İktibas Yazarlar

Psikolojik Bir İntihar ve Okul Kıyafetleri

Millet olarak hemen her konuda yanardöner bir tutumumuz var. Bugün ak dediğimize yarın kara diyebilir ve bu çelişkiyi de çoğu kez fark etmeyiz. Daha doğrusu dün olan bitenle ilgilenmek yerine neticeye bakar çoğu kez de bilgisizliğimizle yaşanmamış bile kabul edebiliriz. Rahmetli Süleyman Demirel bugüne kadar kaç cana mal olduğu net olarak bilinmeyen bir sorun hakkında kendisine yöneltilen bir soruya “Sorun ...

Devamı... »

McKinsey anlaşmasının kodları

  Türkiye ABD’de yerleşik Mckinsey uluslararası danışmanlık şirketiyle bir anlaşma imzaladı. Daha doğrusu bu şirketi kiraladı. Bazı çevreler bu iş anlaşmasını ekonominin ABD’ye teslim edilmesi olarak yorumladı. Bunun doğru olmadığı açık. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca yapılan açıklamada da belirtildiği üzere şirket bir icra işi yapmayacak. Sadece devletçe ilân edilen hedeflere ulaşmaya yönelik çabaları izleyecek ve tarafsız raporlar hazırlayacak. Hem ABD’de ...

Devamı... »

Kerbela’ya giden yol!

Kerbela’da yaşanan katliamın kökleri cahiliye devri Haşimi-Ümeyye çekişmesine kadar götürülebilecek olsa da asıl zemin Resulullah’ın ardından yaşanan bir takım gelişmelerle atılmıştır. 1380 yıl önce bugün hicretten 61, Resulullah’ın vefatından 40 yıl sonra tarihin en büyük aile katliamlarından biri yaşanmış, İslam Peygamberinin soyu neredeyse yeryüzünden silinmek istenmişti. Ve bugün, Müslümanların bir bölümü için “matem” günü iken bir kısmı içinse “Aşura bayramı.” ...

Devamı... »

İşin Kolayına Kaçmak

Türkiye’nin makus kaderi maalesef hiç değişmiyor. Bir türlü şahsi teşebbüs ve girişimciliği yeterince özendiremiyoruz. Dahası yetişen yeni nesillerimizi de bizi içten içe kemiren ve zayıflatan “memur zihniyetine” teslim ediyoruz. Basın-yayın organlarımız hemen her mecrada müjde manşetleri ile veriyor memur alımlarını hem de kocaman kocaman puntolarla… Üniversite broşürleri bile hangi alanlarda memur olabileceğimiz konusunda bize ipuçları veriyor. Eğitim fakülteleri, Fen-Edebiyat fakülteleri ...

Devamı... »

Acı ilacı içmek: Bugün mü yarın mı?

Bir ekonomide faizlerin ‘yüksek’ olması, elbette, istenmeyecek bir durumdur. Yüksek faiz ekonomiye iki yönden zarar verir. İlk olarak, paradan zahmetsiz para kazanmayı mümkün ve cazip hâle getirir. Bu, insanları reel ekonomiye (üretim faaliyetine) katılmak yerine, tasarruflarını ve diğer kaynaklarını faize yatırmaya teşvik eder. Hatta bazı durumlarda ellerindeki üretken mallarını (sermaye mallarını) nakit paraya çevirerek faiz getiren mevduat hesabına yatırmak, özellikle ...

Devamı... »

Dış politikada çok yönlülük ihtiyacı

Fikren yetişmem ve olgunlaşmam soyut düşünce geleneği içinde oldu. Doğruluğu felsefî, ahlâkî ve tarihî olarak ispatlanmış ilkelerin dünyaya yön verdiğine inanarak okudum, yazdım, tartıştım. Çalışmalarımda hep bu kanaati destekleyen kaynaklara, isimlere gitmeyi tercih ettim. Dünyaya ve beşerî ilişkilere tutarlı bir ilkeler demeti açısından bakmaya çalıştım. Soyut ilkelerin dünyaya şekil ve yön vermesi olgusunun milletler arası ilişkilerde de geçerli oluğunu düşünmeye ...

Devamı... »

ABD’nin Brunson politikasının arka planı

Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin süreklilik arz edecek şekilde tek düze ve ılımlı olduğu söylenemez; değişen dönemlerde değişen şiddetlerde gerilimler yaşanabilmektedir. Bunlardan en bariz olan birkaçı, PKK-PYD-YPG terör örgütlerinin çok aşikâr bir şekilde silahlandırılarak Türkiye’ye karşı kullanılması; hain FETÖ terör örgütünün her ne pahasına olursa olsun Türkiye’ye karşı kullanılması; bu örgütün hain elebaşının, bütün hukukî taleplere rağmen Türkiye’ye iade edilmemesidir. ...

Devamı... »

Amerikan çeliğini korumak kimi korumaktır?

ABD basını, akademisyenleri ve politikacıları her fırsatta Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve onun üzerinden Türkiye’ye laf sokuşturuyorlar ama kendi gözlerindeki merteği görmüyorlar. Ticaretin insanların dilini incelteceği, nezaketini artıracağı, barışçıl eğilimlerini güçlendireceği ve ekonomik hayatın kavramlarını anlamasının kolaylaştıracağı söylenir. Gel gör ki, D. Trump bu tezleri yalanlayan canlı-ayaklı bir delil olarak ortalarda dolaşıyor. Kaba, tehditkâr, şantajcı bir tip profili çiziyor. Böyle birinin iş ...

Devamı... »

Suruç (2) İktidarın ölümcül günahları

Seçimden bir hafta önce Suruç’ta meydana gelen ve dört kişinin hayatını kaybettiği olay hakkında medyanın tavrına daha önce değinmiştim. Medyanın üç büyük günahı vardı, ama tek günahkâr medya değildi. İktidar da üç ölümcül günah işlemişti. İlki, çok acı bir olayı siyasi kazanca dönüştürme hevesiydi. İktidar olayı hemen “PKK’nin Ak Parti’ye saldırısı” olarak mimledi ve bunu bir hafta sonra yapılacak seçimlerde bir propaganda ...

Devamı... »

Damdan düşenin hâlinden damdan düşen anlar

“İfade özgürlüğü” ile bağlantılı “suçlarda” yargılamaların tutuksuz yapılması çağrısı yapan bir önceki yazım okuyucularımın çoğu tarafından yerinde ve iyi bir talep olarak karşılandı. Ancak,  yazıdan memnun olmayanlar da çıktı. Aşırıya kaçan bazıları yazının ifade özgürlüğüne inanmadığımı ve kayıtsız şartsız ifade özgürlüğünü savunmadığımı gösterdiğini iddia etti. Yargılama usulüyle ilgili bir talepte bulunmamdan ifade özgürlüğüne inanmadığım sonucunu çıkarmak epeyce bir düşünememe ve ...

Devamı... »