2017 Anayasa Değişikliği

Bürokratik vesayet bitti mi?

Türkiye siyasetini değerlendirirken sadece siyasal iktidar üzerine odaklanan ve sahadaki tüm diğer aktörleri ve faktörleri görmekten özenle imtina eden bazı kişi ve çevreler, Türkiye’de bürokratik vesayetin bittiğini iddia ediyor. Bu görüşleri AK Parti ve Erdoğan nefretiyle birleşince, bürokratik vesayete dikkat çekenlere hakarete varan ifadelerle saldırıyorlar. Kemalist vesayetin artık muhayyel olduğunu; iktidarın yanlışlarını meşrulaştırmak veya örtmek için kullanıldığını ileri sürüyor. Gerçek ...

Devamı... »

Erdoğan yeni sistemi kendisi için mi istiyor?

CHP çevreleri anayasa paketi ile yapılmak istenen hükümet sistemi değişikliğine şiddetle muhalefet ediyor. Gayet tabiî; muhalefet etmek hem haklarıdır hem de görevleri. Muhalefet olacak ki eksikler ve yanlışlar görülebilsin ve giderilebilsin. Ülke tek yola mahkûm olmasın. Toplumda umutlar canlı tutulsun. Ne var ki, CHP’nin muhalefeti çoğu zaman ne sağlam, güçlü, ikna edici ve dürüst argümanlara dayanıyor, ne de demokratik meşruiyet ...

Devamı... »

Referandum bir beka meselesi mi?

16 Nisan referandumuna doğru koşar adımla gidiyoruz. Hem “Evet” hem “Hayır” kanatlarının kampanyası çoktan başladı. Liderler ve partilerin kurmayları her Allahın günü bu konuda konuşuyor, demeç veriyor. Salon toplantıları yapıyor. Bazı liderler meydanlara da iniyor ve büyük kalabalıklara heyecanlı nutuklar çekiyor. Siyaset iyice ısınıyor… Benim gözlemlerime göre ne “Evet” ne de “Hayır” kanadı sonucun kendi lehine olacağından yüzde yüz emin. Kişisel gözlemlerimin  yanında kamuoyu anketleri de durumun ortadaolduğunu gösteriyor. Bu, kampanyaların önemini iyice artırıyor. Öyle anlaşılıyor ki, süreçte kim kararsız, mütereddit toplum kesimlerini daha çok ikna ederse ...

Devamı... »

Sistem değişikliği niçin gerekli?

Türk siyasî hayatının en önemli dönüm noktalarından birini yaşıyoruz. Nisan ayında yapılacak referandumla birlikte Cumhuriyet tarihinin en köklü reform paketi halkoylamasına sunulmuş olacak. Daha önceki referandumlardan farklı olarak bu sefer siyasî karar alma sürecini bütünüyle değiştirecek bir paketi oylayacağız. Karar alma mekanizmasında yapılmak istenen değişikliğin bizzat iktidarın temsilcileri tarafından gündeme getirilmiş olması doğal olarak birtakım soru işaretlerine yol açıyor. Anayasa ...

Devamı... »

Evet ve statüko karşıtlığı

686 sayılı KHK’nın sebep olduğu üç yazılık zorunlu aranın öncesinde, anayasa değişikliği önerisinin demokratik hak ve özgürlüklere olumlu anlamda dokunmamasının “evet” cephesini zayıflatan bir unsur olduğunu belirtmiştim. Oradan devam edelim ve bilhassa, kararsız seçmenlerin tercihlerini belirlemede önem taşıdığını düşündüğüm “statüko karşıtlığı” üzerinde duralım. AKP, 15 yıldır aralıksız olarak hükümet koltuğunda oturuyor. 2002’den itibaren yapılan bütün seçimlerde ve referandumlarda AKP’nin zafere ...

Devamı... »

Evet ve özgürlük açığı

Evet kampanyası yürütecek olanları — özellikle de kampanyanın sahibi ve taşıyıcı unsuru olan AKP’yi — bekleyen birçok önemli sorun var. Bu yazıda, en önemlisi olarak gördüğüm özgürlük açığı üzerinde durmaya çalışacağım. Bazı istisnaları kenarda tutmak kaydıyla, 1982 Anayasası üzerinde daha önce yapılan değişikliklerin başat özelliği, bireylerin özgürlük alanını genişletmeleri ve hak arama mekanizmalarını tahkim etmeleriydi. Değişikliklerin gayesi, yürürlükteki anayasanın özgürlüklere ...

Devamı... »

Evet ve avantajları

Halk oylamasına doğru yol alıyoruz. Meclis, anayasa değişikliğini öngören yasayı Cumhurbaşkanlığına gönderdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, incelemesinin uzun sürmeyeceğini daha önce açıklamıştı. Cumhurbaşkanının onaylaması ve Resmi Gazete’de yayınlanmasının ardından, halk oylamasının tarihi belli olacak. Muhtemel 9 veya 16 Nisan’da sandık halkın önüne gelecek. Referanduma gidilen süreçte evet ve hayır kampanyaları yavaş yavaş uç vermeye başladı. Daha yolun başındayken, birkaç yazıda bu kampanyaların avantajlarına ...

Devamı... »

Halk oylamasına giderken

Türkiye, Nisan ayında yapılması beklenen halk oylamasına kitlenmiş durumda. Her yerde anayasa değişikliği önerisinin akıbeti konuşuluyor. Köşe yazıları ve televizyon tartışmaları da, ev-kahve muhabbetleri de büyük oranda bu konuya teksif edilmiş durumda. Herkes kendi meşrebince meseleye yaklaşıyor ve halkın sandıkta şekillenecek tercihini merak ediyor. Propagandif niteliği bariz olanlar haricinde hemen her araştırma, “evet” ve “hayır”ın birbirine yakın olduğuna işaret ediyor. ...

Devamı... »