Öne Çıkanlar

Seçimlerin kazananı yine devletçilik mi olacak?

Türkiye’de devletçiliğin siyasal partilere çok çekici geldiği açık Türkiye’de devletçi fikirler 21.yy’da da yollarına devam ediyorlar. Cumhuriyetin başlangıcını kendimize başlangıç noktası alırsak, sonraki her dönemde devletçilik “devlet” tarafından baş tacı edilmiştir. Ne darbeci askerler, ne TSK, ne de seçilmiş siyasetçiler devletçilikten uzak durmak istediler. Toplumun da devlet kadrolarından farklı düşündüğünü gösterecek pek emare yok. Türkiye’de devlet kutsandıkça devletçilik daha da ...

Devamı... »

14 Mayıs: Özgürlük ve Demokrasi Bayramı

Dün Türkiye tarihinin en önemli günlerinden biriydi. Altmış sekiz yıl önce, 14 Mayıs 1950’de, Türkiye âdeta bir devrim yaptı.  Bu yüzden, 14 Mayıs ‘Hürriyet ve Demokrasi Bayramı’ olarak hatırlanmayı ve kutlanmayı hak ediyor. Ne yazık ki, gündemi her zaman yüklü memleketimizde bu tarihî gün neredeyse sessiz sedasız geldi geçti. Hem de 14 Mayıs’ı gerçekleştirmiş olmamız sayesinde yapmaya muktedir hâle gelebildiğimiz ...

Devamı... »

Geleceğin inşası ve muhafazakârlar

Fırınlarda, pastanelerde ve marketlerde imsakiyelerin dağıtıldığı, hemen her gazetenin bir ramazan sayfası veya ilâvesi verdiği, iftar ve sahur programları, mukabeleler, ilahîler, dinî sohbetler… derken televizyon kanallarının neredeyse pür-dinî yayınlar yaptığı şu günler, eminim bazılarına endişelenmekte ne kadar haklı olduklarını bir kez daha hatırlatıyordur. Endişeli modern tanımlamasını ilk kullanan bir anket şirketi (KONDA) olsa da, bu kavramı kitlelerle Binnaz Toprak buluşturdu. ...

Devamı... »

Dış politikada objektif bakış açısından uzak olmak

Dış politika, realizm, rasyonel analiz ve doğru bilgiyi edinme Devletlerin birbirleri ile sürekli mücadele içinde olduğunu bize realizm teorisi anlatıyor. Realizm bu mücadelenin rasyonellik üzerinde yürüdüğünü özellikle vurguluyor. Devletler kendi çıkarlarını rasyonel temel üzerinde maksimize etmektedir, deniyor. Kabul edelim ki realizm uluslararası ilişkileri açıklamakta geçerli ve önemli bir teori. Siyasal geçmişi yorumladığınızda bu noktayı görüyor ve realizme hakkını teslim ediyorsunuz. ...

Devamı... »

Çörekotları

Ağaçların neredeyse çiçek açmadan meyveye durduğu diyarlardan birinde yaşıyorsanız, mevsimdeki değişmeyi balkonda geçirilen zamanın uzunluğuna bakarak takip etmesini de bilirsiniz. Bütün kış sadece çamaşır asmak veya toplamak için uğranılan balkonlar, sabah kahvaltılarının yapılıp keyif çaylarının yudumlandığı, evin en gözde mekânı hâline geliverir baharla birlikte… Hemen altında ya da üstünde komşumuzun da oturduğunu bildiğimiz hâlde yapmaktan geri duramadığımız apartman dedikoduları bile ...

Devamı... »

Kimse savaşmadığında, herkes ölmediğinde…

Savaş zorunluluk olduysa Savaşın gerçekliği yakıcıdır. Kayıplar ve yok olup gidenler. Kazanılanların yanında geri gelmeyecek olan kaybedilenler. Savaş umutsuzluğu besler, hiçliği temsil eder. Her şeyin bittiği noktayı anlatırken, insana yanlışlıklarını söyler. Savaşın bu yanları güzel gelmez. Savaş kaçınılası bir yanlışlıktır. Kaybın bir anlatımı, biten hayatların son noktasıdır. En azından çoğumuz için. Kimin savaşı istediği bir problem olarak karşımızda dursa bile ...

Devamı... »

Cılız para politikasının bedeli

Döviz kurlarındaki yükselişi ‘dış güçlerin oyunu’ olarak gören veya ‘bir döviz krizi’ ile özdeşleştiren muktedir–muhalif dikotomisini daha önce yeterince ele aldım. Bu zihniyet yapısı hakkında daha fazla bir ifadem olmayacak. Eğer gerçekten fiyat istikrarını hedeflemiş ve tutturmuş olsaydık, döviz kurları bu derece yükselmeyecekti ve bu seviyede dolarizasyon yaşamayacaktık. Cari açığın tehlikeli sınırlardan uzak tutulmasında döviz kurları ve faiz oranları fiyat ...

Devamı... »

Kapitalist ülkeler ne kadar kapitalist?

Devletin olduğu yerde kapitalizm Güncel siyaset içerisinde çokça duyarsınız: “Dünyaya “Batı” hükmetmektedir ve Batı da kapitalisttir. Dolayısıyla, dünyada hâkim ekonomi politikası kapitalizmdir. Başka bir ifade ile Batı’nın uyguladığı güç ile dünyanın tamamına yakını kapitalistleşmiştir. Ülkelerin ekonomi politikalarında kapitalizm dışında bir politika oluşturmaları imkânsızlaşmıştır. Global köye dönen dünyada kapitalizm her yeri sarmıştır. Dünün komünist Çin’i bile kapitalist reformlarla ekonomisini geliştirmeye devam ...

Devamı... »

Başkanlık sisteminin felsefesine dair: Cumhurbaşkanlığını başbakanlığa katmak

16 Nisan halkoylaması ile Türkiye resmen başkanlık sistemine geçti. Sistemin hukuki ve teknik yapısı genel hatlarıyla belirlendi. Benim tartışma konum ise; başkanlık sisteminin felsefesine dair. Bu kurucu dönemde sistemin felsefesi en az teknik yapısı, mevzuatı kadar hatta daha da önemlidir. Kurucu dönemde yerleşecek anlayış ve ilkeler sistemin akıbetini belirleyecektir. Önce “katmak” fiilinin anlamına bakalım: TDK’na göre katmak: (-i, -e) 1. Bir ...

Devamı... »

15 vekil hadisesi

2002 seçimlerine giderken, favori Ak Parti idi. Ak Parti’nin ve Erdoğan’ın önünü kesmek isteyenler, vaktiyle okuduğu bir şiir yüzünden toplumu kin ve düşmanlığa sevk etme suçundan ceza alan Erdoğan’ın milletvekili adayı olamayacağı itirazıyla Yüksek Seçim Kurulu’na başvurmuşlardı. Dönemin YSK Başkanı Tufan Algan, Erdoğan’ın milletvekili adaylığına yapılan itirazı değerlendirirken takip edecekleri yolu, bakın, Yavuz Donat’a nasıl anlatmış? (20 Eylül 2002, Sabah) ...

Devamı... »