Yazarlar

Dış politikada objektif bakış açısından uzak olmak

Dış politika, realizm, rasyonel analiz ve doğru bilgiyi edinme Devletlerin birbirleri ile sürekli mücadele içinde olduğunu bize realizm teorisi anlatıyor. Realizm bu mücadelenin rasyonellik üzerinde yürüdüğünü özellikle vurguluyor. Devletler kendi çıkarlarını rasyonel temel üzerinde maksimize etmektedir, deniyor. Kabul edelim ki realizm uluslararası ilişkileri açıklamakta geçerli ve önemli bir teori. Siyasal geçmişi yorumladığınızda bu noktayı görüyor ve realizme hakkını teslim ediyorsunuz. ...

Devamı... »

Çörekotları

Ağaçların neredeyse çiçek açmadan meyveye durduğu diyarlardan birinde yaşıyorsanız, mevsimdeki değişmeyi balkonda geçirilen zamanın uzunluğuna bakarak takip etmesini de bilirsiniz. Bütün kış sadece çamaşır asmak veya toplamak için uğranılan balkonlar, sabah kahvaltılarının yapılıp keyif çaylarının yudumlandığı, evin en gözde mekânı hâline geliverir baharla birlikte… Hemen altında ya da üstünde komşumuzun da oturduğunu bildiğimiz hâlde yapmaktan geri duramadığımız apartman dedikoduları bile ...

Devamı... »

Kimse savaşmadığında, herkes ölmediğinde…

Savaş zorunluluk olduysa Savaşın gerçekliği yakıcıdır. Kayıplar ve yok olup gidenler. Kazanılanların yanında geri gelmeyecek olan kaybedilenler. Savaş umutsuzluğu besler, hiçliği temsil eder. Her şeyin bittiği noktayı anlatırken, insana yanlışlıklarını söyler. Savaşın bu yanları güzel gelmez. Savaş kaçınılası bir yanlışlıktır. Kaybın bir anlatımı, biten hayatların son noktasıdır. En azından çoğumuz için. Kimin savaşı istediği bir problem olarak karşımızda dursa bile ...

Devamı... »

Cılız para politikasının bedeli

Döviz kurlarındaki yükselişi ‘dış güçlerin oyunu’ olarak gören veya ‘bir döviz krizi’ ile özdeşleştiren muktedir–muhalif dikotomisini daha önce yeterince ele aldım. Bu zihniyet yapısı hakkında daha fazla bir ifadem olmayacak. Eğer gerçekten fiyat istikrarını hedeflemiş ve tutturmuş olsaydık, döviz kurları bu derece yükselmeyecekti ve bu seviyede dolarizasyon yaşamayacaktık. Cari açığın tehlikeli sınırlardan uzak tutulmasında döviz kurları ve faiz oranları fiyat ...

Devamı... »

Kapitalist ülkeler ne kadar kapitalist?

Devletin olduğu yerde kapitalizm Güncel siyaset içerisinde çokça duyarsınız: “Dünyaya “Batı” hükmetmektedir ve Batı da kapitalisttir. Dolayısıyla, dünyada hâkim ekonomi politikası kapitalizmdir. Başka bir ifade ile Batı’nın uyguladığı güç ile dünyanın tamamına yakını kapitalistleşmiştir. Ülkelerin ekonomi politikalarında kapitalizm dışında bir politika oluşturmaları imkânsızlaşmıştır. Global köye dönen dünyada kapitalizm her yeri sarmıştır. Dünün komünist Çin’i bile kapitalist reformlarla ekonomisini geliştirmeye devam ...

Devamı... »

Başkanlık sisteminin felsefesine dair: Cumhurbaşkanlığını başbakanlığa katmak

16 Nisan halkoylaması ile Türkiye resmen başkanlık sistemine geçti. Sistemin hukuki ve teknik yapısı genel hatlarıyla belirlendi. Benim tartışma konum ise; başkanlık sisteminin felsefesine dair. Bu kurucu dönemde sistemin felsefesi en az teknik yapısı, mevzuatı kadar hatta daha da önemlidir. Kurucu dönemde yerleşecek anlayış ve ilkeler sistemin akıbetini belirleyecektir. Önce “katmak” fiilinin anlamına bakalım: TDK’na göre katmak: (-i, -e) 1. Bir ...

Devamı... »

15 vekil hadisesi

2002 seçimlerine giderken, favori Ak Parti idi. Ak Parti’nin ve Erdoğan’ın önünü kesmek isteyenler, vaktiyle okuduğu bir şiir yüzünden toplumu kin ve düşmanlığa sevk etme suçundan ceza alan Erdoğan’ın milletvekili adayı olamayacağı itirazıyla Yüksek Seçim Kurulu’na başvurmuşlardı. Dönemin YSK Başkanı Tufan Algan, Erdoğan’ın milletvekili adaylığına yapılan itirazı değerlendirirken takip edecekleri yolu, bakın, Yavuz Donat’a nasıl anlatmış? (20 Eylül 2002, Sabah) ...

Devamı... »

CHP’nin ekonomik devletçiliğinin bireye etkisi

Altı okun değişmez ilkesi bireye ne kattı? CHP siyasetine yön veren altı okun devletçilik ilkesi karşımızda kocaman yapısıyla duruyor. CHP’nin neredeyse kutsallaştırdığı devletçilik, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin siyaset anlayışı ve yapımında hep etkili oldu. Cumhuriyetin kurulduğu ilk günden günümüze kadar ne CHP devletçilikten vazgeçti ne de Türkiye bütünüyle devletçiliğin etkisinden kurtulabildi. Devletçilik devleti hem kurtarıcı hem de yönlendirici bir ilke olarak ...

Devamı... »

Bunlar son günlerimiz

24 Haziran’a giderken Başlık, sanki buralardan gidiyormuşuz veya ömrümüzün sonuna geliyormuşuz gibi oldu. O manada değil. Bunlar, “parlamenter sistemdeki son günlerimiz” manasında bir başlık. Malumunuz üzere Türkiye Cumhuriyeti 1923 yılında ilk seçimini yaptı ve TBMM kuruldu. 1946 yılına kadar meydanda tek parti vardı. 1946’dan itibaren çok partili sisteme geçildi. Günümüze kadar gelen yönetim sistemimiz “parlamenter sistem” diye adlandırılan sistemdir. Bu ...

Devamı... »

HDP’nin Yüksek Hassasiyeti ve Sağlıksız Anlayışları

Bekaroğlu’nun açıklamasında okumuştum: HDP’liler muhalefetin kendileri ile birarada görünmemesini makul ve anlayış ile karşılıyorlarmış. Ahmet Türk de verdiği demeçte bu “makul karşılama” mevzusunu doğrulamış. Önlerine çıkan tarihî fırsatı heba etmemek adına Türk demiş ki: “Türkiye’nin, demokrasi güçlerinin, farklı düşünenlerin ‘evet, bu tarafsızlığı ile toplumu demokratik bir sürece taşıyacak kişidir’ diyebileceği biri etrafında birlik oluşturmaları gerekiyor.” Kendi ifadesi ile HDP’nin sorumluluklarının ...

Devamı... »