Öne Çıkanlar

Evet ve statüko karşıtlığı

686 sayılı KHK’nın sebep olduğu üç yazılık zorunlu aranın öncesinde, anayasa değişikliği önerisinin demokratik hak ve özgürlüklere olumlu anlamda dokunmamasının “evet” cephesini zayıflatan bir unsur olduğunu belirtmiştim. Oradan devam edelim ve bilhassa, kararsız seçmenlerin tercihlerini belirlemede önem taşıdığını düşündüğüm “statüko karşıtlığı” üzerinde duralım. AKP, 15 yıldır aralıksız olarak hükümet koltuğunda oturuyor. 2002’den itibaren yapılan bütün seçimlerde ve referandumlarda AKP’nin zafere ...

Devamı... »

İnsanlık ve ahlâkî ilerleme

Dünyanın kötüye gittiğini iddia eden, her meşrepten epeyce insan var. Tersinin doğru olduğunu söylediğimde bin dereden su getirerek itiraz edenlerle karşılaşıyorum. Bu kimseler, tahmin ediyorum ki şimdi söyleyeceğime daha şiddetli itiraz edecektir. Ben yine de dile getireyim: İnsanlık tarihinin en ahlâklı döneminde yaşıyoruz. Hemen ekleyeyim, bu iddialı tez Skeptic (Şüpheci) dergisinin kurucusu ve Chapman University’de profesör olan Michael Shermer’e ait. ...

Devamı... »

686 sayılı KHK

AK Parti iktidarı, 15 Temmuz sonrası ilan edilen OHAL kapsamında çok sayıda KHK çıkardı. 688 sayılı KHK diğerlerinden farklı olarak her kesimden tepki çekti. Yüksek tepkinin sebebi, kamuoyunca tanınan ve FETÖ ile ilişiği olmadığı herkesin malumu olan çok sayıda akademisyenin üniversitelerindeki görevlerinden topluca ihraç edilmiş olmalarıydı. Kanaatimce, KHK’ların kullanımına yönelik birikmiş bir tepki de bu vesileyle açığa çıktı. 686 Sayılı ...

Devamı... »

Farkında olmadan KİT’leşiyor muyuz?

Özal, Türkiye’nin ve Türk insanının ufkunu pek çok alanda açarken özelleştirme çabaları ile de öne çıkmıştı. Özal’ın özelleştirme girişimleri o günlerde adını işçi düşmanına çıkarırken güya işçi dostu geçinen hükümetlerin popülizmi SSK’yı batma noktasına getirmiş ve daha sonraları emeklilik yaşının 65’e yükselmesine sebep olmuştu. Yarattıkları büyük çöküntü ve krizlerin etkisi ile sonraki yıllarda özelleştirmeler hem kaçınılmaz hale gelmiş hem de ...

Devamı... »

Referandumda neyi oylayacağız?

Referandumlarda, işin doğası gereği, biz seçmenlerin “evet” veya “hayır” demesi beklenir. Bu yüzden referandumların tek konu ve tek alternatif üzerinden yapıldığı kabul edilir. Nisan ayında referanduma sunulacak anayasa değişikliği teklifinde de durum böyle görünüyor. Ancak, daha fazlası var. Oylamaya sunulacak olan, cumhurbaşkanlığı sistemi adı verilen bir hükümet sistemi. Pakette başka şeyler varsa da en önemli unsur bu. Tartışmaların da bu ...

Devamı... »

Bildiri “Kötü”ydü Ama “Kötü” Bir Muameleyi Hak Etmiyordu! – Mahmut Özdemirkol

Bazı akademisyenlerin imzaladığı adına “Barış Bildirisi” ya da “Bu Suça Ortak Olmayacağız” dedikleri bildiri haksızdı; iddia ettikleri gibi barışa ve adalete hizmet edecek bir içeriğe de sahip değildi. Çünkü taraflara karşı hem eşit bir mesafeleri yoktu hem de adil ve hakkaniyetli bir içeriğe sahip değildi. Bir tarafı tuhaf bir şekilde katliam yapmakla suçlarken diğer tarafa ise tek bir satır, barış ...

Devamı... »

OHAL böyle yürütülmemeli

Türkiye 15 Temmuz’da korkunç bir darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kaldı. Böyle bir durumda Olağanüstü Hal ilan etmek meşru bir tedbiri ifade ediyordu. OHAL keskin kılıçtı ve olağanüstü özenli kullanmak gerekiyordu. Ama maalesef öyle olmadı. Ve son olarak 686 Sayılı KHK ile 330’u akademisyen, 4.500 civarında kamu görevlisinin işten atılmasıyla, OHAL yetkilerinin amacını aşan ve ihlal üreten bir şekilde kullanılması sorunu ...

Devamı... »

Hangisi üstün? Hukuk mu, siyaset mi?

Hukuk ile siyaset arasındaki ilişki çok sık gündeme düşer. En son Trump’ın çıkardığı “yedi [çoğunluğu Müslüman] ülke vatandaşlarının ABD’ye girişini yasaklama” kararnamesi veya başkanlık emrine karşı, önce New York Federal Mahkemesi’nin kısmî bir engelleme kararı; ardından, Washington Eyaleti’nin açtığı dâvâ üzerine, Seattle’dan Federal Yargıç Seattle Robart’ın çok daha kapsamlı durdurma kararı geldi. Nihayet 9. Federal Temyiz Mahkemesi, 3-0’lık bir kararla, ...

Devamı... »

ABD, Sovyetler Gibi Dağılır mı?

Cemal Fedayi Bu yazının başlığı şöyle de olabilirdi: “Trump, Gorbaçov mu Olacak Yeltsin mi?” Ancak mevcut şartlar henüz böyle bir soru için erken… Trump’ın bütün kışkırtıcı söylem ve eylemlerine rağmen… Görülüyor ki, Trump’ın sürpriz bir şekilde seçilmesi sadece Amerikalıları değil ABD dışında yaşayanları da rahatsız etti… Amerikan halkı seçim sonuçlarını hazmedemedi… Hiçbir seçim sonrasında görülmeyen manzaralara şahit oluyoruz… Milyonlarca insan ...

Devamı... »

Medeniyet ve linç etmenin dayanılmaz ağırlığı – Oğuz Turan Yayla

Normal bir ülkede farklı fikirler zenginlik olarak görülür. Her fikir her platformda tartışılır. Toplumlar açıktır. Türkiye’de her işte olduğu gibi bu konuda da kendine münhasır bir tarz var.  Hoşumuza gitmeyen fikirlere tahammül etmek zor geliyor.  Ancak tahammül etmemiz gerekir. Biri kara derken diğeri ak dediği zaman oturulup konuşulur. Biz konuşamıyoruz. Linç ediyoruz. Bunu da sıradan görüyoruz. Normalleştiriyoruz. Halbuki organize bir ...

Devamı... »