İktibas Yazarlar

Kartepe Zirvesi ve FETÖ’yü çözmek

Türkiye 15 Temmuz 2016’da sarsıntıları hâlâ devam eden müthiş bir olay yaşadı. Yargı tarafından FETÖ adı verilen, bünyesinde terör unsurunu da barındıran, İslâmî görünümlü, totaliter bir ezoterik örgüt, uluslararası ortaklarıyla birlikte, ülkenin parçalanmasıyla, işgal edilmesiyle, iç savaşla da sonuçlanabilecek bir darbe teşebbüsüne girişti. Bu, “darbekolik” ülkemizin şimdiye kadar gördüğü en ...

Devamı... »

Sosyalizm neden kaçınılmaz olarak diktatörlük üretir?

Sosyalizm en geniş ölçüde 20. yüzyılda uygulanma alanı buldu. 1900’lerin ikinci yarısında yaklaşık 40 ülkede sosyalist rejimler kurulmuş bulunuyordu (fakat sadece 15 kadarı uluslararası komünist harekete dahildi; resmen ve gerçekten komünist parti yönetimleriydi). Bu rejimlerin ortak özellikleri de vardı, farklı yanları da. Şaşmaz ortaklık hepsinin diktatörlük olmasıydı. Sosyalist ülkelerin tamamı ...

Devamı... »

Ekim Devrimi’nin 100. yılı münasebetiyle: Sosyalizmin görmezden gelinen başarısızlık ve kötülükleri

Daha önceki yazılarımda da altını çizdiğim üzere, sosyalizm kendi başına bir teori hüviyetinde inşa edilmedi. Bir kapitalizm eleştirisi olarak formüle edildi.  Marksist düşünce zembereği içinde, sosyalizmi bir tez olarak sunmak ve hem sosyalizmden komünizme hangi dinamiklerle ve nasıl geçileceğini, hem de gerek sosyalizmde gerekse komünizmde hayatın nasıl olacağını açıklamak gerekirdi. ...

Devamı... »

Ekim Devrimi’nin 100. yılı münasebetiyle: Sosyalist rejimler birer vahşet rejimiydi

Siyasal rejimler çeşitli ölçütlerle değerlendirilebilir. Benim için en önemli ölçüt insanların hayat hakkına saygıdır. Zira insan hayatı kutsaldır. Bir insanın hayatı bir başkası tarafından hiçbir amaç ve değer uğruna elinden alınamaz. Hiçbir ideoloji, tasavvur, din, siyasal proje veya toplumsal ütopya, insanları öldürmeyi meşrulaştıramaz. Ne insanlar birer melek, ne de insanlık ...

Devamı... »

AK Parti’nin bekası gençliğin geleceği

Türkiye, her zaman olduğu gibi gündelik siyasetin izbe sokaklarında vakit kaybederken çok önemli sorunlarımız ise yine yerli yerinde duruyor. Emek ve zamanımızı bu sorunların çözümüne harcamak yerine israf ediyoruz. AK Parti kendi bekası ile ülkenin bekasını uzun süredir birleştirdiği için eskisi gibi halkın sorunlarına çözüm üretmek vasfını yitirmiş gözüküyor ve ...

Devamı... »

Halk, siyasiler ve elitler

Türkiye dönüp dolaşıp hep aynı yerlerde patinaj yapıyor ve işin kötüsü bu sorunların çoğu halk için gerçekte bir problem de değil; halk bu problem alanlarını kendi içinde zaten bir şekilde çözmüş. Tabii ki burada her şeyin güllük gülistanlık olduğu iddiasında değilim ancak halk arasında yazılı olmayan zımni bir anlaşmanın varlığından ...

Devamı... »

Zweig, AB ve biz

Stefan Zweig (1881-1942), Avrupa’nın 20’nci yüzyılda yetiştirdiği en büyük dehalarından biriydi. Zweig, İbn-i Haldun okumuş mudur bilinmez ama o da İ. Haldun’a benzer bir şekilde tarihin gel-gitlerle, yükselişler ve geri çekilişlerle dolu olduğunu söyler. S. Zweig’ın özgür ruhu Avrupa’nın karanlık bir çağın içinde çırpındığı günlerde her şeye rağmen özgürlüğün savunucusu ...

Devamı... »

AB’ye ihtiyaç kalmadı mı?

Türkiye’nin AB serüvenini 1959’a kadar geriye götürebiliriz. Ancak bizim AB maceramız birbirini gerçekte istemeyen ama istermiş gibi yapan kimselerin arkadaşlık ilişkisine benziyor. Uzun yıllardır taraflar kendilerine biçtikleri rolü oynadı ve bugün geldiğimiz noktada ise artık bu ilişkinin mesut ve bahtiyar bir sonla bit(e)meyeceği açıkça söylemeye başladı. Avrupa’da Yunanistan’dan geri kalmama ...

Devamı... »

Cumhurbaşkanı “Alevi sorunlarını çözün!” dese…

Muharrem ayı gelmişken hem Cumhurbaşkanımıza hem de hükümete sorsak; Alevi açılımına ne oldu? Kürt açılımının akıbetini biliyoruz; PKK ve uzantıları sayesinde hendeğe yuvarlandı ancak Aleviler ne hendek açtı ne de barikat kurdu. Çok çok AK Parti’ye oy vermedi, siyasetini beğenmedi, karşısında yer aldı. Peki, bunlar sorunlarının çözülmemesi için bir sebep ...

Devamı... »

Sorun sadece TEOG’da değil!

Eğitim-öğretim faaliyetlerinin içinde birisi olarak baştan söyleyeyim ki TEOG’un kaldırılması ve bugünden yarına tümden sınavsız bir sisteme geçilmesi mümkün değil. Devletinden özeline bütün okullarda öğrencilerin notları öğrenciden ve öğretmenden bağımsız şişirilmek zorunda kalınırken, okul notlarına dayalı öğrenci yerleştirilmesi nasıl mümkün değilse bütün okulların kendi sınavlarını kendilerinin yapmaları ve öğrenci seçiminde ...

Devamı... »