İktibas Yazarlar

15 Temmuz’un Ardından (5)

15 Temmuz’da darbe girişiminin bastırılmasıyla askeri vesayete hem fikri, hem fiili düzeyde ağır bir darbe vuruldu. Darbeciliğin itibarlı bir meslek olmadığı tescil edildi. Siyasetçilerin hatalarının ya da bazı kesimlerin hoşuna gitmeyen icraatlarının demokratik siyasete müdahale için bir gerekçe oluşturmayacağı idrak edildi. Halkın, sivil iktidara karşı darbecileri kucaklamak için hasret çekmediği görüldü. Lakin tüm bu müspet girdiler, darbeciliğin tamamen gündemden düştüğünü ...

Devamı... »

Travmaya teslim olmamak

“İstanbul’da ajan avı” diye verdi bir gazete. Farklı insan hakları örgütlerinden on kişi, Büyükada’daki toplantıları basılarak gözaltına alındı ve altısı tutuklandı. Bu yazıyı tamamlamadan, serbest bırakılan Nalan Erkem’in de aralarında olduğu diğer 4 kişi hakkında yeniden yakalama kararı verildiği haberini aldım. Gözaltı ve tutuklama kararlarıyla başlayalım: Bu süreç boyunca konuyla ilgili yetkili bir ağızdan açıklama yapılmadığı için, gazetelere yansıyan “ajanlık” ...

Devamı... »

Müfredat tartışmalarının boşluğu

MEB üniversite öncesi eğitim kurumlarındaki müfredatı yenileyen bir çalışma yaptı. Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz yeni müfredatı şu sözlerle açıkladı: “İlkokul ve ortaokul düzeyinde 17, lise düzeyinde 24, İmam Hatip Ortaokulu ve İmam Hatip Lisesi düzeyinde 10 olmak üzere toplam 51 ayrı, sınıflar esas alındığında ise 176 müfredat yenilendi. Müfredat; öğretmen, öğrenci ve velilerin görüşleri alınarak yenilendi. İlk olarak 2017-2018 ...

Devamı... »

Özel mülkiyetin haklılaştırılmaya ihtiyacı var mı?

Amerikalı hukuk teorisyeni ve hukukçu John Maxcy Zane’in orijinali 1927’de yayınlanan Hukukun Hikâyesi (Liberty Fund, 1998) adlı kitabını tekrar okudum. Eser hukukun doğuşu, doğası ve tarihsel gelişimi üzerine yazılmış bir klasik olmakla beraber, başka birçok beşerî kurumun doğup gelişmesini de ayrıntılarıyla anlatıyor. Özel mülkiyet de bunlar arasında. Zane hem teorisyen hem pratisyen olmanın avantajını kullanarak iktisatçıların yaptığından çok daha sade fakat karşılaştırılmayacak ...

Devamı... »

28 Şubat ile 15 Temmuz birbirine benzetilebilir mi?

Muhafazakâr camiadan bazı yazar ve yorumcular zaman zaman 28 Şubat ile 15 Temmuz’u karşılaştıran ve birbirine benzeten yazılar yazıyor, konuşmalar yapıyor. Buradan hareketle hükümeti sorguluyor ve “âdil” olmasını, “demokratça” tavır almasını istiyorlar. Bunların bir kısmı öteden beri medyada yer alan kişiler. Bazıları da AK Parti içinde veya AK Parti hükümetlerinde önemli görevler yapmış isimler. Benzetmecilerin tezlerinden biri 15 Temmuz sürecinde ...

Devamı... »

FETÖ ile mücadelede bylock

FETÖ denen örgüt mensuplarının yargılanıp cezalandırılmasını, genellikle alçak 15 Temmuz darbe teşebbüsü üzerinden konuşuyoruz. Bu hem doğru, hem eksik. Doğru, çünkü 15 Temmuz darbesi darbelerin en korkuncu, en alçağıydı. Bu yüzden asla unutmamalı ve unutturmamalıyız. Eksik, zira FETÖ yalnızca darbeye değil, bildiğimiz ve muhtemelen şimdi bilmesek bile ilerde en azından bir kısmına daha vakıf olacağımız başka birçok suça da bulaşmış. ...

Devamı... »

‘Ben de Harranlıyam’

Türkiye’deki sendikal mücadelenin uzun süredir yanlış kodlar üzerine kurulduğunu düşünsem de yaklaşan toplu sözleşme görüşmelerinde bir çağ atlandığını baştan söylemeliyim. Sendikal mücadelenin amacı çalışanların özlük haklarını korumak, çalışma şartlarını iyileştirmek, geleceklerini olabildiğince güvence altına almak olmalıyken bizde ise sendikalar daha çok siyasi bir parti gibi çalışıyor. Böyle olunca da sendikalar ister istemez bir siyasi partinin arka bahçesine dönüşüyor. Hatta bu ...

Devamı... »

Yeni Sıla’lar olmasın!

Maslov’un ‘ihtiyaçlar hiyerarşisi’ni biraz mürekkep yalamış herkes bilir. Bu hiyerarşinin ilk basamakları gerçekleşmeden bireyin kendi olması neredeyse imkânsızdır. Bunlar sağlansa bile İçinde bulunulan şartlar izin vermediğinde ise sapmalar görülebilir. Maddiyat temelli bireysellik ruhsal eksikliği gideremediği için Batı’da tekil tercihler daha çok öne çıkar; intihar eğiliminin artması, seri katillerin çıkması, tekil katliamların yaşanması, cinsel sapkınlıkların görülmesi vb. durumlar. Bizde ise birey ...

Devamı... »

15 Temmuz’un ardından (4)

Halil (Berktay) Hoca, 15 Temmuz’a ilişkin ilk yazımı (15 Temmuz’un Ardından (1),Serbestiyet, 18.07.2017) “biraz fazla iyimser” bulduğunu belirtti. Hocaya göre, söz konusu yazı “hem 15 Temmuz darbesini, hem FETÖ’yü artık bütün toplumun üzerinde anlaştığı konular gibi” sunuyordu. Oysa gerçek tablo bu değildi; “Kamuoyu baskısıyla ve siyasî imkânsızlıklar karşısında oluşan konformizm görüntülerini, gerçekten içselleştirilmiş bir kavrayış ve samimî bir kabullenme ile birbirine karıştırmamakta yarar var”dı. (“İki Türkiye”yi aşma çabasında, ...

Devamı... »

15 Temmuz’un ardından (3)

15 Temmuz öncesinde bile, Türkiye’de halkın — özellikle de AKP seçmeninin — Batı’ya olan muhabbetinde belirgin bir azalma gözleniyordu. Birçok nedeni vardı bunun. Meselâ Müslüman karşıtlığı Batı’da giderek daha görünür bir hal alıyordu. Batılı devletler PKK/PYD’ye verdikleri desteği artırmaktaydı. Avrupa Birliği üyelik süreci neredeyse rafa kaldırılmıştı; her iki tarafın da mecburiyetten masayı terk etmeyen bir hali vardı. Batı medyasında hemen ...

Devamı... »