Öne Çıkanlar

Beşiktaş’ı Üzmeyin

Süleyman Seba’nın vefatının seneyi devriyesine denk gelen bu seyircisiz açılış maçı hiç ama hiç yakışmadı. Passolig’di, Sporda Şiddet Kanunu’ydu derken hala tüm tribünlere ceza verilmesi gerçekten çok yazık. Ancak bu ceza Beşiktaş ve Şenol Güneş için bu sezonun geçen yıllardan daha çetin geçeceğine dair daha güzel bir uyarı olamazdı. O kadar ki rahmetli Süleyman Seba rakipleri yenmek yetmediği için “Benim ...

Devamı... »

İşkenceye Sıfır Toleranstan, Sıra Dayağına

Bir ülkede, başta işkence ve kötü muamele olmak üzere insan hak ve özgürlüklerine dair tablo, o ülkedeki iktidarın siyasi tercihleri ve tutumları ile şekillenir. Siyasetinin merkezine hak kavramını yerleştiren ve icraatına özgürlükçü bir perspektifle yön veren bir iktidarda, hak ve hürriyetlerin çıtası yükselir. İhlal iddialarının üzerine kararlılıkla giden,  yapanın yaptığını yanına kâr bırakmayan ve her tasarrufuyla hak ihlalcilerine aman vermeyeceğini ...

Devamı... »

Kapitalizmin Ahlâkî Üstünlüğü

Küresel refah durumuna dair kara propaganda ‘gerçeklik sonrası’ (post–truth) siyasetinden de güç alarak böylesine çok gürültü çıkarabilmektedir (I). “Olgulardan kopuk gerçeklik üretim ve kullanımına dayalı yeni siyaset” sadece politika dünyasında değil, akademi ve medyada da rağbet görmektedir. Akademi dünyasından en iyi örnek bence Thomas Piketty ve haksız şöhrete sahip kitabı Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital’idir (II). Medya bu sakat gayretin sayısız, ...

Devamı... »

Herkes zekatını tam verse…

İnsanın bu dünyada yaşayabilmesi için zengin olması gerekir. Çok iddialı bir söz mü bu? Zenginlikten ne anladığımıza bağlı. Zenginliğin bir izahı şu olabilir mesela. “İnsanın, mevcut durumundan bir fazlasına sahip olması”. Sahip olmak için ne yapmalı insan? Bir şey üretmeli. Bir taşı alıp bir kuşa atıp, onu (karnını doyurmak amacıyla) vurması, bir ağaca çıkıp meyva toplaması bir zenginlik üretimidir. Değerli ...

Devamı... »

Travmaya teslim olmamak

“İstanbul’da ajan avı” diye verdi bir gazete. Farklı insan hakları örgütlerinden on kişi, Büyükada’daki toplantıları basılarak gözaltına alındı ve altısı tutuklandı. Bu yazıyı tamamlamadan, serbest bırakılan Nalan Erkem’in de aralarında olduğu diğer 4 kişi hakkında yeniden yakalama kararı verildiği haberini aldım. Gözaltı ve tutuklama kararlarıyla başlayalım: Bu süreç boyunca konuyla ilgili yetkili bir ağızdan açıklama yapılmadığı için, gazetelere yansıyan “ajanlık” ...

Devamı... »

Müfredat tartışmalarının boşluğu

MEB üniversite öncesi eğitim kurumlarındaki müfredatı yenileyen bir çalışma yaptı. Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz yeni müfredatı şu sözlerle açıkladı: “İlkokul ve ortaokul düzeyinde 17, lise düzeyinde 24, İmam Hatip Ortaokulu ve İmam Hatip Lisesi düzeyinde 10 olmak üzere toplam 51 ayrı, sınıflar esas alındığında ise 176 müfredat yenilendi. Müfredat; öğretmen, öğrenci ve velilerin görüşleri alınarak yenilendi. İlk olarak 2017-2018 ...

Devamı... »

‘Ben de Harranlıyam’

Türkiye’deki sendikal mücadelenin uzun süredir yanlış kodlar üzerine kurulduğunu düşünsem de yaklaşan toplu sözleşme görüşmelerinde bir çağ atlandığını baştan söylemeliyim. Sendikal mücadelenin amacı çalışanların özlük haklarını korumak, çalışma şartlarını iyileştirmek, geleceklerini olabildiğince güvence altına almak olmalıyken bizde ise sendikalar daha çok siyasi bir parti gibi çalışıyor. Böyle olunca da sendikalar ister istemez bir siyasi partinin arka bahçesine dönüşüyor. Hatta bu ...

Devamı... »

15 Temmuz’un ardından (4)

Halil (Berktay) Hoca, 15 Temmuz’a ilişkin ilk yazımı (15 Temmuz’un Ardından (1),Serbestiyet, 18.07.2017) “biraz fazla iyimser” bulduğunu belirtti. Hocaya göre, söz konusu yazı “hem 15 Temmuz darbesini, hem FETÖ’yü artık bütün toplumun üzerinde anlaştığı konular gibi” sunuyordu. Oysa gerçek tablo bu değildi; “Kamuoyu baskısıyla ve siyasî imkânsızlıklar karşısında oluşan konformizm görüntülerini, gerçekten içselleştirilmiş bir kavrayış ve samimî bir kabullenme ile birbirine karıştırmamakta yarar var”dı. (“İki Türkiye”yi aşma çabasında, ...

Devamı... »

Türkiye’nin Derin Özelleştirmesi

Kentsel dönüşümün Türkiye ekonomisinde çok kritik bir ‘yapısal dönüşüm’ anlamına geldiğini ilk ifade edenlerden birisiyim (I). Bir orijinallik iddiam yok. Esasen yaptığım şey, kısaca ifade edecek olursak, Hernondo de Soto’nun Sermayenin Sırrı isimli kitabındaki (II) fikirleri bizim şehirlerimizin gelişimine uygulamaktı. Kentsel dönüşüm ile “ülkenin gayrimenkul varlığının hukukî bir mülkiyet hakları zeminine kavuşmasını” sağladığımızı, bu sayede “kredi işlemlerinde teminat gösterilebilir, ‘âtıl ...

Devamı... »

Türkiye’nin Kesinlikle Doğru Yaptığı Şey: Şehirler ve Hernondo de Soto’nun Kitabı

Tim Worstall 17.07.2016 – Forbes.com (I) Çeviren: Ünsal Çetin Türkiye’deki insanların, ya da en azından Türkiye’deki bazı insanların mutsuzluk duyduğu belirli bazı şeylerin var olduğu söylenebilir. Fakat ülkenin geçtiğimiz yıllar içinde kesin olarak doğru yaptığı şeyi kendimize hatırlatmamız da önem taşıyor. Ekonomik büyüme bazı yıllarda %8 veya %9’a kadar çıkarak ve ekseriyetle %4 veya %5’e vararak gerçekten çok iyi bir ...

Devamı... »