Öne Çıkanlar

Saadet Partisi’nin seçim beyannamesi

Saadet Partisi diğer partilerin aksine çok kısa bir beyanname (19 sayfa) hazırlamış. Benim ilk taraftarı olduğum parti Refah Partisi’dir. Barajı aşamadığı 1987 seçimlerinden beri rahmetli Erbakan’ın, her seçim için kullandığı tabir, bu seçimde de onun mirası Saadet Partisi tarafından “24 Haziran uçurumdan önceki son çıkıştır” şeklinde kullanılmış. Hemen peşinden de yine daha önce hep kullanılan argüman olan “Saadet Partisi kadroları, ...

Devamı... »

Ak Parti’nin alternatifi?

Siyasî ve iktisadî bir analiz 16 yıl, fasılasız iktidarda bulunan bir partinin yıpranmaması, yorulmaması ve hata yapmaması mümkün değil. Bu bağlamda Ak Parti de yoğun bir eleştiriye maruz kalmış durumdadır. Eleştirilerin çoğunluğu iyi niyetten yoksun ve yıkıcı mahiyette; fakat iyi niyetli eleştiriler de yok değil… Ben de kendi hesabıma Ak Parti iktidarı ve Erdoğan’ın icraatları konusunda pek çok eleştiri yapıyorum. ...

Devamı... »

24 Haziran’a giderken bedavacılığa yakarış

24 Haziran’da yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerine sayılı günler kaldı, heyecan dorukta. Seçim atmosferine giriş tarihinden itibaren popülizm dalgası esiyor. Seçmen grupları da (özellikle de muhalefet bloğu) “her şey bedava olsun,  hepimize devlet maaş versin vb” gibi talepleri dillendiriyorlar… Değişik, acayip bir hava var…. Efendim… Büyük altyapı hizmetlerine kafayı takmışlar, Yavuz Sultan Selim ve Osmangazi Köprüsü, havalimanı gibi. Önce bu ...

Devamı... »

Atatürkçülüğün izolasyonist, devletçi ırkçılığı: Milliyetçilik

Dünyadan uzaklaşan ülke ve birey Türkiye cihanda bile barış istediği iddiasında kendi içine hapsedilmiş bir ülke idi cumhuriyet tarihinin önemli bir bölümü boyunca. Sanki dünyada sadece kendisi vardı. Vatandaşlaştırılmamış bireyler dünyadan habersiz rejimin piyonları olarak cennet ülkesinde yaşamak durumundaydı. Rejimin bekçisi militer bürokrasi isterse dünya vardı, istemezse dünya yoktu. Cumhuriyetçi bürokrasi kendini, çıkarları doğrultusunda dünyadan izole etti. İzole ettiği aslında ...

Devamı... »

Demirtaş’ın manifestosu, HDP’nin beyannamesi

Daha önce yayına gönderdiğim seçim beyannameleriyle ilgili yazı dizim için “çok uzun olduğu, o yüzden okunmadığı” eleştirileri aldım. Doğru olabilir. Ama benim burada yapmak istediğim makale yazmak değil. Amacım, parti ayrımı yapmadan, hiçbir partiyi kayırmadan, seçim beyannamelerindeki, tabii olarak kendi görüşüme uygun olan, aykırı olan, orijinal olan, harika olan ve hatta saçma olan vaatleri, özet halinde ilgilenenlerin görüşüne sunmaktır. 360 ...

Devamı... »

Oy kullanmak: Hak mı, görev mi, vebal mi?

2002’den sonraki bütün genel seçimlerde muhalefetin sıkça kullandığı bir argüman var: Erdoğan bir diktatör ve bu Türkiye’nin gördüğü son özgür seçim olacak… Bu seçim, bir dikta rejimine geçmeden önceki son şansımız. Bu yüzden sandığa gidin ve sahip çıkın! İktidar kanadı ise “o” günlere dönme ihtimâliyle korkutuyor seçmeni: Bir iktidar değişikliği hâlinde, siyasal istikrarsızlığın tavan yaptığı, peşpeşe ekonomik krizlerin yaşandığı 2002 ...

Devamı... »

Kâğıt üstünde ekonomistlere…

2001 Krizi’nden bu yana Türkiye ekonomisi sadece iki defa küçüldü. 2009 yılında ve 2016’nın üçüncü çeyreğinde. 2009’daki sebep küresel ticaret hacminin çöküşüydü. 2016’nın üçüncü çeyreğinde sebep 15 Temmuz darbe teşebbüsüydü. Küresel bir ekonomik dış şok ile askeri darbe politik şoku haricinde ekonomi hep büyüdü. 17 yılda yaşadığımız bütün zorluklara karşın böyle bir sonuç elde ettik. 17 yıla yayıldığı halde, halen ...

Devamı... »

İyi Parti’nin seçim beyannamesi

Çıkışı, (ana partiden ayrılma manasında) tam olmamakla beraber Ak Parti’nin çıkışına benzeyen İyi Parti, Akparti’nin 2002’de elde ettiği başarıyı elde edebileceği umuduyla, kuruluşunun üzerinden 6 ay geçmeden alınan erken seçim kararıyla ilk defa meydanlara çıkıyor. Ülkenin yönetimini ele almak ümidiyle Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerine kuvvetle asılıyor. Partinin liderinin söyleminden bağımsız şekilde, yazılı senet mahiyetindeki “seçim beyannamesi”ni inceleyerek, neler yapmak istediklerini, ...

Devamı... »

Seçim vaatleri üzerine: Patron çıldırdı!

Hani  bazen çarşıda veya  şehrin içindeki ana yollarda, mağaza önlerinde büyükçe bir bez afişe yazılmış bir şey görür bakışlarımızı oraya yöneltiriz: “Patron çıldırdı”. Bunun devamında da “zararına satışlar, inanılmaz sayıda taksit, kefilsiz senetsiz, kredi kartsız bilmem kaç ay vade…” vb. yazıları okuruz. Yine pek çoğumuz bu “çılgın” teklifi görmek için başımızı mağazanın içine uzatırız. Tabiî ki bu çılgınlık bir pazarlama, ...

Devamı... »

Atatürkçü rejimin vesayetçi bürokrasisi: Cumhuriyetçilik

Cumhuriyetçilik bürokratik vesayetin adıdır Türkiye’de Cumhuriyet tarihinden beri rejimlerin en doğrusu ve ahlâkî olanı olarak topluma ve bireye benimsetilmek istenen cumhuriyetçilik, cumhuriyetçi bürokrasinin yönetiminin adı olmuştur. İktidarı saraydan alıp millete-halka verdiğini iddia eden militer-bürokratlar, cumhuriyetin kuruluş yılları itibari ile kendilerine bir oyun alanı olarak cumhuriyetçiliği benimsediler. Kurulduğu günden itibaren doğruların en doğrusu olarak tanımlanan cumhuriyet, bir rejim olarak özünde militerlerin ...

Devamı... »