.: Mehmet Ali İlkaya

Ayrılık Referandumu

Türkiye’nin en önemli sorunu olan Kürt sorununda yaklaşık üç yıl süren çatışmazsızlık hali maalesef sona erdi. Son bir ay içinde birçok insan öldü. Çözüm sürecinin geldiği bu nokta ve geleceğine ilişkin karamsarlık bizlere çözüm üretme zorunluluğu doğuruyor. 7 Haziran seçimlerindeki ortaya çıkan tabloyu da hesaba karatarak; bir ayrılık referandumunun yapılmasının doğru olacağı düşüncesindeyim.

Bu oylamanın adının dahi telaffuz edilmesinden korkanlar olacaktır, ama yakın tarihi tecrübe bu tür referandumun yararlı olacağını gösteriyor. Daha on bir ay önce Birleşik Krallığın sanayi merkezi İskoçya’da bağımsızlık referandumu yapıldı (18 Eylül 2014). Sonuçta İskoçlar Birleşik Krallık içerisinde kalmayı tercih ettiler. Üstelik İskoçların çok önemli özerk alanları vardı. Buna rağmen İskoçlar barışçıl bir yöntem ile bağımsızlık/İngiltere’nin bir parçası kalma yönünde tercih beyan ettiler. Bizden bir hayli Uzak ülke olan federal sistem ile yönetilen ve kendi, eğitimi, dili, başkenti, vergisi, sosyal güvenlik sistemi ve göç politikası olan Kanada’nın Quebec bölgesi ise zaman zaman bağımsızlık referandumu yapmaktadır (Kalaycı, 2010). Quebec, Kanada sınırları içindeki oldukça müreffeh bir bölgedir. Quebec’in ayrıcı özelliği ise yurttaşlarının Fransız olmasıdır. Bu nedenle Quebec, 1980’de egemenlik-birlik referandumu, 1995’de ise ayrılık referandumunu yapmışlardır. İlk oylamada; Kanada Federal devletinin içinde kalma seçeneği %60 kabul görür (Kalaycı, 201:237). İkinci oylamada ise “ayrılık” doğrudan sorulmuştur. Yüksek oranda katılımın gerçekleştiği (%93) ve 55 bin oy farkla, evet: %49,44 hayır % 50,56 “hayır” tercihi seçimin galibi olmuştur (Kalaycı, 2010:300). Tabir yerindeyse kılpayı bir sonuçla Quebec Kanada’nın bir unsuru olmaya devam etmiştir. Yine yakın tarihte, Norveç-İsveç ayrılığı, Çek-Slovakya ayrılığı barışçıl demokratik yöntem olan referandumlar yolu ile yapılmıştır. Bir ülkeyi meydana getiren grupların ayrılarak kendi yolarına gitme hakları var. Bu hakkı şiddete başvurmadan çözen en demokratik araçlardan biri “ayrılma” referandumu olacaktır.

“Türkiye’de olmaz” denildiğini duyar gibiyim. Kürt bölgesinin ayrılma-ayrılmama tercihini ortaya koyacak referandumun siyasi ve zor bir karar olacağının bilincindeyim. Ancak, son yıllarda “zor, konuşulmaz, tartışılmaz” birçok şeyin artık sıradan bir gündem olduğunu bu konuda topluma güvenmemiz gerektiğini düşünüyorum. Aslında bir tercih yapılmasının istendiği referandumların çok önemli faydaları vardır. Birincisi, bu yolla barışçıl bir süreç takip etmiş oluruz, ölüm yaralanma olmadan bir çözüm bulunmuş olur. İkincisi, insanların bir konudaki görüşlerini/tercihlerini sormak/ almak insanı rahatlatır sonuçlarından bağımsız bir huzur sağlar. Üçüncüsü, toplumsal sorunları ilişkin barışçıl çözümlere ulaşma, deneme tecrübemizi arttırır. Bütün bunları düşündüğümüzde Türkiye’de ki iki ana gruptan birisi olan Kürtlerin “ayrılma-bütünleşme” tercihlerinin alınmasında ve ortaya çıkan sonuca göre yeni toplumsal sözleşme yapılmasında çok büyük yararlar vardır.

Ayrıca bakınız...

Kürd Meselesinde Duygusal İlişkiler Üzerine

Kürd Meselesinde Duygusal İlişkiler Üzerine – Mahmut Özdemirkol

“Peki” deniliyor Kürd meselesinin karakteri değişmiş olmasına rağmen, örneğin inkâr politikasının bitmiş olması, üstelik PKK ...