Türk Sosyalizminin Sessiz Sedasız Kayboluşu – Can Beysanoğlu

Birkaç ay önce yazdığım “Ulusalcılıktan Geriye Kalan” başlıklı yazıda, 90’ların ikinci yarısında uç verip 2000’lerde iyice serpilen ulusalcılık akımının, 2010’lardan itibaren sönüşe geçtiğine ve gelinen noktada ne kurumsal ne de entelektüel planda esamesinin bile okunmadığına dikkat çekmiştim. Bugün ise başka bir siyasal akımın, sosyalist solun mevcut manzarasına değinmek istiyorum. Son zamanlarda belki de çoğu kişinin farkında olmadığı bir yeni durum, ...

Devamı... »

İklim Değişikliği Kontrolden Çıkıyor – Mesut Koçak

Geçen hafta Grönland’da şimdiye kadar görülmemiş bir erimenin gerçekleştiğini öğrendim. Adanın buz örtüsünün yüzeyinin yarısının olağan dışı sıcaklar sebebiyle erimekte olduğunu, bu sebepten dolayı da küresel deniz seviyesinin sadece Temmuz ayında 0.5 milimetre yükseldiği düşünülüyor. Bu duruma ek olarak dünyanın farklı bölgelerinde bulunan tropikal ormanların ya da yerel bitki türlerinin, meydana gelen yangınlardan dolayı yanarak yok olduğunu okudum. İklim değişikliği ...

Devamı... »

Tembel Toplumları Bekleyen Tehlike; Etik Yozlaşma – Yavuz Selim Erfidan

Tembel toplumlar, toplumca çözmesi gereken sorunları çözmesi için, daha sonra çok daha büyük sorunlar yaratacak olan bir otoriteye sığınan toplumlardır. Onları bu sarmalın içerisinden çıkarıp kurtaracak cürreti göstermekten sürekli geri durdukları için de sürekli sorun yaratan o otorite ile sorun çözmeye çalıştığını zannederler ancak sorundan başka bir şey üretmezler. Bu otorite siyasal anlamda tahmin edebileceğimiz üzere devlettir. Varlığını anlamak için ...

Devamı... »

Öğrenci – Tam ve Kendiliğinden Doğan Düzen – Mesut Koçak

Kendiliğinden doğan düzen, Hayek’in açıklamasıyla, insan tasarılarının değil, insanın kendisinin bile farkında olmadığı güçlerin ortaya çıkarttığı bir süreçtir. Hayek’e göre iktisadın istikametini belirleyen bu süreç, çatışan çıkarların ve ortaklaşa faydalara dair kural ve ilkelerin uzlaşabildiği bir ortam yaratmaktadır. İnsanlık olarak, toplumun gündelik yaşam içerisinde rutin şekilde gerçekleştirmiş olduğu eylemleri düzenli bir biçimde planlama ve koordine etme dürtüsüne sahibiz. Sistem, düzen, ...

Devamı... »

Postmodernizm ve Liberalizm – Can Beysanoğlu

Eleştirmenleri, modernliğe baktıklarında tek-biçimliliği, merkeziyetçiliği, araçsal aklın yaygınlaşmasını gördüler. Buna göre, farklı ve kıyaslanamaz değerler aklın dar süzgecinden geçirilerek hiyerarşik sıraya diziliyor; tikeller evrensel biçimde kendini dayatan tek-biçimliliğe dönüşmeye zorlanıyor; her türden duygu, tutku, sezgi, fantazi ve içsel deneyim irrasyonel bulunup dışlanıyor; beşerî ilişkiler kapitalist metalaşmanın baskısı altında araçsal mantığa esir oluyordu. Bu normlara uyum sağlayamayan değer ve kavramların payına ...

Devamı... »

Tembel Toplumların Aracı; Yasakçılık – Yavuz Selim Erfidan

1920 yılında dünyanın en özgürlükçü ülkesi olarak tanımladığımız ABD’de 13 yıl boyunca sürecek inanılmaz bir yasaya imza atılmıştı; içki yasağı. Sadece kanunlaşmakla kalmadı aynı zamanda anayasada da kendine yer buldu. Genellikle yasaklanan şeylerin cazibesinden bahsedilse de içki tüketiminin eskiye nazaran arttığını gösteren bir veri yok. Ancak elbette insanlar içki içmekten asla vazgeçmedi. Tıpkı bizdeki uyuşturucu gibi içkiyi içmek suç değildi. ...

Devamı... »

Liberalizm Üzerine Birkaç Not – Can Beysanoğlu

7 Temmuz tarihli Yeni Şafak gazetesinde, yazar Sayın Yusuf Kaplan’ın köşesinde liberalizmi eleştiren bir yazı yayınlandı. Sözkonusu doktrine dönük birçok ithamı içeren yazının tezleri, üzerinde durulmaya ve ciddiyetle ele alınmaya değer. Ülkemizde liberalizmin siyasal kültürde kökleştiği, yaygınlık ve saygınlık kazandığı, çokça takipçisinin bulunduğu, fikrî hegemonya kurduğu pek söylenemez. Buna rağmen, bu doktrinin eleştirmenleri onu belirli bir dönemle, bir hâkim paradigmayla, ...

Devamı... »

Miras – Yavuz Selim Erfidan

İnsanların gelenekçi olmasına ya da hayatlarında geleneksel değerlere sahip olmasına gerek yok. En bağlamsız değerlere sahip olanların bile kaçınmayacağı bir şey varsa; o da, mirastır. Çok uzaklardaki bir akrabanız ölse ve büyük servetini sizden başka gönül rahatlığıyla bırakabileceği bir tek akrabası dahî olmasa; serveti, sizin için, çok uzun zamandır görmediğiniz bu akrabanızdan bir piyango olur. Miras bu kadar somut ve ...

Devamı... »

Kaderi Anlamak ve Zaman – Yavuz Selim Erfidan

Zamanın doğrusal oluşu, geleceğe dair tahminlerimizi birer kehânet haline dönüştürür. Doğrusal bir şeyin üzerinden iki defa geçilemez. Dolayısıyla bu doğrusallık içerisinde bir anı, sadece bir defa yaşarız. Dünya’da biz insanların anlayabildiği tek zaman türü bu olmasa da henüz yaşabildiği tek zaman türü budur. Yani Kızılay’da yahut Kadıköy’de bir falcı size “şu zaman başınıza şöyle bir iş gelecek” derse, o zamana ...

Devamı... »

Ölüm ve Felsefenin Tesellisi – Yavuz Selim Erfidan

İnsanoğlunun, varlığından beri sürdüregeldiği pek fazla sorun yoktur. Sorunlarının hemen hepsine birer cevap vermiştir. İyi ya da kötü sonuçlarına katlanmış, onların yarattığı diğer sorunlarla mücadele etmiştir. Bu yüzden belki de insanoğlunun tarihini döngüsel bulabilir bir ilerlemeden söz edilip edilemeyeceğini tartışabiliriz. Ama şüphesiz hiç çözemediğimiz bazı sorunlar da vardır. Onlardan birisi ve belki de en önemlisi; “ölüm” Ölüm sadece bir yakınımızı kaybetmemiz ...

Devamı... »