.: Mustafa Ali Aykol

Bütçenin büyümesi bizi nasıl etkiler?

“Türkiye, israflar ülkesidir. Başta insan olmak üzere bütün kaynaklar hoyratça israf edilmektedir.”
Sakarya Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hamza Al hocanın “Bürokrasinin Halleri” adlı kitabı bu iki cümle ile başlıyor. İsmi geçen kitapta Hamza hoca,  özelde Türk bürokrasisine genelde ise bürokrasinin varlığına dair ağır eleştiriler getiriyor. Çözüm olarak da bürokrasinin küçültülmesini ve zihniyet değişiminin gerçekleşmesini sunuyor. Türk bürokrasisine yönelik çok sağlam eleştirilerin bulunduğu bu deneme kitabını ilgilenen herkese tavsiye ederim. Hamza hocanın bu cümlelerini, geçenlerde sosyal medyada dahil olduğum bir tartışma esnasında hatırladım. Tartışma, İstanbul’da bir kahvaltıda tanıştığım, kendisi de Sakaryalı olan Melik Nazır hocanın bir paylaşımı üzerinden dönüyordu.
Melik hoca paylaşımında; 2013 bütçesinin 408 milyar, 2014 bütçesinin 448 milyar, 2015 bütçesinin 472 milyar lira olduğunu hatırlatmış ve bu yılın bütçesinin ise 531 milyar lira olarak belirlendiğini söylemiş. Ardından da bir soru sormuş; devletin bütçesinin büyük olması, uzun vadede benim, bireyin, vatandaşın lehine bir durum mudur yoksa aleyhine mi?
O mecrada kendi düşüncemi kısaca belirtmiş olsam da, burada biraz daha ayrıntıya girmeye çalışarak meramımı daha iyi ifade etmek için uğraşacağım.
Devletlerin varlığı başlı başına bir tartışma konusu. Tarih boyunca “devlet” yapısına bakışta farklı düşünceler var oldu, gelişti, değişti. Bazı filozoflar devleti ‘gereksiz bir kötülük’ olarak gördüler, bazıları devletin bir kötülük olduğunu kabul etti fakat  devletin olması gerektiğini belirtti. Bazı filozoflar ise devletin var olması, her şeyi yönetmesi ve her şeye karışması gerektiğini belirten totaliter fikirler ortaya attılar. Ben, devletin gerekli bir kötülük olduğunu düşünenlerdenim. ‘Devlet’ olmalı, fakat  bu devlet  temel görevleri dışına çıkmamalı, bu bağlamda sınırlandırılmalı.
Bir insanın ne kadar özgürlükçü olduğu; devletin varlığına ve yetkilerine dair fikirlerine bakılarak anlaşılabilir. Şöyle ki; “hayat, hürriyet ve mülkiyet” John Locke’un ‘doğal haklar’ olarak tanımladığı haklardır.  Devletler bu üç doğal hakkı korumak üzerine yapılan toplumsal sözleşmelerle ortaya çıkmışlardır. Yani devletlerin temel görevi; vatandaşlarının canını, malını ve özgürlüğünü içeriden veya dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı korumaktır. Bu üç doğal haktan herhangi biri, içeriden, dışarıdan ya da bizatihi devlet tarafından kısıtlanıyorsa orada özgürlükler tehlike altına girmiş demektir. Devletin mülkiyet hakkına müdahale etmesini ve piyasada etkin olmasını savunan birinin ne kadar özgürlükçü olduğu bu bağlamda tartışmalıdır.
Bütçe konusuna geri dönecek olursak; bütçeler,  vatandaşlardan toplanan vergiler ile oluşturulan havuzlardır. İçtiğimiz sudan yediğimiz yemeğe, ödediğimiz faturadan giydiğimiz ayakkabıya kadar hayatımızın neredeyse her anında dolaylı yollardan paramızın bir kısmını vergi olarak devlete ödemekteyiz.
Bütçenin artması ya da azalması ilk olarak toplanacak olan verginin artıp azalacağına dair bir işarettir. Toplanan verginin artması, devletin kendi sorumluluğu olmayan daha çok alana, daha çok müdahale etmesi – etme potansiyelinin artması- anlamına gelir; eğitim, spor, kültür, sanat gibi. Devletin kendi varoluş amaçlarının dışına çıkıp, toplum mühendisliğine soyunması bireysel hak ve özgürlükler açısından çok tehlikeli bir durumdur.
Devletin müdahalesinin artması  ise en basit şekilde; rekabet ortamını zedeler, kaliteyi düşürür ve özgürlükleri kısıtlar. Bu yüzden aldığımız havanın, içtiğimiz suyun, yediğimiz ekmeğin vergisini artırarak büyütülen bütçe biz vatandaşların değil bürokrasinin işine yarar. Ben bir birey olarak, büyüyen bir bütçeyi değil, küçülen bir bütçeyi tercih ederim.
Not: Hür Tefekkür Seminerleri’nin ikincisini bugün saat 14:20’de Cemil Meriç Sosyal  Bilimler Lisesi Konferans Salonu’nda gerçekleştireceğiz. Konuğumuz yazar-senarist Harun Kaban ile “İyi filmler neden iyi” sorusuna cevap arayacağız. İlgilenen herkesi bekleriz.

Sakarya Yenihaber, 04.03.2016

http://www.sakaryayenihaber.com/m-butcenin-buyumesi-bizi-nasil-etkiler-8831.html