Slider

Toplumun ve Kamusalın Lincini Yaşarken

Kollektif suçlama Kendinizi hukuk sisteminin güvencesi altında hissedebilirsiniz ancak bir anda toplumsallık adına suçlanabilir ve toplumun sizi yargılamasının içinde kalabilirsiniz. Üstelik bu yargılamaya benzeyen bir linç girişimi olabilir. Doğru, yanlış, iyi ve kötüye neredeyse bakılmadan üzerinizde en üst otorite olduğu varsayılan toplum ve özellikle demokrasi içinde sizi yok etmek amaçlı ve temelli yargılamalar yapılabilir. Bir kere üzerinizde suçlamalar olduktan sonra ...

Devamı... »

Vahşi Kamu Yönetimi Anlayışının Son Marifeti

Türkiye’nin en önemli problemlerinden biri -hatta bana göre en başta geleni- insana ve insan çabasına saygı durmayan, aceleci, toptancı, sivil toplumu yıkıcı kamu yönetimi anlayışı ve geleneği. Bu gelenek öylesine köklü ve yaygın ki, her yerde, her siyasî çizgide, her ideolojik yaklaşımda çeşitli şekillerde tezahür edebiliyor. Yani belli bir siyasî çizgiye veya iktidara, belli bir ideolojik görüşe veya duruşa mahsus ...

Devamı... »

Ekonomik Reform Tartışmalarına Bireyci Bir Katkı

Döviz kurlarındaki hızlı yükselişle birlikte ekonomide yapısal reform yapma önerileri kısık ama kararlı bir sesle yeniden dile getirilmeye başlandı. Peki, nedir bu yapısal reformlar ve bu reformların yapısal olmayanlarla arasındaki fark nereden kaynaklanmaktadır? Bu sorulara verilen kısa dönemli cevaplar, ödemeler dengesinin düzeltilmesi ve tasarruf oranlarının yükseltilmesine odaklanmaktadır. Uzun dönemli reformlar ise Türkiye’deki eğitim sisteminden sözü başlatıp, yüksek katma değer üretecek ...

Devamı... »

‘Liberal Cami’ Olur mu?

Epeyce bir süre önce bazı medya organlarında bir haber çıkmıştı. Habere göre FETÖ’nün Almanya’daki bazı mensupları, geleneksel cami formatına aykırı bir ibadet yeri düzenlemiş. Burada kadınlar ve erkekler yan yana namaz kılabiliyormuş. Kadınlar ezan okuyabiliyor ve imamlık yapabiliyormuş. Alman basını bu olayı ‘liberal cami’ kavramıyla haberleştirdi. Bu adlandırmayı Türkiye basını da benimsedi. Bazı yayın organları ‘sözde liberal’ adlandırmasını tercih ederken ...

Devamı... »

Siyasal Alan, Lider ve Bilişsel Sınırlar

Aklın sınırında ve sınırsızlığında İnsan “her şeyi” bilme kapasitesine sahip olmayı muhtemelen isterdi ancak böyle bir kapasiteye sahip değil. Dünyadaki toplam bilginin insan aklı tarafından bir ömür içinde öğrenilebilmesinin insanın aklî kapasitesinin üstünde olması insanı yaşam içerisinde sınırlıyor. Elindeki bilgi ile hareket etmek ve yaşamak zorunda olan insanın kendisine çizebileceği yaşam hem onun bildiklerinin hem de başına gelenlerin bir sonucu. ...

Devamı... »

Almanya’nın İlk Soykırım Durağı: Namibya

Almanya 20. Yüzyıl’da işlenmiş en korkunç suçlardan biri olan Yahudi Soykırımı’nın (holocost) faili. Alman devleti, maalesef Almanların çoğunun iştahlı katılım ve desteğiyle, hem Almanya’daki hem de Almanya’nın 2. Dünya Savaşı’nda işgal ettiği yerlerdeki Yahudileri basit mimleme ve tecritten gaz odalarında topluca imha etmeye kadar uzanan insanlık dışı muamelelere maruz bıraktı. Ne var ki, bu Almanya’nın ilk ve tek insanlık suçu ...

Devamı... »

Tanrıların Savaşı

Tanrının tanımlandığı yer olan insan zihni İnsan zihninin karmaşıklığı bize tanrının nerede olduğunu gösteriyor mu? İnsandan bağımsız bir varoluşu olup olmadığı konusunda kanıtlara sahip olmayan tanrı görüşünde insanın tanrı karşısında aldığı konum insanın kendisini de tanrı karşısından nasıl konumlandırdığını gösteriyor. Tanrılar tanrıya dönüştükçe veya tanrıdan tanrılar oluşmaya başladıkça insan kendisini daha çok tanrısal bir düşünce içinde buluyor. Tanrı ne kadar ...

Devamı... »

Soğanın Fendi Aklı da Mantığı da Yendi!

“Fend” hüner, püf noktası gibi anlamlara geliyor. “Soğanın fendi” deyince, hâliyle,  soğanın hüneri, püf noktası anlaşılıyor. Soğanın hoş ve hemen her yemeğe katılabilen bir mazleme olma, geleneksel tıpta işe yarama -meselâ antibiyotik etkisi yapma- gibi birçok iyi özelliği var elbette, ama -nesne olduğu için-  insana atfedilen anlamda hüner sahibi değil. “Püf noktası” da soğanın değil soğanla ilişkisi bulunan insanların, başka ...

Devamı... »

Krizsiz Bir Dünya Mümkün mü?

Toplumların balık hafızalı -yani unutkan, hafızası zayıf- olduğu bir aşağılama veya şikâyet olarak çok sık dile getirilir ama bunun illa da kötü bir şey olması gerekmez. Hatta bazı durumlarda bir nimet olduğu bile söylenebilir. Unutmak yerine göre en büyük şanstır. Unutmak olmasaydı belki de insanlar ve toplumlar ağır felaketler ve başarısızlıklardan sonra hayatını sürdüremezdi, yeni başlangıçlar yapamazdı. Niall Ferguson’un Paranın ...

Devamı... »

Müslümanların Bankacılık Tarihine Katkısı

Yakın zamanda Atilla Yayla, Niall Ferguson’un son çalışmalarından biri olan Paranın Yükselişi adlı kitabıyla ilgili, 3 köşe yazısından oluşan bir değerlendirme yayınladı. Kitabı okumaya vakti olmayan herkese bu yazı dizisini okumasını tavsiye ederim. İslam iktisadı yaklaşımında paranın tarihi ve parasal uygulamalar hakkında çalışma yapan bir akademisyen olarak, bu vesileyle Ferguson’un söz konusu çalışmasındaki bazı bulgularına kısaca katkıda bulunmak isterim. İslam ...

Devamı... »