Emanet

Hayal meyal hatırladığım bir hikaye var, bana anlatıldığında daha küçük olduğum için bağlantılarını ve isimlerini karıştırdığım ya da karıştırdığımı sandığım. Belki de etkisini çocukluğun getirdiği refleksle büyüttüğüm. Çünkü çocukken kocaman gelir dünya. Hikaye şöyle, İkinci Dünya Savaşı’nda Stalin’in zulmünden kaçan pek çok Kafkasya Halkı gibi benim ailem de kaçmış. Savaşın ...

Devamı... »

Şakacıktan Tecavüz

İki gündür bu yazıya nasıl başlamam gerektiğini düşünüyorum. Öncelikle bu yazıya sebep olan cümleleri buraya koymak istedim ama yazım en baştan tiksinerek, öfkelenerek okunsun istemedim sanırım ya da midem kaldırmadı. Sonra “İnsan eliyle oluşturulan travmaların başında gelir tecavüz” diyerek başlamaya karar verdim, “böyle bir cümle ile tecavüzün nasıl bir şey ...

Devamı... »

Seçici Irkçılık

26 Nisan Çarşamba günü gazetelerde şöyle bir haber okuduk: “Adana Büyükşehir Belediyesi ekiplerince, şehrin çeşitli noktalarına izinsiz asılan Arapça tabelalar söküldü. Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamaya göre, vatandaşların şikâyeti üzerine harekete geçen Adana Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığı Denetim Şube Müdürlüğü ekipleri, sığınmacıların yaşadığı bölgelerde bulunan Arapça led ışık, tabela ve ...

Devamı... »

Sarah Connor’u korumak

Eğer siz de benim gibi 90’larda çocuk olduysanız, 2003’de Terminatör’ün Kaliforniya Valisi olduğunu zannederek dehşete kapılmış olabilirsiniz. Çocukluğun bir sanrısı olan “film kahramanları ile aktörleri birbirlerinden ayırt edememe”yi her ne kadar insan geride bıraksa da, ilk anılar insanın zihninde üstüne eklenen anılar için zemin görevini görebiliyor. Sanırım bu yüzden, 17-25 ...

Devamı... »

Suyu Çatlağından Uzaklaştırmamak

Gençken Avrupa Psikoloji Öğrencileri Birliği’nde çalışıyordum, bir toplantısı için Avrupa’nın pek çok yerinden gelmiş arkadaşlarımla Atina’daydık. Şu ana kadar meselenin ciddiyetini çok aksettirememiş olabilirim ama çalışmaktan kastım hangi şehirde olduğunuzu fark etmeden bir kamp hayatına girmektir böyle birliklerde. Biz de bir havaalanını; bir de kamp alanını görmüştük sadece. Son güne ...

Devamı... »

“Dayan, rüsva etme beni.”

Ne zaman yeise kapılsam yazardım çocukken. O yüzden de Hürfikirler’e ilk yazmaya başladığımda şaşırmıştı pek çok kişi, hayat sağolsun, yazmaya alışmıştım çünkü. Sosyal psikolojiyi de an az yazmak kadar seviyorum. Yüksek lisans mülakatında o meşhur “neden sosyal psikoloji?” sorusuna “çünkü onu çok seviyorum” diye cevap verdiğimi hatırladığımda hâlâ utanırım ama ...

Devamı... »

Evlat acısını da mı anlamıyor yüreğiniz?

“Bir insanın babası öldüğünde tek gözü, annesi öldüğünde iki gözü birden kapanır” derler. Annem öldüğünde bu sözün ne kadar doğru olduğunu düşünmüştüm. “Bir insanın başına gelebilecek en kötü şey annesinin, babasının ölümü sanırım” demiştim benden yaşça büyük bir arkadaşıma. “Öyle deme, bir insanın başına gelebilecek en kötü şey anne iken, ...

Devamı... »

Hep “-mış gibi” yapmak

“Bazen tüyler ürpertici bir Türkiye tablosu çiziveriyordu.”Bir milyondan fazla yüksek okul öğrencimiz var, eğittiğimiz yalan; yüzlerce camimiz var, müslüman olduğumuz yalan, milyarlarca liralık matbaamız var, gazeteciliğimiz yalan; hükümetimiz var, iktidar olduğu yalan; Türkçe konuşuruz, birbirimizi anladığımız yalan; metrelik cetvelimiz var, yüz santim olduğu yalan; kilogram kullanırız, bin gramı doğru tartabildiğimiz ...

Devamı... »

15 Temmuz’da tekbir getirmek İslamcılığın bir göstergesi midir?

Travmasını hâlâ atlatamadığımız 15 Temmuz ile ilgili birçok nevi şahsına münhasır sosyal bilimci “gözlem”lerini aktarmaya başladı bile. Bir nevî “katılımlı gözlem” sayılsa da gerçekleştirdikleri, gerçekleşenlere pek katılmadıklarından olsa gerek, o gece olanları anlamaya bir hayli uzaklar. Bir Batılıyı hengamenin ortasına atmış gibi steril yorumlar yapmayı “Avrupaî” olarak algılamanın sonucu olarak ...

Devamı... »

Yüklerle Vedalaşma Vakti

15 Temmuz gecesi hayatını kaybeden insanların sayısı an itibariyle 246. Yaralananların sayısı 1154. Ne yazık ki gün geçtikçe bu iki rakam arasında canımızı daha da yakan değişiklikler oluyor. O yüzden atlattığımız şeyin toplumsal “bilançosu”nu hâlâ daha bilmiyoruz. 15 Temmuz gecesinden beri 9 kilo aldım. Çok seviyor olmama rağmen film izleyemiyor, ...

Devamı... »