2017 Anayasa Değişikliği

Anayasa Değişiklik Teklifi Üzerine

Liberal Düşünce Dergisi, Yıl: 22, Sayı: 85, Kış 2017, ss. 137-155 Prof. Dr. Tanel Demirel | Çankaya Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Bu çalışma 16 Nisan’da referandumda oylayacağımız 1982 Anayasası’nda de- ğişiklik yapılmasını öngören Anayasa Değişiklik Teklifi’nin (ADT) nasıl bir hükümet sistemi getirmeye çalıştığını ve bunun demokrasimiz üzerindeki ...

Devamı... »

Anayasa Değişiklik Teklifine Kısa Bir Bakış

Liberal Düşünce Dergisi, Yıl: 22, Sayı: 85, Kış 2017, ss. 121-135 Prof. Dr. Atilla Yayla | İstanbul Medipol Üniversitesi Giriş Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) desteğiyle Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) tarafından hazırlanarak TBMM’ye sunulan ve esas itibarıyla hükümet sistemi üzerinde odaklanan 21 maddelik anayasa değişikliği, Komisyon’dan bazı değişiklik ve ...

Devamı... »

Türkiye Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile mi yönetilecek?

Anayasa değişikliğinde en çok eleştirilen konulardan birisi de Cumhurbaşkanına tanınan Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarma yetkisidir. Bu kesimlere göre Cumhurbaşkanı kararname çıkarma yetkisini kullanarak Meclisi devre dışı bırakacak, ülkeyi kararnamelerle yönetecek, hatta çıkaracağı Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile üniter yapıya son vererek federal yapıyı getirecek, daha sonra da ülke bölünüp parçalanacak. Burada, önce, değişiklik ...

Devamı... »

Yeni sistemde yürütme

Anayasa değişikliğinin en önemli parçası hükümet sisteminin yenilenmesi. 16 Nisan’da halk “evet” derse, parlamenter sistem olduğu söylenen bir sistemden cumhurbaşkanlığı sistemi adı verilen bir sisteme geçilecek. Cumhurbaşkanlığı sistemi tipik bir sistem değil. Yani ne başkanlık sistemine ne de parlamenter sisteme tam olarak uyuyor. Karma, melez bir sistem. Ancak böyle olması, ...

Devamı... »

Evet ve mağduriyet

2002 seçimlerine gidilirken bütün merkez medya AKP’nin karşısında yer alıyordu. Ceza alan Erdoğan için kullanılan “muhtar bile olamaz” ifadesi, hukuki bir tesbitten ziyade memnuniyet duyulan bir hali anlatıyordu. Bazen doğrudan, bazen ima yoluyla, AKP’nin iktidar yolunda ilerlemesine izin verilmeyeceği; sandıktan çıksa dahi zinde kuvvetlerin İslâmî kimliği ağır basan bir partinin ...

Devamı... »

Milli Demokratların Tarihsel Rolü

15 Temmuz’dan bu yana doğru düzgün bir muhasebe yapmak pek mümkün olmadı. Koca bir ülkenin, tüm kesimleriyle uçurumdan dönmesi ve darbe başarılı olsaydı binlerce insanın hayatının yok olması, milyonlarcasının ise kararması ihtimalinin verdiği dehşet hissini atlatmak kolay değil zira. Ancak, ülkenin çok önemli bir halk oylamasına gittiği şu süreçte biraz ...

Devamı... »

Teklif edilen sistemde parlamento

Siyaset bilimi ve anayasa hukuku derslerinde öğrencilere devletin üç temel kuvvetinin bulunduğunu anlatıyoruz: Yasama, yürütme ve yargı. Eksik de olsa bu anlatımdan vazgeçmek zor. İnsan toplumları bu üç temel kuvvetin yapılanmasına ve işlemesine muhtaç. Bu yüzden, rejimin temel niteliği — demokratik veya anti-demokratik — ne olursa olsun, her sistemde bu ...

Devamı... »

Kuvvetler ayrılığı güçleniyor mu zayıflıyor mu?

Kuvvetler ayrılığı demokrasinin olmazsa olmazlarından sayılır ama kökleri demokraside değil liberalizmde yatar. Amacı, devletin üç temel kuvveti kabul edilen yasama, yürütme ve yargının tek elde toplanmasını engellemek ve böylece temel hak ve özgürlükleri devlet gücü karşısında korumak olarak gösterilir. Bu bakışta mantıklı bir taraf var. Kanunu yapan, yürüten ve ihtilâfları ...

Devamı... »

Prof. Dr. Haluk Alkan: Bürokrasi siyaset dikte edemeyecek

Röportaj: Fadime Özkan, Star Gazetesi Cumhurbaşkanı Kararname yetkisi bürokratik vesayetin önlenmesinde hayati öneme sahip. Bu sayede halka hesap vermeyen özerk bürokratik mekanizmaların, politika dikte etmesi ve kararlara ortak olmasının önüne geçilmiş olacak. *** Yeni bir hükümet sistemi öneren anayasa değişikliğini şimdiye dek hep anayasa hukukçuları ve siyasetçiler değerlendirdi. Fakat paketin ...

Devamı... »

Anayasa değişikliği tartışmalarında metot sorunları

16 Nisan referandumuyla ilgili tartışmalar bazen çok anlamsızlaşıyor. Bunun başlıca sebepleri aynı cümlelerin devamlı kullanılması; her iki kanattan bazılarının diyalogdan çok monologa yönelerek, karşı tarafın iddialarını çürütmeye çalışmak yerine inatla kendi tezlerini tekrarlaması; belki de en mühimi, hayret verici bir ısrarla sürdürülen metot hataları. Metot hataları özellikle “hayır” kanadında dikkat ...

Devamı... »