Öne Çıkanlar

“Avrupa”, Kültürel Çoğulculuk ve Müslümanlar – M. Şükrü Hanioğlu

Özel işyerlerinde dinî inançları çerçevesinde başlarını örtmek istemeleri nedeniyle görevlerine son verilen Belçika ve Fransa vatandaşı iki Müslüman kadın hakkında geçtiğimiz günlerde AB Adalet Divanı tarafından verilen karar “ayrımcılığın yasallaşması” ve “kültürel çoğulculuğun tabutuna çivi çakılması” olarak yorumlandı. Alınan kararın kâğıt üzerinde tüm dinlere yönelik gözükmesine karşılık, uygulamada öncelikli olarak Müslümanları hedef alan bir “ayrımcılık“ı ortaya çıkaracağı açıktır. Avrupa İnsan ...

Devamı... »

Yaşadıkça öğrenmek

En büyük okul hayat ve tecrübe. Yaşınız, tahsiliniz ve statünüz ne olursa olsun, yaşadıkça tecrübe ederek öğreneceğiniz şeyler oluyor. Bu herkes gibi benim için de geçerli. Yaşadıkça öğreniyorum. Öğrendikçe eksiklerimi, hatalarımı ve yanlışlarımı görüyorum. Tevazu sahibi olmanın önemini ve değerini kavrıyorum. Tanrısal bir yanılmazlığa sahipmiş, hayatı boyunca hiç hata yapmamış ve yapmazmış gibi davrananlara hayret ediyorum. Türkiye’de liberal düşüncenin yakın ...

Devamı... »

Haksız Rekabet – 2

Haksız Rekabet – 1 Bir önceki yazımda yasama gücünü kullanarak bazı firmaları sektör dışına itmenin haksız rekabete engel değil, bilakis sebep olduğunu anlatmaya çalışmıştım. Aslında bu konu “korumacılık” başlığı altında iktisatçıların yüz yıllardır tartıştığı bir konudur. Adam Smith, David Ricardo ve Frederic Bastiat gibi klasik iktisat düşüncesinin baba isimleri korumacılığın zararları üzerine mebzul miktarda yazıp çizerek -bana göre- konuyu tüketmiştir ...

Devamı... »

Haksız Rekabet – 1

Bir piyasada, müşterilerini herhangi bir sebepten ötürü rakip firmalara kaptıran firmaların para kazanmaya devam edebilmesi için tüketiciyi kendilerine çekecek yeni bir neden yaratmaları gerekir. Bunu söylediğimde bir kişinin, ideolojinin veya bir siyasi otoritenin dayattığı bir kuraldan bahsetmiyorum. Doğal bir kuraldan bahsediyorum. Birisi işini sizden daha iyi yapıyorsa tüketici doğal olarak daha başarılı olanı tercih eder, siz de öyle yaparsınız. Çünkü ...

Devamı... »

2016’nın Ekonomik Defterini Kapatırken

Gerçekten zor bir yıl oldu 2016. Adını domuzdan alan Temmuz ayının tam ortasında bir domuz sürüsü çıktı ortaya ve darbecilik, vatana ihanet, teröristlik gibi özelliklerin tek bir yapı altında başarıyla birleştirilebileceğini kanıtladı bize. Tek kelimeyle sarsıcı, unutulmaz bir yıldı. Ekonomik bakımdan yıla iyi başlamıştık. 2016 ilk çeyreğinde % 4,5 ve 2. çeyrekte 5,3 büyümüştük. Fakat 15 Temmuz girişimi elbette ekonomik ...

Devamı... »

İman ve Özgürlük 2 – Hayrettin Özler

1. BÖLÜM Bilim, felsefe, sanat ve ticaret gibi pek çok alanda atılım yapmak gaybe inanmakla başlar. Edison ampulü icat etmeden önce olmayan böyle bir şeyin olabilirliğine inanıyordu.  Bir şeyin nesnel olarak olmaması onun olabilir olmadığının göstergesi değildir. Yine 14 asır evvel, bedevi ve ümmi bir toplumun 10 yıl içinde Pers ve Bizans’ı yenmesi ve bir imparatorluk kurmasının arkasında gaybe iman ...

Devamı... »

Avrupa: Miras, Meydan Okuma, Vaat – Dr. Jan Berting

Yazan: Oğuzhan Yanarışık Modern Avrupa, çeşitli milli kültürlerin bir araya gelerek oluşturduğu topluluk olarak resmedilebilir. Rotterdam Erasmus Üniversitesi’nde görev yapan Dr. Jan Berting, Adres Yayınları’ndan çıkan Avrupa: Miras, Meydan Okuma, Vaat isimli kapsamlı kitabında tarihinin dönüm noktasında bulunan bir kıtayı analiz ediyor. Avrupa’nın modernleşmenin cazibesine kapılmasını anlamakla birlikte, ortak mirasa saygı duyulmasının öneminin altını çiziyor. Avrupa’nın geçmişi ve geleceği arasındaki ...

Devamı... »

Düşkünlük bu kadar kolay mı?

Bazı kavramlar çok özeldir ve ulu orta kullanılmamalıdır. Bu tür kavramlardan birisi de ‘düşkünlük’tür. Alevi inancında çok özel bir yere sahip olan bu kavramın keyfi bir şekilde kullanması hem içeriğinin boşalmasına hem de etkisinin kaybolmasına yol açıyor. Düşkün ‘suçlu’ demektir ve bu cezanın uygulanabilmesi için öncelikle Aleviliğin ön şartlarını yani yola talip olma, ikrar verme, Musahip tutma vb. erkanlardan geçmek ...

Devamı... »

Bireysel Emeklilik ve Bireysel Sorumluluk

1 Nisan 2017 tarihinden itibaren kamuda çalışan ve yaşı 45’in altındakiler zorunlu olarak BES (Bireysel Emeklilik Sistemi)’e dâhil edildi.  Sistemin başlangıcı 2001 yılına dayanmaktadır. Sistem 2004’te toplumla aktif bir şekilde tanıştırılmış ve sisteme kitlesel katılımlar bu yıldan itibaren gerçekleştirmiştir. 2004’ten itibaren BES’i desteklemek ve 18 yaşından büyük tüm bireylerin sisteme katılması için hükümetler bir dizi teşvik programını hayata geçirmiştir. Emeklilik ...

Devamı... »