.: Yorum Analiz

Aziz Savaş – FETÖ’nün ihaneti kurumunuzu aklamıyor

Mustafa Önsel. Emekli kurmay albay. Habertürk’te, Fatih Altaylı’nın konuğu.
Vatansever bir asker edasıyla konuşuyor. Kendisini tanımıyoruz. Eminim ki samimidir de.
Buraya kadar sorun yok…

Sorun şurada: Öylesine bir tablo çiziyor ki, bu ordunun kurumsal yapısında, sisteminde, anlayışında, asker-sivil ilişkisinde asla bir problem yok!
Problem dışardan yapılan müdahaleler, bir takım ideolojik çevrelerin sızması, Ergenekon, Balyoz gibi, kumpaslar ile gerçek vatansever olanların tasfiye edilerek yerlerine FETÖ gibi, vatana ve millete ihanet eden çetelerin yerleşmiş olması.
“Ergenekon, Balyoz tamamen bir iftiradır, asla bir gerçekliği yoktur, kim aksini söylüyorsa bir tane hukukî belge getirsin.” diyerek bize askerin ne kadar masum olduğunu anlatmaya çalışıyor.

Biz de yuttuk.
FETÖ bir terör örgütü müdür?
Bir terör örgütüdür.
Ergenekon ve Balyozda bir kumpas kurmuş mudur?
Kurmuştur.
Masum birçok insan haksız yere bu kumpaslar ile mağdur edilmiş midir?
Edilmiştir.

Amaçları, sizleri tasfiye ederek kendi adamlarını yerleştirmek ve orduyu ele geçirmek mi idi?
Evet, amaçlarının bu olduğu bugün daha çıplak ortaya çıkmıştır.
Peki ya siz, yani, bireyler olarak değil, kurumsal olarak siz, masum musunuz?
Çok değil, sadece bu kumpaslardan öncesine bir iki yıl geriye gidelim.
Soruyorum:

E- muhtırayı, uzaydan gelen askerler mi yayınladı?
Abdullah Gül Cumhurbaşkanı seçildiğinde, ziyaretlerini dört dakika ile sınırlayan Genelkurmay Başkanı ve dört kuvvet komutanı ABD ordusuna mı ait idiler?

Biraz daha geriye gidelim.
28 Şubat’ta Sincan’da tankları yürütenler ve demokrasiye balans ayarı verdiklerini söyleyenler kimdi?
Ya Batı Çalışma Grubu adı altında, seçim ile işbaşına gelen bir hükümete adeta paralel bir hükümet kurup, her bakanlığı bir askerin gözetimine verenler?

Yargı, STK’lar, medya ve üniversite hocalarını Genel Kurmaya çağırıp brifing verenler, hangi ülkenin ordusuna ait idiler?
FETÖ’cülerin askere sızması diyelim 80’li yıllardan itibaren başladı.
Ondan önce, bir çok darbe ve muhtıralar ile seçilmiş hükümetleri devirip yönetime el koyanlar, Başbakan ve bakanları asanlar da mı “orduya sızmış”tı?

Bütün bunları yapanlar bu pirüpak ocağınızın içerisinden yetişmediler mi?

Nasıl bütün bu yaşananları küçük sorunlar ve birtakım lokal tedbirler ile giderilebilir meseleler olarak yorumluyorsunuz?
Ne zaman askerler, sivilleri adam yerine koydu da emrine girdiler? Daha düne kadar bunu dillendirmek mümkün mü idi? Bir YAŞ kararına şerh koymanın bile nasıl büyük bir krize dönüştüğünü ne çabuk unuttunuz? Ya da bir Başbakan’ın Genelkurmay koridorunda nasıl bir korku ve endişe ile yürüdüğünü?…

Bir teğmeniniz, dönemin Başbakanına galiz küfürler savururken, Genelkurmay başkanınız ona haddini bildirdi, görevden el çektirdi de bizim haberimiz mi olmadı?

Samimiyetinize, vatanseverliğinize güvenmek istiyorum ama siz de gözümüzün içine baka baka bizi aldatmayın.
FETÖ’nün ihaneti ve cürmü, sizin cürüm ve hukuksuzluklar ile dolu olan tarihinizi aklamaz sayın komutan, kusura bakmayın!

Ayrıca bakınız...

Referandumun meşruluğu gerekliliğini göstermiyor

Referandumun meşruluğu gerekliliğini göstermiyor – Mahmut Özdemirkol

Bu aralar Türkiyeli Barzani’ye yakın ya da Barzani’yi önemseyen gruplarda ilhamını yine Barzani ve politbürosunun ...