Hasan Yücel Başdemir

Alevilerin sorunlarını kim çözebilir?

Şunu temel bir öncül olarak Türkiye’de herkesin “ama” kaydı olmaksızın kabul etmesi gerekir: Aleviler bu toplumda uzunca bir süre büyük ayrımcılıklara, zorbalıklara ve tehditlere maruz kaldılar. Çok eskilere, Sultan Selim’e ve Şah İsmail’e gitmeye gerek yok. 1826’da bazı Alevi Ocakların kapatılmasından 1921 Koçgiri ve 1938 Dersim pogromlarına; 1980 öncesi Maraş, ...

Devamı... »

Birlikte sevinemiyor birlikte üzülemiyoruz

Güneyimizdeki olaylardan kaynaklanan ve huzurumuza yönelen ilk bombalı saldırı, 11 Mayıs 2013’te Reyhanlı’da olmuş ve 52 kişi hayatını kaybetmişti. Sonuncu bomba, Salı günü Sultanahmet’te patladı ve Reyhanlı’dan beri onlarca bomba, yüzlerce insanı hayattan kopardı. PKK’nin Cizre, Silopi, Nusaybin, Sur’da yaptıkları da buna eklenince her geçen gün “gidemeyenlerin ülkesine” dönüyoruz. Bunlar ...

Devamı... »

Diyanetin varlığı zorunlu değil

2010 yılında Mehmet Görmez’in Diyanet İşleri Başkanlığı’na (DİB) atanmasından birkaç gün sonra Taraf gazetesinde bir makale yazmıştım. Makale, “Diyanete 12 Acil Öneri” başlığını taşıyordu ve Diyanetin varlığını, faaliyetlerini ve kurumsal meşruiyetini sorgulamıştım. Şimdi aradan uzunca bir zaman geçti. Geçen haftalarda, Diyanet konusunda bir dizi tartışma yaşandı. Önce nişanlı kişilerarasındaki ilişkilerin ...

Devamı... »

Mezhep temelli algı dayatması

Ortadoğu’da (Güney-Batı Asya’da) devletlerarasında var olan diplomatik anlaşmazlıklara ve güç mücadelelerine, son zamanlarda mezhepsel bir görünüm kazandırılmaya çalışılıyor. Bu mücadelelerin mezhep farklılıklarına dayandığını düşünmek çok doğru değil ancak bu yaklaşım, giderek güçleniyor ve birçok yazar, artık savaşın dini yönünü ön plana çıkarıyor. Bu, doğru bir analiz olmadığı gibi sorumluları tespit ...

Devamı... »

Mezhep savaşı mı?

Afganistan’dan başlayıp Kızıldeniz’e kadar uzanan bir şerif üzerinde Sünniler ve Şiiler bir arada yaşıyorlar. Bu iki mezhebin ortaya çıkışı, Hz. Peygamber’in ölümünden sonra ilk halifenin seçilmesi (632) sürecine kadar geri gitmekte. Daha sonra 655 yılında Deve (Cemel) olayıyla somutlaşan Hz. Ali ve Hz. Aişe arasındaki mücadele de bu ayrışmanın işaretlerinden ...

Devamı... »

2016’nın en önemli siyasi gündemi

Merkezi vesayetin bittiğini düşünmek, büyük bir gaflet ve dalalettir. Seçilmiş hükümetin yanında Türkiye’de her zaman seçilmemiş, gizli hükümet ortakları vardır. Onların kendilerine ait bir çalışma tarzları var. Fırsat bulduklarında palazlanırlar, kendilerini zayıf hissettiklerinde iktidara adapte olurlar. 7 Haziran seçimlerinden önce vesayetçilere bayağı bir güven gelmişti ancak 1 Kasım seçim sonuçları, ...

Devamı... »

Şiddetten hayırlı sonuç çıkmaz

Türkiye’nin doğusunda bazı şehirler savaş alanına dönmüş durumda. PKK, özyönetim iddiasıyla son seçimlerde en yüksek oyu aldığı bazı bölgelerde hayatı yaşanmaz hale getirdi. Cizre, Silopi, Sur ve Nusaybin’de sokaklarda fiili bir savaş var. Dağdaki terör unsurları, beş yüzerli ve binerli gruplar halinde bu şehirlere inmiş durumda. Görünen o ki PKK, ...

Devamı... »

Gazze ablukasının kalkması şart

Türkiye, izlediği ilkeli ve insani bir dış politika nedeniyle geçen beş yıl içinde zor zamanlar yaşadı. Çok az ülke, insani dramları stratejik menfaatlerinin önüne koymayı başarabiliyor. Çünkü bu, ülkeler için riskli ve zor süreçlerin başlaması anlamına geliyor. Türkiye, bu riskleri her zaman göze aldı. İsrail’in 2010’daki Mavi Marmara saldırısı sonrasında, ...

Devamı... »

Mazlumun her zamanki sığınağı: Anadolu

Rumi takvimde 1293’te denk geldiği için 93 Harbi olarak bilinen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı, Anadolu’da “Moskof” kelimesinin küfür olarak kullanılmaya başladığı zamandır. Bu dönemde savaştan kaçan Müslüman unsurlar, büyük kitleler halinde Anadolu’ya gelmişti. Sadece Balkanlar üzerinden gelen Kırımlı, Nogay ve diğer Müslüman nüfus, 1,5 milyon civarında idi. Aynı dönemde Kafkasya’dan Çerkez ...

Devamı... »

Suriye’den Avrupa’ya Kaybolan Hayatlar

Hemen yanı başımızda Suriye’de kimyasal bombaların da kullanıldığı korkunç bir savaş yaşanıyor. Her gün yüzlerce insanın ölümüne ve binlercesinin de ülkesini terk etmek zorunda kalışına aciz şekilde tanıklık etmek vicdanen dayanılır gibi değil. Bizim vicdanlarımız tahrip olurken Suriyeli kardeşlerimizin bedenleri, maneviyatları ve gelecekleri tahrip olmakta. Savaş uzadıkça tahribat ağırlaşıyor; hem ...

Devamı... »