Hangi Liberalizm?

Liberallerin ayrışmasının temelleri (6) Farklı yöntemler ve donanımlar

Liberaller arasındaki ayrışmayla ilgili yazılarımda beş vakaya farklı bakışın liberaller üzerindeki etkilerini irdelemeye çalıştım. Söz konusu ayrışmanın liberallerin bireysel olarak düşünme, dünyaya yönelme metotları ve kişisel donanımlarıyla bir ilişkisinin de bulunabileceğini düşünüyorum. Daha önceki tecrübelerimle son vakaları birleştirdiğimde bu kanaatim kuvvetleniyor. Son yazıda bu konuya temas edeceğim. Eskiden beridir liberal camiada karşımıza çıkan bir problem bazı liberallerin kendini tek alanla ...

Devamı... »

Liberallerin ayrışmasının temelleri (4) Gezi depremi

Liberallerin ayrışmasıyla ilgili dizinin dördüncü yazısında Gezi’nin tesirleri üzerinde duracağım. Gezi ayrışma hususunda adeta bardağı taşıran son damla oldu. Birçok kimse için tam bir deprem etkisi yarattı. Birkaç hafta içinde, sadece kimi kıdemli liberaller değil, liberallik fikrî kariyerinin daha başında olan bazı gençler bile, belki de bilhassa onlar, kendilerini bir ayrışmanın ve kutuplaşmanın içinde buluverdi. Kabul etmek lâzım ki Gezi ...

Devamı... »

Liberallerin ayrışmasının temelleri (3) Dindar muhafazakârlar ve AK Parti

Bu yazıda üzerinde yorum yapacağım ve liberallerle ilişkilerini yahut liberallerin kendilerine bakışını yorumlayacağım kesim dindar muhafazakârlar. Muhafazakârlık kelimesinin önüne dindar kelimesini ekleyişimin iki sebebi var. Biri, ülkede başka muhafazakârların da olduğuna inanmam. Meselâ, Kemalist sosyal demokratlar da muhafazakâr, hatta tutucu. İkincisi, liberallerle ilişkisi sorgulanması gerekenin sadece aktif AK Parti liderliği değil fakat aynı zamanda daha geniş dindar Müslüman camia olması. ...

Devamı... »

Liberallerin ayrışmasının temelleri (2) Demokrasi davaları

Türkiye silahlı bürokrasinin siyasete etkisi ve müdahalesi açısından dünya ülkeleri arasında en başlarda yer alıyor. Rakipleri Pakistan, Mısır. Bir zamanlar aynı saflarda bulunan Şili, Arjantin, Brezilya gibi Latin Amerika ülkeleri 1990’lardan itibaren darbelerle hesaplaştılar ve darbecilerini cezalandırdılar. Şimdi nispeten iyi işleyen demokratik sistemlere sahipler. Türkiye’de 1960, 1971, 1980, 1997’de açık askerî darbeler veya siyasete müdahaleler vuku buldu. 1962’de ve 1963’te ...

Devamı... »

Liberallerin ayrışmasının temelleri (1) Kürt meselesi

Liberaller arasında bir ayrışma süreci yaşanıyor. Bu benim için üzücü, ancak, şaşırtıcı olmaktan uzak. Bir bakıma da kaçınılmaz. Hayat böyle bir şey. Birçok kimse bu ayrışmanın Gezi’yle doğduğunu düşünüyor. Gezi’nin katkılarını inkâr etmemekle beraber, sürecin çok daha önceden işlemeye başladığını düşünüyorum. 28 Şubat sürecinin başlarında da bir ayrışma yaşandı. 2006’da benim İzmir’deki konuşmamdan sonra Kemalistlerin şahsıma karşı açtığı linç kam-panyasından ...

Devamı... »

Atilla Yayla ve Liberal Düşünce Topluluğu

Hem bu köşede hem televizyonlarda hem de Taraf‘ta yazarken defalarca Atilla Yayla’ya yönelen linç sürecini anlattım, hatırlattım… Prof. Dr. Atilla Yayla, 18 Kasım 2006’da katıldığı bir konferansta “AB üyelik süreci devam ederse ileride Türkiye’ye gelen Avrupalılar, ‘Neden her yerde sadece Atatürk’ün heykelleri var, neden her yerde sadece aynı adamın fotoğrafları asılı?’ diye soracaklardır,” demişti. Bunun üzerine Turgay Ciner’in patronajındaki ve Osman ...

Devamı... »

Çok Eşlilik Liberal Açıdan Savunulabilir Mi?

Liberal teori, birbirinden farklı birçok yaşam tarzını ve ilişkiyi devlet müdahalesi olmadan bireylerin özgürce seçimleri sonucunda hiçbir baskı altında kalmadan yaşamalarının yollarını ve imkanlarını oluşturmanın peşinde olan bir düşünce sistemidir. Ancak insan ilişkilerinin kompleksliği ve çeşitliliği bütün insan ilişkileri için standart bir norm veya prensip ortaya koymaya imkan vermemektedir. Çok eşliliğin legalleştirilmesine dair tartışmalar, insan ilişkilerini tek bir prensip içine ...

Devamı... »

Doğan Gürpınar – İki Tarz-ı Liberteryenizm

Liberteryenizm, ahlaki olarak bireylerin otonomilerine dışarıdan hiç bir müdahalenin meşru olmadığını, bu sebeple sadece bireylere yönelmiş değil kamusal alana dahil hiç bir konuda hiç bir kısıtlamanın kabul edilemeyeceğini savlar. Yani, ahlaki olan her türlü kısıtlamanın, sınırlamanın, müdahalenin olmamasıdır, yokluğudur. Kuşkusuz, siyaset kamuyla ve kamunun ortak alanlarıyla ilgilendiği için liberteryenizm öncelikle ve kaçınılmaz olarak yasal sınırlamalara ve devletin müdehalelerine karşıdır. Vergi ...

Devamı... »