Arşiv Odası

17 Aralık Operasyonunu Normatif Teoriyle Okumak!

Gezi’de yaşadığımızın bir benzerini şimdi 17 Aralık vakasında yaşıyoruz. Aynı siyasî olgu bambaşka ve birbirine karşıt konumlandırılan iki benzemez analize-okumaya konu oluyor. 17 Aralık’tan beri yaşadığımız süreç bir yolsuzluk soruşturması ve onun üstünün örtülmesi mi, yoksa hükümete karşı bir darbe ve bu darbeye karşı bir direniş mi? 17 Aralık bir yolsuzluk operasyonu mu, yoksa bir siyasî operasyon mu? Ben kişisel ...

Devamı... »

Kuşatma

Komplo teorileriyle işim olmaz, ama tezgahı da görüyorum. Ve gördüğüme şahitlik ediyorum. Birileri elbirliğiyle hükümeti yıkmaya çalışıyor. İçinde olduğumuz şeyin adı kuşatmadır. Kuşatanların tamamını göremiyoruz, bazı unsurlarını tanısak bile. Ama onu yaşıyoruz. Tıpkı 1996’da DYP’nin milletvekillerinin “ikna” edilerek partilerinden koparılmalarına benzer biçimde, bugün de iktidar partisine bir operasyon yapılıyor. “Yolsuzluğa karşı hukuk mücadelesi” ve “şantaj kasetleri”nden aynı anda söz ediliyor. ...

Devamı... »

Fetret Devri

Ben hiç kullanmadım ama onlar her fırsatta birbirlerine “kardeş” diyorlardı.Şimdi ise bir Fetret Devri yaşıyoruz…Kardeşler birbirini boğazlıyor… Ve ülke, şoförsüz bir araba gibi kontrolsüz bir halde belirsiz bir istikamete ilerliyor. Aynı arabadaki 76 milyon insan kaçınılmaz çarpışmanın korkusuyla şoka girmiş, bu kontrolsüz gidişin en az hasarla sonuçlanması için ellerini açmış dua ediyor.  x x x Yazıya oturduğum saatlerde internet siteleri ...

Devamı... »

Peki sonra ne olur?

Önce şunu tespit edelim: Ne yaşadığımız yolsuzluk tartışmasından ibaret, ne de bugün bu yargı ve polis operasyonlarını hararetle savunanların tamamının derdi temiz toplum. Tersine, daha önce yargıyı ve polisi hükümetin bir enstrümanı olarak görenlerin şimdi ona ani bir güven duymaya başlamalarına yansıyan bir siyaset de var. Cemaatle beraber bu operasyona destek veren Eski Türkiye’nin güçlerinin derdi de herhalde arınma falan ...

Devamı... »

Ankara’nın Göçmen Türkler algısı TR-AB ilişkileri

Hollanda’ya işçi göçünün 50. yılını anma hazırlıkları tüm hızıyla devam ediyor. Gerek resmî gerekse sivil birçok kuruluş kutlama/anma faaliyeti için nelerin yapılabileceğine kafa yormaktalar. 2014 yılında 50 yıllık göç herkesin kendi baktığı çerçeveden değerlendirilip sonuçlar çıkarılacak. Umarız bu yarım yüzyılın tecrübe ve kazanımları herkes tarafından iyi anlaşılır ve ileriye yönelik bir takım dersler çıkarılır. Aksi takdirde onca harcanan enerji ve ...

Devamı... »

Gündeme dair düşüncelerim

Üç gündür Türkiye gündemi çalkalanmakta. 17 Aralıkta aralarında bakan çocuklarının da bulunduğu onlarca kişi yolsuzluk ve rüşvet iddialarıyla göz altına alındılar. Böylesi bir olay herhangi bir Batı ülkesinde olsa kesinlikle yer yerinden oynardı. Ama Türkiye herhangi bir ülke değil, haliyle böyle durumlar iyice kanıksanmıştır. Nitekim dün onlarca sayfa tutan dosyalarla ihraç ettikleri birini şimdilerde biraz oy getirir mi diye yaldızlı ...

Devamı... »

Adâlet, herkes için

Türkiye’de yargı sisteminin birçok problemi var. En başta geleni, masumiyet karinesine yeterince saygı gösterilmemesi. Ne yazık ki, bu ülkede biri hakkında bir dava açılması onun suçlu olduğunun tescili gibi algılanıyor. Masumiyet karinesinin gerektirdiğinin tersine, suçlanan kişiden masumiyetini ispat etmesi bekleniyor. Daha da kötüsü, bu algılama ve kavrayış sadece yargı çevrelerinde değil, halk arasında da egemen. Yargılanan kimseler için söylenen ‘aklandı’, ...

Devamı... »

Fakirlik bitiyor mu?

Kötü şeyler daha çok haber olur derler. Nitekim, açlıkla, fakirlikle ve gıdasızlıktan ölümlerle ilgili haberler, gazete sayfalarından hiç eksik olmuyor. 16 Ekim Dünya Gıda Günü için hazırlanan 2013 Dünya Açlık Endeksi’nin verdiği bilgiye göre dünyada her 8 kişiden biri aç. Her yıl, 3 milyonu çocuk 7 milyon kişi açlıktan ölüyor. Suriye gibi vahşî iç savaşlara sahne olan yerlerde aç insanların ...

Devamı... »

‘Mağlup sayılır bu yolda galip’

 Canavarlarla savaşanlar ona benzememeyi başarmalıdır” der Nietzche. Düşünürün çok bilinen, çok beğenilen, çok tekrarlanan ama az uyulan bir sözüdür bu. Çünkü zihinlerimiz bölünmüştür bizim, “a ayrı, o ayrı”dır ve en kritik zamanlarda bu ilkeye uyulmaz. Oysa bu dünyanın, bu ülkenin bozuk düzeniyle mücadele adına ortaya çıkmışsanız, çok daha insani bir alternatif olma iddianız varsa, siyasi olanın ötesinde ahlaki bir öneriye ...

Devamı... »

Halkın sevgilisi Atatürk

Kemalizmin ve Kemalistlerin ‘risk’ altında olduklarını, ‘ötekileştirildikleri’ söylemek gerçeklere tekabül etmiyor Atatürkçülük veya Kemalizme ilişkin iki iddia var gündemde: İlki, muhafazakar ve mütedeyyin kimliği baskın bir iktidar döneminde Kemalizmin giderek mevzi kaybettiğine ilişkin. Buna göre AKP’nin hükümet etme süresi uzadıkça ve AKP devlet iktidarının araçlarını ele geçirdikçe Kemalizm güç kaybediyor. Kemalizme gönül verenlerin sesleri duyulmaz, talepleri dikkate alınmaz oluyor ve hatta ...

Devamı... »