İktibas Yazarlar

Tarihi çağrı

Türkiye’de bazı kavramların ve sıfatların içi boşaltılıyor. Dikkatlice ve ancak istisnai hallerde başvurulması gereken kavram ve sıfatlar bolca kullanılıyor. “Tarihi” de bunlardan biri. Kolayca harcanıyor o da. Kazanılan sıradan bir maç, manşetlere “tarihi zafer” diye geçiyor. Benzerlerini her yerde bulabileceğiniz ve muhtemelen çokça seyrettiğiniz bir film, “tarihi bir film” tanıtılıyor. Kimsenin adını sanını duymadığı bir ödül, “tarihi bir ödül” sunuluyor, ...

Devamı... »

Barışı provokasyondan korumak

PKK’nin gençlik yapılanması Yurtsever Demokratik Gençlik Hareketi (YDG-H), 20-24 Aralık 2014 tarihleri arasında Kandil’de kongresini topladı. Kongrede, YDG-H’nin bundan böyle molotoflu saldırılarda bulunmayacağına, kepenk kapattırmayacağına, yol kesmeyeceğine, hendek kazmayacağına, eylemlerde maske takmayacağına dair bir karar alındı. Halka zarar veren ve halkı rahatsız eden bu tür eylemleri gerçekleştirenlerin ajan ve provokatör olarak kabul edileceği ilan edildi. Mühim bir karardı bu; zira ...

Devamı... »

Muhafazakâr dayatma

19. Eğitim Şûrası, Aralık ayında medyanın en çok ilgi gösterdiği konulardan biri oldu. Ama Milli Eğitim Bakanlığı’nın değil Eğitim Bir-Sen’in gündemi konuşuldu; “Osmanlıca” ve “zorunlu din dersi” önerileri tartışıldı. Liselerde Osmanlıcanın öğretilmek istenmesi yanlış değil. Öğrencilerin bundan yüz yıl önce yazılmış bir metni okuyup anlayabilecek bir yetkinliğe kavuşmalarını istemekte hatalı bir yön yok. Dönemin kitap ve dergilerine ilk elden ulaşmak, ...

Devamı... »

Zihniyeti değil eylemi yargılamak

Bir ülkede hukukun hâkimiyetinin var olmasına, anayasasında hukukun hâkimiyetinin kabul edildiğinin belirtilmesi yetmez. Hatta bazı durumlarda bu ilkeden bahsedilmesi hiçbir anlam taşımaz. Yargının fiili işleyişi bu bakımdan daha önemlidir. Hukukun ne olduğunu ve neye hizmet ettiğini bilmeyen, hukuku gayri meşru şahsî veya sekteryen çıkarlar için araç olarak kullanan, kuralların hâkimiyetini kendi hâkimiyeti sayan-sanan yargı bürokratlarının var ve aktif olduğu yerlerde ...

Devamı... »

Yasakçı anlayışların farklı türleri, ortak mantıkları

İstanbul Aydın Üniversitesi’nde akademik ve idarî personelin kılık kıyafetiyle ilgili bir genelge yayınlanmış. Kadınların mini etek ve “kolsuz, çok açık yakalı” gömlek giymemeleri istenmiş. Karar, “Söz konusu giyinme tarzının öğrenci ahlâkını bozduğu ve öğrenci-öğretmen arasında çeşitli ilişkilerin başlayabileceği ihtimali üzerine yaşanan tedirginlik sonucu…” alınmış. Yeni Akit gazetesi bu olayı -web sitesinde- “Elhamdülillah… mini etek yasaklandı” diye haberleştirdi (21 Aralık 2014). ...

Devamı... »

HDP’nin tavrı ve 2015 seçimi

HDP yetkilileri bir süredir ısrarla seçime parti olarak gireceklerini beyan ediyorlar. Önce Eşgenel Başkan Demirtaş, parti içinde gerekli tartışmaların yapıldığını ve seçime bağımsız olarak değil de HDP kimliği altında gireceklerini açıkladı. Ardından birçok yetkili ve parlamenterden bu minvalde açıklamalar geldi. Demirtaş, bu kararı almalarını HDP’nin Türkiye siyasetini değiştirme misyonuna bağlıyor. Ona göre mevzu, “Parlamentoya girmek, arka kapıdan dolanarak vekilleri oraya ...

Devamı... »

Denizi geçip derede boğulmak

Özgürlük, bazılarının sandığının aksine, herkese göre tanımı değişen bir değer veya durum değil. Tüm özgürlük tanımları iki kategoride toplanır: Negatif özgürlük ve pozitif özgürlük. Hem teoride hem pratikte özgürlüğün esasının negatif özgürlük olduğunu biliyoruz. Pozitif özgürlüğün bazı türleri bir tür özgürlük olarak görülse bile onların negatif özgürlüğün yerini alması düşünülemez. Bunun olduğu, yani pozitif özgürlüğün negatif özgürlük ile ikame edildiği ...

Devamı... »

Anadolu’nun çocuklarının geri dönüşü

14 Aralık 2014’te, İstanbul’da türünün ilkini teşkil eden bir toplantı yapıldı. Liberal Düşünce Topluluğu tarafından düzenlenen toplantının adı “Anadolu’nun Diasporadaki Çocukları İçin Geri dönüşün Yolunu Birlikte Açmak” idi. Basına kapalı tutulan toplantıya yaklaşık 60 kişi katıldı. Bazı LDT üyeleri, Türkiye içinden ve dışından Ermeni, Süryani, Rum katılımcılarla buluştu. Bekir Berat Özipek’in başını çektiği ve Özlem Çağlar Yılmaz ile Harun Kaban’ın ...

Devamı... »

Seçim barajı ve Anayasa Mahkemesi

Türkiye’de seçim barajı sorunu, 1983 tarihli Milletvekili Seçimi Kanunu’nun 33. maddesinden kaynaklanır. Adı geçen maddeye göre “Genel seçimlerde ülke genelinde, ara seçimlerde seçim yapılan çevrelerin tümünde, geçerli oyların % 10’unu geçmeyen partiler milletvekili çıkaramazlar.” 12 Eylül rejiminin yüksek bir baraj koymasındaki asıl gaye, mütedeyyin-dindar kimlikli partilerin Meclis’te temsilini engellemekti. Fakat baraj, bunu kısa bir süre için (1983-1991) başarabildi. Önce Refah ...

Devamı... »

Bir 17 Aralık okuması -III

Bürokratik vesayeti bir başka şapka altında yenilemeye teşebbüs edilmesi bir bakıma şaşırtıcı değil. Bu ülke kuvvetli bir bürokratik tahakküm geleneğine sahip. D. Lal’in işaret ettiği gibi, bürokrasinin teorisi Avrupa’da ortaya çıktı ama bürokrasi kurumu bütün haşmetiyle Doğu’da doğdu. Çin büyük bir bürokratik imparatorluktu. Osmanlı da öyle. Cumhuriyet bu geleneği tevarüs etti ve kuvvetlendirdi. Sarayın yıkılması bürokrasiyi artık neredeyse hiç denetlen(e)meyen ...

Devamı... »