Hangi Liberalizm?

Körler-Sağırlar Kakofonisi ve Liberal Çözüm – Can Beysanoğlu

Bugünlerde siyasî tartışmalar iyice körler-sağırlar diyaloğunu andırıyor. İçe kapanık odalarda kendi bağırtılarının yankısını duyarak haz alan kesimler farklı odalarda çıkartılan seslere kulak vermiyor. Ortak referansları kalmayan topluluklar kendi içine dönük propagandalarını ancak kendilerinin anlayacağı ahlakî ve anlamsal çerçevede yaparken, karşı cenahtan hiçbir reaksiyon alamayınca, bu sefer daha çok bağırmayı, daha çok sertleşmeyi maharet sayıyor. Meselenin iki boyutu var: Birinci boyutu, ...

Devamı... »

Diktatörlüklerin ahlâkî evreni

Diktatörlük modern bir fenomen. Modern diktatörlükler öncesinde de insanlara ağır baskı ve zulüm uygulayan siyasî yapıların var olduğuna kuşku yok. Ancak, onların, baskı, tahakküm ve zulmün boyutları, araçları, fikrî ve felsefî temelleri bakımından modern diktatörlüklerle karşılaştırılması çoğu zaman anlamsız ve modern diktatörlüklerin gerçek mahiyetini kavramaya mani olacak yanılgılara ve benzetmelere yol açabilecek bir çaba. Bu yüzden, modern diktatörlükler kendi başına ...

Devamı... »

Postmodernizm ve Liberalizm – Can Beysanoğlu

Eleştirmenleri, modernliğe baktıklarında tek-biçimliliği, merkeziyetçiliği, araçsal aklın yaygınlaşmasını gördüler. Buna göre, farklı ve kıyaslanamaz değerler aklın dar süzgecinden geçirilerek hiyerarşik sıraya diziliyor; tikeller evrensel biçimde kendini dayatan tek-biçimliliğe dönüşmeye zorlanıyor; her türden duygu, tutku, sezgi, fantazi ve içsel deneyim irrasyonel bulunup dışlanıyor; beşerî ilişkiler kapitalist metalaşmanın baskısı altında araçsal mantığa esir oluyordu. Bu normlara uyum sağlayamayan değer ve kavramların payına ...

Devamı... »

Liberalizm Üzerine Birkaç Not – Can Beysanoğlu

7 Temmuz tarihli Yeni Şafak gazetesinde, yazar Sayın Yusuf Kaplan’ın köşesinde liberalizmi eleştiren bir yazı yayınlandı. Sözkonusu doktrine dönük birçok ithamı içeren yazının tezleri, üzerinde durulmaya ve ciddiyetle ele alınmaya değer. Ülkemizde liberalizmin siyasal kültürde kökleştiği, yaygınlık ve saygınlık kazandığı, çokça takipçisinin bulunduğu, fikrî hegemonya kurduğu pek söylenemez. Buna rağmen, bu doktrinin eleştirmenleri onu belirli bir dönemle, bir hâkim paradigmayla, ...

Devamı... »

Otoriteryen kapitalizm olur mu?

Kapitalizm bize ne yapmamız gerektiğini, hayatımızı nasıl yaşayacağımızı, doğrularımızı yanlışlarımızı belirlememizi, nasıl bir insan olmamız gerektiğini, diğer insanlar ile olan ilişkilerimizin içeriğini, paramız ile ne yapacağımızı, hangi şirketin ürünlerini alıp almayacağımızı, yurtdışından kendimize ürün getirip getiremeyeceğimizi, elimizdeki ekonomik kaynakları nasıl kullanacağımızı, kiminle çalışmak istediğimizi, ne üretmek istediğimizi, elimizdeki parayı istediğimiz zaman elimizden çıkarıp çıkarmayacağımızı, paramızı başkaları ile paylaşıp paylaşmayacağımızı, diğer ...

Devamı... »

Liberalizm Krizi Tartışmalarının Düşündürdükleri

Temel özellikleri etnik/dini ayrımcılık, zenofobik milliyetçilik, devletçi ekonomi ve seçimlere indirgenmiş bir demokrasi anlayışı olan ve genellikle popülist olarak adlandırılan siyasi hareketler bütün dünyada güç kazanıyor. Seçimleri reddetmemekle birlikte insan hakları fikrini değersizleştirip, denge ve denetleme mekanizmalarını etkisiz hale getirmeye çalışan çoğunlukçu bir anlayış bu. Donald Trump’ın ABD Başkanlığı, Polonya ve Macaristan gibi AB ülkelerinde otoriter yönelimleri çok güçlü partilerin ...

Devamı... »

Nagehan Alçı – Liberal Düşüncenin Büyük Mağlubiyeti

Ben bir liberal-demokratım. Liberalizmin siyasi düşünceler tarihindeki en makul ve mantıklı fikir akımı olduğu kanaatindeyim. Bunu da yeri geldiğinde vurgularım. İnsanlığın ortak huzuru ve barışının sağlanması için liberal-demokrat düşüncenin yaşamsal önemine inanıyorum. Kuşkusuz liberalizm de kendi içinde entelektüel açmazlar barındırıyor. Hem liberalizm ile demokrasi mekanizması arasında hem de liberalizm ile mevcut kapitalizm arasında çözülmesi çok zor belki de imkansız çelişkiler ...

Devamı... »

Müslüm ve Freddie Mercury: İki Göçmenin Hikâyesi

İstanbul’un tahtını koruduğu, ancak diğer illerle mesafesinin bu kadar açılmadığı yıllarda, sadece bereketli topraklarıyla değil sermaye birikimi, ticarî ve sınaî kapasitesiyle de müthiş bir çekim merkeziydi, Adana. Öyle ki Türkiye’nin en büyük holdinglerinden birini bu şehirde kuran Sabancı ailesi bile Talas’tan (Kayseri) gelip Adana’ya yerleşmişti. Göçmendiler. Farklı coğrafyalardan kopup emeğine, sermayesine ve talihine güvenerek bu şehre gelen insanlar Adana’ya ve ...

Devamı... »

Bireyin politikaları: Ahlâk, gerçek, tercih

Ahlâktan türeyen gerçek, gerçek üzerinden yapılan tercihler, tercihler sonucu oluşan politikalar  Gerçeğin ne olduğunu merak mı ediyorsunuz? Gerçek olanı olduğu gibi algılamak ve anlamaktır. Ya aklımızda işlem görüp dışarıya çıkan bilginin ne olduğu? Bu çıktı da gerçeklik olacak mıdır? Objektivist açıdan bu böyledir. Gerçekten türeyecek kavram bile gerçeklik içindedir ve gerçeklikle tanımlanır. Evet materyalizm her şeyi açıklayamaz. Bu bir “gerçek”. ...

Devamı... »

Emek, değer belirleyen midir, değeri belirlenen midir?

Yıllar öncesinde bir gün üniversitedeki odamın kapısı vuruldu. Bir kız öğrenci çekingen bir tavırla içeri girdi. Benimle konuşmak istediğini söyledi. Buyur ettim. Vizeden aldığı nottan memnun olmadığını belirtti. Gayet iyi bir kâğıt verdiğini ve çok daha yüksek — hatta tam — not alması gerektiğini ifade etti. Sınav kâğıtlarını henüz idareye teslim etmemiştim. Öğrencinin kâğıdını buldum ve gözlerinin önünde tekrar okudum. ...

Devamı... »