Slider

Makbul Vatandaşlık ve Suriyeliler

Türkiye 3.5 milyon civarında Suriye’den gelen ve geçici koruma statüsünde yaşayan insanı misafir ediyor. Zaman zaman bu kişilere vatandaşlık verilmesi tartışması yaşanıyor. Hemen hemen her siyasî görüşten insanlar “genel bir vatandaşlık” statüsüne karşı çıkıyorlar. Sığınmacı konumundaki insanlar için kamuoyunda büyük bir hassasiyet var: Çalışmaları-çalışmamaları, ağlamaları-gülmeleri kısaca her şeyleri olay oluyor. Suriyeli mültecilere karşı önemli bir kesimde “hasmane” bir tutum olduğu ...

Devamı... »

Devletsizlik Hali Düşünülebilir mi?

Devlet her zaman varolduysa Kurgular üzerinden devletsizliğin varolduğunu iddia edebiliriz. İddialarımız ise ancak kelimeler ile ifade üzerinde kendine yer bulacaktır. Sözel bir ifade şekli olarak devletsizlik arzu edilebilir bir durum olsa da sözel olmayan gerçeklik içinde olamaz. Devlet bugüne kadar belirli bir siyasal alandaki en yüksek siyasal otorite olarak tanımlandığından ve en yüksek siyasal otorite her zaman belirli bir alanda ...

Devamı... »

Ulusalcılıktan Geriye Kalan…

90’larda ve 2000’lerin ilk 10 yılında gerek siyaset gerekse fikir hayatımızın başat unsurlarından biri olan ulusalcılığın 2012-13’lerden itibaren düşüşe geçtiğini, gittikçe popülerliğini kaybettiğini ve gelinen noktada ortalıkta sadece ulusalcılığın karikatürünün kaldığını düşünüyorum. Ulusalcı Kemalizm, 90’ların ortasında sol-Kemalizmin bir uzantısı olarak neşet etti. 60’larda doğan sol-Kemalizm, orijinal Kemalizmin “sınıfsız, imtiyazsız, kaynaşmış bir kitleyiz” ilüzyonuna bir şerh getirmiş, Türkiye’de artık kapitalizmin geliştiğine ...

Devamı... »

İfade Özgürlüğü Köprüden Atlarsa!

Özgürlükle ilgili en anlamlı ve yararlı tartışmaları istisnaî ve aykırı olaylar ve durumlar üzerinden yapabiliriz. Kuşkusuz bu tespit –yahut yöntem-  ifade özgürlüğü için de geçerlidir. Bilmem hatırlar mısınız, aylar önce İstanbul’da ilginç bir olay vuku buldu. Bir kişi, Boğaz Köprüsü’nden atlayarak intihar etmeye kalkıştı. Polis olay yerine geldi. Trafik durduruldu. Polisler şahısla konuşarak onu intihardan vazgeçirmeye çalıştı. İkna çabaları sonuç ...

Devamı... »

Yazmaya Cesaret Edebilmek

Bu mecrada yazı yazma cesaretini, bundan yaklaşık iki yıl önce, sevgili Atilla Yayla hocamın, “artık senden mutlaka ayda en az bir yazı Hürfikirler’e yazmanı istiyorum” demesiyle buldum. Ama yine de ilk yazımı yazana kadar bir dolu tereddüt geçirdim. “İnsanların okuyabileceği bir makale yazabilecek miyim, meramımı anlatabilecek miyim, kelime hazinem yeterli olur mu, yanlış bir ifade kullanır mıyım, maksadımı aşan bir ...

Devamı... »

Meşruiyet ve İhanet

Türkiye’de siyaset dili, ne yazık ki, çok sert. Bu sert lisan bir taraftan sosyal ve siyasal kültürün bir yansıması olarak tezahür etmekte diğer taraftan, muhtemelen, siyasî tartışmalardaki muhteva yetersizliğini örtmek ve perdelemek için -bilinçli veya bilinçsiz olarak- kullanılmakta. Tersinden bakıldığında da, siyasette muhteva geliştirilmesini engellemekte. Genel mahallî seçimler yaklaşıyor. Partiler aday seçimini ve kampanya hazırlıklarını hemen hemen tamamladı. Yani siyaset ...

Devamı... »

Tanrının Kralı ve Tanrısal Kral

Yeryüzü ve gökyüzünün sahibi Bir tanrıya inanın veya inanmayın. Bir kralınız olsun veya olmasın. Tanrısallık ve krallığı bir gerçek ve olgu olarak görmek durumundasınız. Tanrısal bir inanç krallığın ve krallığın hükmü de insanların üzerine geldikçe inanç bir otorite ve iktidar mekanizması olarak işlemiştir. Bunu sadece geçmiş üzerinden de düşünmemek gerekir. Günümüzde bile “halk” denilen toplumun bir başka ismi tanrısallık iddiasında ...

Devamı... »

Çirkin Amerikalı

ABD hemen her zaman eleştiri oklarının hedefi. Bunun çok haksız olduğu söylenemez elbette. Ancak, her eleştirinin münasip ve haklı olduğu da iddia edilemez. Sosyalistler yılarca ABD’yi büyük şeytan diye taşladı. Onu dünyadaki tüm kötülüklerin müsebbibi olarak gördü ve en kötü sıfatlarla yaftaladı. Bu tarzı karmaşık analizler yapmaktan ve gerçeğin çok yüzlülüğü tarafından zorlanmaktan kurtulma arayışı da teşvik etti. İlginç bir ...

Devamı... »

Naylon Poşetler, Çevre ve Piyasa Ekonomisi

Kanun marifetiyle getirilen naylon poşetlerin para ile satılması uygulaması başladı. Eskiden marketlerde bedava sunulan poşetler artık 25 kuruş gibi hayli yüksek bir fiyatla müşterilere satılacak. Bu uygulamanın amacı çevreyi korumak. Naylon poşetlerin doğada çözülmesinin yüzlerce yıl aldığı biliniyor. Yaygın biçimde kullanılan poşetler bu özellikleriyle doğaya ciddî bir tehdit teşkil ediyor. Fiyatlandırma ile tabiata bırakılan poşet sayısının -yani plastik miktarının- azaltılması ...

Devamı... »

Tehlikenin Farkında Değil misiniz?

Son birkaç aydır garip şeylerle karşılaşıyoruz. Hayırdır inşallah demekten, bekleyip gözlemekten başka elden bir şey gelmiyor. Gün ola harman ola. Hatırlarsınız, Ekim ayında Danıştay 5 yıl aradan sonra And konusunu gündeme getirmiş ve düzenlemeyi iptal ettiğini açıklamıştı. Uzun bir süreden sonra, hiç gündemde yokken birden ısıtılarak ortaya sürülen bu konu epeyce bir gündemi işgal etmiş, bu arada da And’cılar nutuklarını ...

Devamı... »