Çözüm Süreci

Kürt Sorunu ve Yeni Anayasa (I)

Türkiye’nin anayasal ve hukuki düzenini yenilemesini zorunlu kılan birçok neden var. Çoğu kimsenin aşağı yukarı farkında olduğu bu nedenler arasında Kürt sorununun çözümünü kolaylaştırma ihtiyacı şüphesiz ki önemli bir yer tutuyor.  Kürt sorununun çözülmesinden değil de “çözümünün kolaylaştırılması”ndan bahsetmem boşuna değil. Çünkü, anayasal düzenleme, başka temel sorunlarımız gibi, bu büyük sorunumuzu da kendi başına çözemez. Ne var ki, halihazırdaki anayasal ...

Devamı... »

İslam ortak paydası Kürt sorununa çare olabilir mi? (1)

BDP’nin bağımsız milletvekillerinden Altan Tan’ın Radikal’den Ezgi Başaran’a verdiği söyleşi İslam ortak paydasının Kürt sorununun çözümünde taşıdığı önem konusundaki tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Tan şöyle diyor: “İktidarın sahibi olan Müslüman Türkler ümmetçi kalabilselerdi, her şey farklı olabilirdi. (…) Ümmetçilik; 1- Bütün Müslümanlar’ı kendisine eşit görmektir. Mesela Türkçe anadilde eğitim varsa Kürtçe anadilde eğitim de vardır. 2- Müslüman olmayan herkesin de ...

Devamı... »

Kürt açılımı devam edecek mi?

Eğer siyaset, sorunlara çözüm üretmekse, demokratik açılım devam etmek zorunda. Kürt sorununu çözmede devlet veya örgüt şiddetinden medet ummuyorsak demokratik açılımdan başka bir yol yok. Siyaset de pürüzsüz değil elbette. Çözümü taşıyacak siyasal aktörlerin rekabeti, önyargıları ve korkuları büyük engeller yaratıyor. Daha açık konuşursak, AK Parti ve BDP arasındaki rekabete sıkışıp kalma riski az değil. Çözüm için vazgeçilmez olan bu ...

Devamı... »

‘Kürt yazı’ ve Kürtçülerin paradoksu

 The New York Times gazetesinin geçen cuma günkü sayısında, BDP destekli “bağımsız” vekillerden Sebahat Tuncel imzalı bir yazı vardı: “Arap Baharı, Kürt Yazı”. Tuncel, mensubu olduğu Kürt milliyetçi hareketinin talep ve şikayetlerini sıralıyor, AK Parti hükümetini de şiddetle eleştiriyordu. Türkiye devletini veya hükümetini yeren bu gibi yazıların dış basında yayınlanmasını “memleketi dışarı şikayet etmek” diye yorumlayan ve “ihanet”ten sayan bir ...

Devamı... »

Kürt sorununu kim çözebilir?

AK Parti demokratikleşme yolunda ilerlemek istiyorsa Kürt meselesini çözerek bu süreci geri döndürülemez bir noktaya ulaştırabilir. Bu meseleyi çözen bir Türkiye anti-demokratik ve vesayetçi anlayışın elindeki en büyük ‘koz’u almış olacak. Biliyoruz ki 1925’te çok partili, görece demokratik rejimden sapılırken kullanılan baş ‘bahane’ Kürt meselesiydi. Takriri Sükun Kanunu’yla Türkiye’nin susturulması, Terakkiperver Parti’nin kapatılması, basının hizaya çekilmesi, yani bildiğimiz anlamda Kemalist ...

Devamı... »

Nasıl bir özerklik?

Erdoğan ve Kılıçdaroğlu, Diyarbakır konuşmalarında ne kadar sürpriz yaparlar bilmem ama benim görebildiğim, Kürt meselesindeki asıl tezler, asıl tutumlar seçimden sonra belli olacak. Şu anda seçim arifesinde olmanın yarattığı bir çarpık görüntü var karşımızda. CHP iktidar olmayacak olmanın rahatlığıyla bol keseden atabiliyor. İyi şeyler söylüyor ama seçim bitip de ana muhalefet partisi olarak Meclis’te yerini alınca bugün söylediklerinin ne kadarını ...

Devamı... »

Kürt Sorunu ve ‘rant kardeşliği’

Barış ve Demokrasi Partisi’nin başlattığı “sivil itaatsizlik” eylemi devam ediyor. Sivil itaatsizlik ilk bakışta “isyan, kalkışma, direniş” gibi durumları çağrıştırsa da aslında onlardan farklı bir anlama sahip. Yasaları ihlâl niteliğinde olduğu zaman bile sivil itaatsizlik kriminal bir eylem değildir. Çünkü, onun esas amacı kamu otoritesini adalete çağırmaktır ve dolayısıyla şiddete başvurmaz. Aynı zamanda, devrim ve direnişten farklı olarak, sivil itaatsizlik ...

Devamı... »

Kürt sorunu neden çözülemez?

Bir zamanlar Kürt sorunu el yakardı; kimse çözmeye kalkmaz, çözüm sürecinin altında kalmaktan korkardı. Mesele tümüyle bir asayiş konusu olarak görülür, ‘siyasal’ içerikli çözüm arayışları ihanetle eş tutulurdu. Bu, sadece güvenlik birimlerinin değil genel kamuoyunun da yaklaşımıydı. Şimdilerde ise durum farklı. Halk artık meselenin salt güvenlik tedbirleriyle aşılabileceğini düşünmüyor. Daha fazla gencin ölmesini de istemiyor. Silahsız bir çözümü destekliyor. Böyle ...

Devamı... »

Barışçı-Demokratik bir ‘Kürt Siyaseti’ne ihtiyaç var

Öteden beri, AKP iktidarının demokratikleşme yönündeki çabalarının onun demokrasiye sahici anlamda bağlılığından kaynaklandığından şüphe edenler var. Bunlara göre, AKP’nin “demokratikleşme” ve “AB’yle bütünleşme” görüntüsünün arkasındaki asıl amaç “devleti ele geçirmek”ti. AKP’liler devleti ele geçirdikten sonra kendilerini daha rahat hissedecek, asıl amaçları doğrultusunda dilediklerince “at koşturacak” ve adım adım gizli gündemlerini gerçekleştireceklerdi. AKP’nin cari rejimin vesayetçi yapısını değiştirme çabaları da tabiatıyla ...

Devamı... »

Devlet ‘eşkıyayla’ görüşür müymüş?

Her şeyden önce, devlet ile terör arasındaki mesafe sanıldığı kadar fazla değildir; terör kavramı ilk kez devletin bir faaliyetini anlatmak için kullanılmıştır ve devletlerin hiçbiri bu konuda pirüpak değildir. Bu yüzden “terörist” veya “terör örgütü” kavramlarını fazla tasarruflu kullanmak ve onu sadece bazı silahlı muhalif gruplara özgülemek yanlıştır. Bir devlet ile çeteyi ayırmamızı sağlayan en temel fark hukuktur; devletten önce ...

Devamı... »