İktibas Yazarlar

Sağduyu çağrısının muhatabı kim olmalı?

Yaşanmadan anlaşılamayacak kadar derin bir acıya boğulmuş iki baba. Sami Elvan ve Halil Karamanoğlu. Birbirlerinin halinden en iyi onların anlayacağına şüphe yok. Yüreklerini açıyorlar birbirlerine, kendilerini dağlayan kor ateşi paylaşıyorlar ve kardeşçe sarılıyorlar. Burak toprağa defnediliyor. Bir gün önce aynı imtihandan geçmiş olan Sami Bey, Halil Bey’i arıyor. “Evladın, evladımdır. ...

Devamı... »

Hayatı ve ölümü araçsallaştıran bizlere dair…

Bir evladımızı daha toprağa verdik dün. Berkin’in başına gaz fişeği isabet etmişti. Dokuz ay direndi ama hayata tutunamadı ve ayrılıp gitti aramızdan. “Devlet dersinde katledilen çocuklar”a bir yenisi daha eklendi böylece. Kemal Sayar, Berkin’in ölümünün “acı karşısında takındığımız tavırların bile ne ölçüde çatışmaya gebe olduğunu gösterdiğini” söylerken çok haklıydı. Ölümün ...

Devamı... »

HDP’ye saldırı: Kim yapıyor, neden yapıyor?

Türkiye’de –normal koşullarda- bir buçuk yıl içinde arka arkaya üç önemli seçim yapılacak. Bir nevi memleketin yakın dönemdeki kaderi belirlenecek. Böylesi bir zaman diliminde siyasi gruplar ve partiler arasında sert bir mücadelenin olması kaçınılmaz. Siyasetin içinde kaldığı müddetçe bunda bir mahzur da yok. Aksine demokratik siyaset dairesi içinde cereyan eden ...

Devamı... »

Atatürk’e hakaret, Türköne ve yargı

Türkiye’de yapılan ilk özgür seçimlerde halk, CHP’nin tek parti yönetimine son verir ve DP’yi başa getirir. DP iktidar olduktan sonra Türkçeleştirilen ezanı serbest bırakır ve mütedeyyinler üzerindeki baskıları kırar. Bu esnada provokatif eylemler de başlar. “Ticaniler” diye bir grup, büst ve heykellere yönelik saldırlar düzenler ve bir gecede 17 Atatürk ...

Devamı... »

Kasetler iktidarı neden devirmez?

Şimdi yer yerinden oynamalıydı değil mi? Şimdiye kadar hükümet düşmüş, başbakan istifa etmiş, hükümeti kurma görevi Kemal Kılıçdaroğlu’na verilmişti. Ama öyle olmadı, olmuyor. Olmayacak da. Hani seçimlerden hemen önceye saklandığı söylenen kaset, “turpun büyüğü” var ya, işte onu da patlatsanız yine olmayacak. Değil başbakanın ses kasetini, altın dolu küpleri bahçeye ...

Devamı... »

Güncellenmiş 28 Şubatlar

AKP, 12 yıllık siyasi hayatında eşine az rastlanır bir başarı gösterdi. Kuruluşundan kısa bir süre sonra yapılan 2002 seçimlerinde tek başına iktidar oldu. Arkasından girdiği her seçimi kazandı. Bugüne kadar üç genel ve iki yerel seçim ile iki halk oylamasından galip çıktı. 2011’de kendi rekorunu kırdı, yüzde 50 oy aldı, ...

Devamı... »

MİT Yasası: Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak

17 Aralık, Türkiye siyasetinde artık bir milat olarak kabul edilebilir. Zira bu tarihte başlayan geniş çaplı operasyonlar hem siyasi alandaki pozisyonların ve ittifakların gözden geçirilmesine, hem de kapsamlı hukuki düzenlemelerin gerçekleştirilmesine neden oldu. Hükümet, operasyonların devlet içindeki otonom bir yapının faaliyeti olduğunu, gayri-meşru vasıtalarla siyaseti tanzim istediğini ve hükümeti düşürmek ...

Devamı... »

Başarısız bir 367 denemesi

14 Ocak’ta CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, bazı hukukçu ve gazetecilerle kahvaltılı bir basın toplantısı yaptı. Gündem, HSYK’da hükümetin yapmayı düşündüğü değişikliklerdi. Toplantıya katılanlardan Erdoğan Teziç, CHP’ye bir öneride bulundu. Teziç, CHP’ye “kısa bir dilekçe ile AYM’ye ‘yok işlem’ başvurusunda bulunmalarını ve çıkan yasanın çıkmamış gibi sayılmasını istemelerini” tavsiye etti. Gazetecilerin ...

Devamı... »

İnternet yasası

2011 genel seçimlerinden önce Türkiye’de siyasi hayata açıktan bir müdahale yapıldı. Özel hayatın gizliliğini ihlal eden birtakım videolar internette paylaşıma sunuldu. Kimin tarafından yapıldığı halen esrarını koruyan bu videolar siyasette deprem etkisi yarattı ve iki muhalefet partisinde geniş çaplı bir değişime sebebiyet verdi. CHP’de genel başkan koltuğunu kaybetti ve parti ...

Devamı... »

‘İyi ki Öcalan var’

1984 yılında PKK silahlı mücadeleye başladığında Türkiye’de devlet bunu hiç önemsemedi. PKK’nin Eruh ve Şemdinli’ye yaptığı ilk saldırılar gazetelerde gündem oldu ancak yetkililer ciddi bir durum ile karşı karşıya olduklarını düşünmüyorlardı. Dönemin Başbakan’ı Turgut Özal’a göre ortada “büyütülecek bir olay yok”tu, olan biten “basit bir eşkıyalık, bir terör olayı”ndan ibaretti. ...

Devamı... »