Düşünce Özgürlüğü

Küfür ve hakaret ifade özgürlüğüne girer mi? – Atilla Yayla

AYM Başkanı Prof. Dr. Zühtü Arslan Ankara’da Hacı Bayram Veli Üniversitesi tarafından düzenlenen bir toplantıda yaptığı “Anayasal Hak ve Özgürlüklerin Sınırlandırılması” başlıklı konuşmada hem ifade özgürlüğünün taşıdığı büyük öneme hem de bu özgürlüğün sonsuz ve sınırsız olamayacağına işaret etti. Arslan’a göre ifade özgürlüğü şu üç şeyi kapsamaz: Hakaret, şiddet övgüsü ve nefret konuşması… Arslan elbette sadece AYM Başkanı sıfatıyla konuşmadı, ...

Devamı... »

Ali Babacan’ın ODTÜ’de Konuşturulmaması Ne Anlama Geliyor?

Medyaya yansıyan haberlere göre, DEVAP lideri Ali Babacan mezunu olduğu ODTÜ’de konuşması engellendi. Engelleyen radikal sol grup engelleme gerekçesi olarak Ali Babacan’ın uzun süre AK Parti’de ve AK Parti iktidarlarında yer almasını ve özelleştirme dahil ‘neo-liberal’ politikaların uygulanmasında başı çekmesini gerekçe olarak gösterdi. ODTÜ’nün kendilerine ait olduğu ve Babacan’ı üniversitede istemedikleri yolunda sözler sarf etti. Ali Babacan engellenmesine ilişkin bir ...

Devamı... »

Meta’nın Bağımsız Yargısı: Gözetim Kurulu

Sosyal medya araçları, günümüzde ifade hürriyetinin sağlanabilmesi için oldukça önemli bir fırsat ve gelişmedir. Sosyal medya araçları sayesinde, sansür ve baskı ortamı görmezden gelinemeyecek ölçüde azalmış, özellikle otoriter yönetimlerin ifade hürriyetine yönelik ihlal edici tutumlarına karşı bir çeşit direnç yolu meydana gelmiştir. Her ne kadar hükümetler sosyal medya mecralarını denetleme arzusuna girişseler de devasa büyüklükteki şirketler devletlerin bu taleplerine çoğunlukla ...

Devamı... »

Küfür ve Hakaret İfade Özgürlüğüne Girer mi?

İfade özgürlüğüne ilişkin, zaman zaman dile getirilen bir yaklaşım var. Buna göre ifade özgürlüğü neredeyse sınırsız olmalıdır ve bu çerçevede küfür ve hakaret de fikir ve ifade özgürlüğüne dahildir. Yani bir kimsenin bir başka kimseye küfretmesi veya ona hakaret etmesi ifade özgürlüğü içinde görülmesi ve değerlendirilmesi gereken bir davranıştır. Söze sözle karşılık verilebileceği için küfredene küfredilenin küfretmesi ve hakaret edilenin ...

Devamı... »

Kitlelerin Bilgeliği ve Türkiye Demokrasisi

Modern insan, aklı, bireysel ve toplumsal hayatta doğrunun yegâne kaynağı olarak görmeye meyilli. Bunu ifade eden tipik bir söz “aklın yolu birdir” ifadesi. Bu söz her problemin tek çözümü olduğu ve bunun da bu sözü sarf eden tarafından bilindiği çağrışımı yapıyor. İlginçtir, aklı öne çıkarma ve neredeyse tekelci biçimde vurgulama bakımından ideolojiler ve hatta dinler arasında fazla fark yok. Sosyalist ...

Devamı... »

Doğruyu İstememek

Doğrunun ne olduğu çeşitlendiğinde Aslında konuya öncelikle çeşitli perspektiflerden yaklaşmakta fayda var. Birincisi, insanların “doğru” üzerinde anlaşamamaları diyebiliriz. Burada bir ahlaki çoğulculuk ve objektif veri üzerinde herkesin farklı okumalar yapmasını gösterebiliriz. Değerler düşüncesi ve/veya sisteminin içerdiği değişiklikler burada doğruları çeşitlendiriyorlar. Doğrunun tanımlanması, anlaşılması ve yorumlanmasındaki bu iyi olarak görülebilecek çeşitlilik doğruyu da çeşitlilik üzerinden tanımlıyor. “İyi” fikrinin bir paralel yansıması ...

Devamı... »

Madalyonun İki Yüzü: Linç Edilmek veya Kahraman Olmak

Geçtiğimiz günlerde 7 Ocak’ta vizyona giren yeni bir Asgar Farhadi filmini (Kahraman) izleme fırsatı buldum. Filmde, bir borçlunun (Rahim Sultani) borcundan dolayı hapse girmesi ve sonrasında alacaklıyla anlaşma çabası ve bu süreçte tesadüfen ve bir anda kahraman oluşu konu edilmiş ve bu hikaye üzerinden dallanıp budaklanan, izlerken izleyiciyi içine çeken harika bir yapım olmuş. Farhadi, filmde, Rahim Sultani’nin kahraman oluşu üzerinden medyanın ...

Devamı... »

İnsanın Kendini Keşfetmesi, “Bilmeme” ve Medeniyet İnşâsı

Hayatı amaca matuf yaşamak, bir mefkûreye sahip olmak ya da her daim istikamet üzere olmak, insanın kendini “keşfetme”, “bilme” ve “iyiye” yolculuğunun güzergâhını oluşturan hakikatlerdir. Aksi, Herakleitos’un “Arzu edilen şeyin bedelini ruh öder” dediği noktadır. Fıtrata aykırı davranan insan derinlerde acı duyar. Hayattaki en büyük sahtekârlıklardan birinin sîreten eğri olunduğu halde, sûreten doğruymuş gibi görünmek olduğu gerçeği ise herkesi rahatsız ...

Devamı... »

“Ölürse tenler ölür, canlar ölesi değil”

“Ölürse tenler ölür, canlar ölesi değil.” Bu söz Yunus Emre’nin “Ten fanidir can ölmez/ Çün gitti geri gelmez/ Ölürse tenler ölür/ Canlar ölesi değil” şiirinden mülhem Haldun Taner’in yakinen tanıdığı arkadaşlarının, dostlarının vefatları üzerine yazdığı anma yazılarını ve portrelerini topladığı kitabın ismidir. Elbette bu kitabı tanıtmayacağım. Fakat cümlenin mahiyeti üzerinde durulmaya çokça değer olduğunu düşünmekteyim. Hegel der ki “Ancak gayesi ...

Devamı... »

Atatürkçülere Nasıl Yardım Edebiliriz?

Yazının başlığının yanlış bir izlenim uyandırmasını istemem, bu nedenle, daha baştan, pozisyonumu açıklamakta fayda görüyorum. Atatürkçüleri aciz, kendi problemlerinin üstesinden gelemeyen, zavallı insanlar olarak görmüyorum. Birçoğunun meslek sahibi, çalışkan, dürüst insanlar olduğunu biliyorum. Yazının başlığıyla kastettiğim, onların siyasî felsefedeki ve bunun kaçınılmaz sonucu olarak günlük hayattaki açmazları. Bu açmazlar Atatürkçülerden daha geniş bir çevreyi etkileyen birçok kötülüğün kaynağı. Bu yüzden, ...

Devamı... »