Melik Nazır Esirci

Aşık-Maşuk

Aşık; Bir kimseye veya bir şeye karşı aşırı sevgi ve bağlılık duyan, vurgun, tutkun kimse. Maşuk ise bu sevginin beslendiği kişiye verilen isimdir. “Aşık mı maşuku sever, maşuk mu aşıka kendini sevdirir” sorusu kafamı hep kurcalamıştır. Şayet maşuk, aşık olunacak kadar sevgiye lâyık biri değilse, aşık ne kadar isterse istesin ...

Devamı... »

Uçağın burnu tekrar yukarı kalkar mı?

Çok partili siyasî hayata geçtikten sonra CHP’nin elinden iktidarı alan parti Demokrat Parti’ydi. (CHP de bir daha iktidarı geri alamadı zaten.) İktidarı, devleti kuran partinin elinden almanın cezasını askerî bir darbeyle indirilerek ve üç yöneticisini kurban vererek çekti. Ömrü 15 sene sürdü, iktidarda 10 sene kalabildi. Daha sonra yerine kurulan ...

Devamı... »

Herkes zekatını tam verse…

İnsanın bu dünyada yaşayabilmesi için zengin olması gerekir. Çok iddialı bir söz mü bu? Zenginlikten ne anladığımıza bağlı. Zenginliğin bir izahı şu olabilir mesela. “İnsanın, mevcut durumundan bir fazlasına sahip olması”. Sahip olmak için ne yapmalı insan? Bir şey üretmeli. Bir taşı alıp bir kuşa atıp, onu (karnını doyurmak amacıyla) ...

Devamı... »

Adalet yürüyüşü

Enis Berberoğlu’nun cezaya çarptırılıp, Yargıtay aşaması beklenmeden tutuklanarak cezaevine gönderilmesi sonucu, çok acil toplanan CHP Parti Meclisi, Ankara’dan İstanbul’a kadar “adalet” yürüyüşü yapmaya karar verdi. Bu yazının yazıldığı gün yürüyüş 16. günündeydi ve Hendek’e varılmıştı. Mahkûmiyet kararından sonra toplanan ve 2 saat içinde karar verilip ertesi gün pratiğe dökülen yürüyüş ...

Devamı... »

Mukaddime

Son zamanlarda hemen her görüşten, sosyalist, liberal, İslamcı insanın “bak adam yüzyıllar önce bunları tespit etmiş/söylemiş” diye referans verdiği ve herkesin kendi görüşünden bir parça bulduğu büyük düşünür İbn Haldun’un meşhur eseri Mukaddime’yi okumamıştım. Yeni üniversitesi kurulunca biraz daha aktüel olması da beni tetikledi ve Prof. Dr. Süleyman Uludağ’ın tercümesi ...

Devamı... »

Üç gün geçti mi yani?

Çocukluğumdan büyüklerimin bir sözü kulaklarımdadır hâlâ: “Misafirlik üç gündür” derlerdi. Ortaokulda yatılı okurken, tatillerde eve geldiğimde, uzun süre evde olmamamın verdiği mağdurluğumu büyüklerime biraz naz, biraz şımarıklık yaparak gidermeye çalışırdım. Ama sömestr ya da yaz tatili gibi uzun süreli tatillerde büyüklerim, bu nazın/şımarıklığın daha fazla uzamasına müsaade etmeyecekleri mesajını vermek ...

Devamı... »