasının bir ülkenin sermaye dağılımını faiz oranları üzerinden kapsamlı şekilde nasıl çarpıtabileceğini, ...

Devamı... »

Kollektivizmin kitlesel simgesi futbolun popülizm üzerinden malî çöküşü

Taraftar kavramı kollektivizmin bir formu olarak ortaya çıkıyor Türkiye’de futbol denilince akan sular duruyor. Kimlikler birden farklılaşıyor, kendilerini takımlarına adamışlar sertleşiyor, “rakiplerine” bileniyorlar. Ellerinden gelse – ki bir zamanlar geliyordu – karşıtlarına şiddet uygulamaya doğru eğilecekler. Birey denilemeyecek tek tek insanlar, kalabalıkların içinde yeni kimlikler kazanmaya çalışıyor, bu kimliklerle yeri geldiğinde gözlerini karartıyorlar ve tuttukları takımların kazanıp muzaffer hale gelmeleri ...

Devamı... »