İktibas Yazılar

2015 44. hafta

  • 6 Kasım

    Halil Berktay: Konya’ya sürülmek

    [5 Kasım 2015] Gürbüz Özaltınlı iki önemli yazı yazdı eski  solcular üzerine. Ciddi, programlı, örgütlü  politik faaliyet diye bir şey kalmadığını; bunun yerini, uyuyan ama zaman zaman uyanıp jest ve tavırlar itibariyle aslına rücu eden bir kimliğin aldığını vurguladı (bkz Sorumluluk duygusu ve sağduyunun uğramadığı bir dünya, 12 Ekim ve İngilizcesi, A world of irresponsibility and lack of common sense, ...

2015 43. hafta

  • 30 Ekim

    Şükrü Hanioğlu: Tarih, hâtıra yasaları ve ifade hürriyeti

    AİHM, Büyük Dairesi kararı 1915’te ne olduğu hakkında herhangi bir “tez”in doğruluğunu vurgulamamakta, hâtıra yasalarının “ifade özgürlüğü” alanında yarattığı sorunları ortaya koymaktadır Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesi, 2. Daire tarafından 2013 sonunda verilen kararı onaylayarak, “1915’te Ermeni soykırımı olmadığı”nı söyleyen Doğu Perinçek’i cezalandıran İsviçre’nin, İnsan Hakları Avrupa Konvansiyonu’nun “ifade hürriyeti”ni düzenleyen 10. maddesini ihlâl ettiğine karar verdi. Büyük Daire ...

  • 28 Ekim

    Gürbüz Özaltınlı: Kof söylemler, katı gerçekler

    Son yıllarda muhalif siyasi söylemin merkezine demokrasi sorununun yerleştiğini görüyoruz. Yargı uygulamalarından basın özgürlüğüne; keyfilik iddialarından başkanlık tartışmalarına kadar genişleyen başlıklar üzerinden iktidarın otoriterleştiğine ilişkin çok sert, suçlayıcı bir dil egemen. Bazı tekil olaylar karşısında inandırıcılık da kazanan bu kampanya, esasında siyasi aktörlerin ne yapmak istediklerini örten bir nitelik taşıyor. Kimi otoriter savrulmalar karşısında demokratik hakların savunulmasına dönük meşru tepkileri ...

2015 42. hafta

  • 23 Ekim

    Gürbüz Özaltınlı – ‘İnanç’ toplumu

    Bugün Türkiye’ye, duygularına mesafe koymayı başararak biraz sakin bir akılla bakabilenler bunca kaba dezenformasyonun nasıl iştahla tüketildiğine şaşırıyorlardır herhalde. Karanlık, sofistike olaylar hakkında iyi işlenmiş, inandırıcılık kaygısı olan ve “akla yatkınlık” taşıyan manipülatif komplo teorilerinin bile normal bir insanda, kuşkuyu, soru sorma ihtiyacını davet etmesini bekleriz; öyle değil mi? Aykırı, gizemli, fantastik çözümlemelerin heyecanına kapılanlar bu tür teorilerin doğal müşterileridir. ...

  • 23 Ekim

    Halil Berktay – Demokrasi ve meşruiyet için

    [17-21 Ekim 2015] Türkiye 2002’den bu yana biraz demokrasi gördü, barış gördü, istikrar gördü, büyüme ve kalkınma gördü. Ama aynı zamanda yarım yamalak bile olsa darbe girişimleri, en azından tasavvurları da eksik olmadı. 2013’ten itibaren devirmeci ve çatışmacı istikrarsızlık güçleri tekrar harekete geçti. Gezi gösterilerini, Gülen Cemaatine bağlı polis ve yargı unsurlarının “yolsuzluk operasyonları” izledi. Bu sarsıntılar tam dinmemişken, IŞİD harekete geçip Diyarbakır ve Suruç ...

  • 23 Ekim

    M. Şükrü Hanioğlu – Yeni Ortadoğu’da nasıl varolacağız?

    Türkiye’nin etnik ve mezhepsel eksenlerde oluşma eğilimi güçlenen yeni Ortadoğu düzeninde ne biçimde yer alacağını “siyasal toplum”unun gücü belirleyecektir Türkiye zorluklarla dolu bir dönemden geçmektedir. Karşılaşılan zorluklar iki temel eksende gerçekleşmektedir. İlk olarak coğrafyamızdaki devletler kompozisyonu ile sınırlar uluslararası, bölgesel ve yerel aktörlerin dahil olduğu bir mücadele ile yeniden şekillenmektedir. Bu uzun sürecek, acılarla dolu süreç sadece Türkiye’nin yeni güney ...

  • 23 Ekim

    Etyen Mahçupyan – Asalak siyasetinin kariyer yolları

    Şurası kesin ki AKP Türkiye’de çok fazla sayıda kişinin kimyasını bozdu. İslami hassasiyete sahip, taşradan veya büyük kentlerin orta alt mahallelerinden gelen, vasat eğitimli, modernlikten nasibini almamış, ‘maalesef görgüsüz’ bir takım insanların iktidarı ele geçirmeleri birçokları için zaten başlı başına bir travmaydı. Hem de 28 Şubat’ın henüz beşinci yılında ve yeni kurulan bir partiyle… Ama asıl travma bu partinin (aslında ...

  • 23 Ekim

    İsmail Yaprak – Belge, Mahçupyan ve gerçekliğin temsili meselesi

    Murat Belge’nin Etyen Mahçupyan hakkında yazdığı samimi eleştirisini okurken, bir kez daha yine aynı hatanın yapılmakta olduğunu düşünmeden edemedim. Düşünün, uzaydan gönderilmişsiniz ve Türkiye halkını yakından tanımak için Türkiye halkının içine girmek, bu halkı “içerden” tanımak istiyorsunuz. Böyle bir durumda yatırımınızı laik cemaate mi yoksa muhafazakâr cemaate mi yaparsınız? Sosyolojik araştırmanız kimler üzerine olursa, ülkeyi daha çok anlayacak seviyeye gelirsiniz? ...

2015 41. hafta

  • 16 Ekim

    Gürbüz Özaltınlı – Sorumluluk duygusu ve sağduyunun uğramadığı bir dünya

    Keder, korku, ya da nefret gibi duygular yaratan travmatik felaketler, bazılarının zannettiğinin tersine, üzerine kolaylıkla kitlesel yönlendirme oyunları kurulabilecek; dilenildiği yönde araçsallaştırılabilecek oyuncak hamuru gibi olaylar değildir. İnsanlarda, aşırı duygular ile bilinmezliğin yol açtığı zihinsel matlaşma birleştiğinde gerçeklik algısı bulanabilir; bu doğru. Fakat bütün bu kafa karışıklığı, bu duygusal patlama halinin derinlerinde bir yerde, o “sağduyu” dediğimiz sezgi bilgisi varlığını ...

  • 16 Ekim

    Etyen Mahçupyan – AKP’nin aydınları

    İktidar olmak sadece seçimde en yüksek oyu almak, tek başına hükümet kurmak, devlete hakim olmak, bürokrasinin kılcal damarlarına girmek değil… Eski ideolojinin anlamsızlaştırılması, bu arada dünyada sizin lehinize değişimlerin yaşanması da yetersiz. Geleceğin tasavvuruna dayanan rasyonel bir inşa edici güç olmanız lazım. Bunun iki ayağı var: Biri doğru kadrolarla doğru dönüştürücü mekanizmaların kurulması. Diğeri taşıyıcı ve sürükleyici bir yeni ideolojik ...