Sığınmacılar

Emanet

Hayal meyal hatırladığım bir hikaye var, bana anlatıldığında daha küçük olduğum için bağlantılarını ve isimlerini karıştırdığım ya da karıştırdığımı sandığım. Belki de etkisini çocukluğun getirdiği refleksle büyüttüğüm. Çünkü çocukken kocaman gelir dünya. Hikaye şöyle, İkinci Dünya Savaşı’nda Stalin’in zulmünden kaçan pek çok Kafkasya Halkı gibi benim ailem de kaçmış. Savaşın koca yerküreyi tıpasını kapatıp çalkaladığımız bir içecek misali karman çorman ...

Devamı... »

Neden vatanlarında kalıp da savaşmamışlarmış!

Neden ülkelerinde kalıp savaşmamışlarmış da buraya sığınmışlarmış! Bunu söyleyenler, hayatın, insanın ve savaşın doğası hakkında hiçbir şey bilmiyorlar demektir. Çünkü: Bir toplumun bütün unsurları savaşamaz; özellikle de toptan yok olma tehdidi varsa. Savaşabilecek durumda olanların savaşmamasının da objektif koşulları vardır. Her zaman kahramanlık veya cesaret meselesi değildir bu; canınızı vermeye hazır olsanız bile bazen bunu yapamazsınız. Dünyanın bin bir türlü ...

Devamı... »

Sınırlar ve sığınmacılar

Aslında bütün mesele, egemenlerin sınırı nereden çizdikleriyle ilgiliydi. Cetveli biraz daha aşağı kaydırsalar bugün “vatandaş” olacak insanlar “sığınmacı” oldular. Bugün bazılarının uzaylı gibi baktıkları Suriyeli göçmenler, Batılı devletlerle müzakereler farklı sonuçlansaydı, belki de bugün “milletimiz”in bir parçası olacaklardı. Antep ile Halep birbirinden bugün sandığımız kadar uzak değildi; araya sınır çekildiği halde Suruç’un sınır boyundaki sakinleri, namaz vakitlerini “öteki tarafta” kalan ...

Devamı... »

İnsaf

Doksanlı yıllarda çocuk olmak demek Pazar günleri akşamüstü banyo yaptıktan sonra anneniz saçınızı kuruturken “Bizimkiler” izlemek demekti. O yüzdendir ki, bazı toplumsal olayların anlaşılmasında “mahalle” metaforunun kullanılmasının belirli bir neslin daha rahat kavraması için gerekli olduğunu düşünüyorum. Lütfen aşağıdaki durum betimlemesini bazı şeyleri size ancak metafor ile anlatabilecek kadar dehşete düşmüş olmanın özeti olarak ele alın. Zira bir kısım insanın ...

Devamı... »

Suriye Kökenli Türkiye Vatandaşları

Siyaset bilimine giriş dersinin ilk konularından biridir ‘vatandaşlık.’ Çok basit ve teknik sayılabilecek bir konudur esasında. Özetle, devlet ile birey arasındaki ilişki olarak tanımlanır. Bu ilişki özelde, hak ve ödevler üzerine kuruludur. Bazılarımız kutsal ya da amaçsal anlamlar yüklemeye çalışsa da bir devletin, egemenliği altında bulunan topraklarda yaşayan bireylerle kurduğu vatandaşlık ilişkisi aslında oldukça araçsal bir durumdur. Diğer bir deyişle, ...

Devamı... »

O kız çocuğu kapınızda

“Çok isteyen Suriyelileri kendi evine alsın” diyor, Facebook paylaşımında. Ne kadar sıradan bir ırkçılık, ayrımcılık yaptığının farkında değil. Çünkü söylem düzeyinde insanlığı, hümanizmi kimseye bırakmayacak kadar çok kullanan, ne kadar hoş ve güzel unvan varsa hepsine sahip olduğuna inanan bir Türkiye solcusu o. Kendisi hakkında bu kadar iyimser bir insanın içinden, nasıl oluyor da konu sığınmacılar olunca, daha doğrusu Suriyeli ...

Devamı... »

Sait Gürsoy – Suriyeli Çocukların Eğitim Sorunu

Cumartesi günü, değerli dostum, Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Enver Yücel’le birlikte Şanlıurfa’daydık. Şanlıurfa Bahçeşehir Koleji’nin organize ettiği, Suriyeli mülteci çocukların eğitim sorunu konulu konferansa katıldık. Konferanstan önce, Şanlıurfa Valisi İzzettin Küçük ve Enver Yücel Suriyeli çocuklarla Şanlıurfa Bahçeşehir Koleji öğrencileri arasında gerçekleşen futbol maçında oynadılar. Sosyal sorumluluk anlayışıyla düzenlenen etkinlik kapsamındaki maç 1-1 bitti. Maçın ardından New York Üniversitesi ...

Devamı... »

Randal O’Toole – Refugees or Immigrants?

Early this week, the Antiplanner listened to a presentation in Greece about the Syrian refugee crisis. The presenter noted that almost all members of the European Union had signed theDublin agreement defining how countries should treat refugees. A major exception, however, was Turkey, which treated people fleeing Syria as potential immigrants rather than refugees. The speaker made it sound as ...

Devamı... »

Tek bir soru: “Neden?” Üç cevap, Sosyal Psikolojiden

İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün resmî verilerine göre 2016 yılı itibariyle Türkiye’de geçici koruma kapsamındaki Suriyeli birey sayısı 2.750.059. Ülkelerindeki savaş halinden kaçışlarının özellikle 2014 ve sonrasında hız kazandığı, son üç yılda gelen kişi sayısındaki artıştada kendini göstermekte. Özellikle son iki yıldır politikacıların, akademisyenlerin, hatta hemen hemen herkesin Suriyelilerin durumunu ele alırken baktıkları pencere kendi ardalanları temelinde. Kuşkusuz bir ...

Devamı... »

Ekrem Çoraklık – Muhacir Torunları ve Suriyeliler

Yukarıdaki tabloyu ve kısa metni tarihçi Justin McCarthy’nin “Ölüm ve Sürgün” adlı kitabından aldım. Memleketimizin her yöresinin Suriyeli misafirlerimizin mecburi göçüne maruz kaldığı bu günlerde bölgesel de olsa, az miktarda da olsa Suriyeli misafir kardeşlerimizi itibarsızlaştırıcı, istemezükçü bayağılıklar ve bencillikler bir muhacir torunu olarak bendenizi ziyadesiyle rahatsız etmektedir. Misafir mülteci kardeşlerimizi istemeyenlerin birçok gerekçesi var. Bir kısmı güvenlik, bir kısmı ...

Devamı... »