Öne Çıkanlar

Yenikapı ruhu ve sosyal mutabakat

“Yenikapı ruhu” yıkıcı bir ortak tehdide karşı 15 Temmuz sonrasında siyasi ayrışmaların üstüne çıkarak birlik ve beraberlik içinde hareket edilmesi ideali veya arzusunu ifade etmek için kullanmaya başladığımız bir deyim oldu. Gerçekten, hem yaşadığımız olayın niteliği hem de siyasilerin feraseti sayesinde, bu sıradışı ve karmaşık tehdide karşı, bir birliktelik “duygusu” olmasa bile bir birliktelik “havası” yakaladık. Bu birliktelik havasını bir ...

Devamı... »

Depresyon Aile Yaşamını Nasıl Etkiler?

Otuzlu yaşlarında, bakımlı, kendisini rahat ifade eden bir hanımefendi şöyle diyordu: “On yıldır evliyim, eşimle çok sevişerek evlendik. Her evlilikte olduğu gibi ufak tefek sorunlarımız oldu. Ama hep konuşarak çözdük. Fakat son zamanlarda çözemiyoruz. Her dediği bana batıyor, ona karşı bir şey hissetmiyorum. Geçmişteki yaşadığımız ailevî problemler aklıma geliyor ve öfkeleniyorum, onun ailesinden taraf olduğunu düşünüyorum. Bazen ayrılmayı dahi düşünüyorum. ...

Devamı... »

Kemalistler de Darbe Yapar Sayın Başbakan

Darbe girişiminin şokunun henüz atlatılamadığı, yeni bir kalkışma girişimine karşı demokrasi nöbetlerinin devam ettiği ve tarihî Yenikapı Mitingi’nin henüz gerçekleşmediği günlerde Başbakan Binali Yıldırım, TBMM’de yaptığı grup toplantısında çok talihsiz bir ifade kullanmıştı. 15 Temmuz’da darbe yapmaya çalışanları “TSK içindeki bir cunta” olarak tanımlayan Başbakan Yıldırım, açıklamasının devamında ise “Hiçbir darbeci Atatürkçü de değildir, Kemalist de değildir” ifadelerine yer vermişti. ...

Devamı... »

FETÖ’nün aydın kıyımı

Sabah gazetesi köşe yazarı Rasim Ozan Kütahyalı geçenlerde telefonda sohbet ederken ilginç bir söz sarf etti. “FETÖ ülkede tam bir aydın kıyımı yaptı” dedi. Bu söz uzun zamandır kafamda gezinen bazı fikirleri tam manasıyla yansıtan bir teşhis ve adlandırma olarak çok hoşuma gitti. Evet, FETÖ ülkemizde kelimenin tam anlamıyla bir aydın kıyımı yaptı. Bazı kişi ve çevreler aydınlara özel misyon ...

Devamı... »

Haremlik-Selamlık İslam’ın Emri Değildir

Hangi dinin havzasında yetişmiş olursa olsun, muhafazakâr kültürün vazgeçilmezlerinden biri haremlik-selamlık geleneğidir. Muhafazakâr kültürü diyorum çünkü hiçbir dinin özünde olmayan, hiçbir ilahî kitabın emretmediği bir uygulamadır bu. Bizi daha çok ilgilendirmesi bakımından bu geleneğin Müslümanlar arasında nasıl ortaya çıktığını incelememiz faydalı olacaktır. Otantik amacından hayli saptırılmış olan bu gelenek ne yazık ki günümüzde, din adına insanın fıtratına karşı yürütülen bir gerilla ...

Devamı... »

Why is the EU disappointing that much?

Turks have been blamed for a while, with turning into anti-western. Does this really make sense? How could a nation that has already been a part of the Western world, as the history says, and always taken its place there, turn into anti of it? What makes this possible? No need to go that much back, let’s take the history ...

Devamı... »

Alkol ve özgürlük

Yozgat’ta OHAL’e dayanarak içki satışının yasaklandığı veya satış ve kullanma alanının çok sınırlandığı yolundaki bir haber kadim tartışmaları tekrar alevlendirdi. Alkol insan hayatındaki bir gerçek. Dünyanın hemen her yerinde insanlar alkol üretiyor ve tüketiyor. Alkole karşı çıkanlar onun haram ve/veya zararlı olmasına işaret etmekte. Alkol tüketenler ise hayat tarzlarını belirleme ve zararlı da olsa istedikleri şeyi tüketebilme özgürlüğüne işaret etmekte. ...

Devamı... »

Beğenilme Arzusunun Kamusallaştırılması

İnsan doğasını inceleyen bilim adamlarına göre “beğenilmek kabul görmek” önemli bir ihtiyaç. Farklı filozoflar “beğenilme arzusunu” farklı derecede ihtiyaçlar kategorisine yerleştirmekle birlikte “beğenilme arzusu” temel insanî bir ihtiyaç olarak kabul ediliyor. Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde üçüncü basamak ihtiyacı “ait olma, sevme-sevilme” ihtiyacı olarak sıralanmaktadır. Maslow’a göre, “beğenilme, gruba ait olma, kabul görme benimsenme” arzularını bu ihtiyaç basamağı temsil eder. İskoç filozof ...

Devamı... »

FETÖ ve liberaller

FETÖ’nün önemli bir yüzünün istihbarat örgütü gibi çalışmak olduğuna daha önceki yazılarımda dikkat çekmiştim. Bununla iç içe geçen, bunun bir gereği ve sonucu olan bir diğer özelliği de geniş cephe çalışması yapması. Yani devletin ve toplumun kendisi için önem taşıdığına inandığı hiçbir mevkiini ve kesimini tabiri caizse “boş bırakmaması”, onlara bir şekilde el atması, dergisinin işaret ettiği gibi “sızıntı” yapması… ...

Devamı... »