İktibas Yazarlar

Faşizm ve Nazizm yaşarken

II. Dünya Savaşı’nın sonuçları sayılırken bir klişe olarak Nazizm ve Faşizm ideolojilerin tasfiye edildiği tekrarlanır. Peki, gerçekte bu ideolojiler tasfiye edilebilmiş midir? Faşizm ve Nazizm her ne kadar 20. yüzyıl ideolojisi olsalar da Fransız İhtilali’nin bir kazığı olarak hala hayatımızı etkilemeye devam ediyor. Savaşların, bozgunların, ekonomik darboğaz ve buhranların çocuğu ...

Devamı... »

Endişelenmekte haklılar mı?

2002’den beri Ak Parti’den korkan, Ak Parti’nin gizli bir ajandası olduğunu düşünen, paranoya derecesinde düşmanlık besleyen çevrelerin mevcudiyeti malum, ancak geçen süreçte zaman zaman Ak Parti ile yolu kesişmiş ya da hala umudunu kesmemiş çevrelerde de ciddi bir endişe hâkim. Bu endişenin kaynağını doğru teşhis etmek gerekiyor. Etrafımızda olan biten ...

Devamı... »

Hamasetten selâmete yol çıkmaz

PKK/TAK, İstanbul-Beşiktaş’ta bir terör eylemine daha imza attı. Eş zamanlı gerçekleştirilen iki bombalı saldırıda, şu ana dek 36’sı polis 8’i sivil olmak üzere toplam 44 vatandaşımız hayatını kaybetti, çok sayıda vatandaşımız da yaralandı. Ölenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyor, yaralananların en kısa zamanda şifa bulmasını temenni ediyorum. 2016 yılı içerisinde ...

Devamı... »

Partinin aydınları ve trajedileri

İktidar serüveni boyunca AK Parti ile aydınlar arasındaki ilişki durağan değildi. Hem parti, hem aydınlar, hem de koşullardan kaynaklanan değişimler bu ilişkiyi fazlasıyla “dinamik” kıldı. AK Parti ile aydınlar arasındaki ilişkiyi resmetmek için, önce organik aydınlar ve müttefik aydınlar şeklinde ikili bir ayırım yapmak gerekiyor sanırım. Organik aydınlar ifadesinden kastım, ...

Devamı... »

Siyasi düşmanlığın ölçüsüzlüğü

İstanbul Beşiktaş stadında 10 Aralık 2016’da bir terör eylemi gerçekleştirildi. Polis ekiplerinin hedef alındığı düşünülen saldırı çok sayıda insanın ölmesine, yaralanmasına ve kitlelerin terörize olmasına yol açtı. Neredeyse her olayda olduğu gibi, daha patlamanın ne olduğu anlaşılmadan malum taraflar siyasi kutuplarından çıkıp savaş meydanındaki yerlerini aldılar ve karşı tarafa rastgele ...

Devamı... »

Cumhurbaşkanlığı sistemine öcülerle karşı çıkmak

Nihayet temelde Türkiye’ye mahsus başkanlık modelini getirmekle birlikte cumhurbaşkanlığı sistemi şeklinde ifade edilen sistem değişikliğini öngören anayasa değişikliği teklifi TBMM Başkanlığı’na sunuldu. MHP’yi bu teklifin TBMM gündemine getirilmesine katkı sağladığı için tebrik etmek gerek. Ayrıca değişiklik teklifinin şekillenmesinde MHP’nin çok ciddi katkıları olmuştur. Bu şekilde bir demokratik uzlaşı metni ortaya ...

Devamı... »

Paradigma değişecek mi?

Başkanlık ya da mevcut sistemin devamı; AB’ye girmek ya da girmemek tercihi son noktada –içeriği dışında- benim için çok da önemli değil. Beni asıl ilgilendiren başkanlık sistemi ya da AB’den vazgeçmenin Türkiye için bir paradigma değişikliği getirip getirmeyeceği. Eğer bu tercihler Türkiye’nin kurucu iradesinin vaktinde birtakım gerekçelerle inşa ettiği gibi ...

Devamı... »

Makul seslere hasret kalmak

Etnik kimlik taleplerine yaslanan sorunlara dair iki genellemede bulunulabilir: Birincisi -hem geçmişte hem de günümüzde- bu neviden sorunların birçok devletin başını ağrıttığıdır. Zengin ya da fakir, gelişmiş ya da gelişmemiş /gelişmekte olan, demokratik ya da otoriter/totaliter olsun çok sayıda devlet mesailerinin ve kaynaklarının hatırı sayılır bir kısmını bu sorunları çözmeye ...

Devamı... »

Seküler ve muhafazakâr sıkışma

Ülkede siyaset sağlı sollu olarak, hem sekülerler hem muhafazakârlar cephesinden bir sıkışma içerisinde. Ülke siyasetinde yaşanan bu sıkışma son tahlilde demokrasiye karşıt bir basınca dönüşmekte. Bu sıkışma her meselede tarafların ne diyeceğinin en başından belli olduğu, aktörlerin meselenin içeriğine  bakmadan “kime yarar” sorusuna göre refleks olarak pozisyon aldığı bir siyasi ...

Devamı... »

Mevcut ve yakın tehlike

AKP şimdiye kadar anayasa mevzuunu hep özgürlükçü bir temelde savunuyordu. AKP’ye göre yeni bir anayasanın gayesi, sistemi daha sivil ve demokratik kılmak olmalıydı. Anayasa, insanların hak alanlarını korumalı ve büyütmeliydi. Toplumsal çoğulculuğu tanıyıp onları güvence altına alacak mekanizmaları ihtiva etmeli, merkeziyetçiliği aşındırıp adem-i merkeziyetçiliği güçlendirmeliydi. Şimdi ise bütün bu söylemlerin ...

Devamı... »