Gülay Göktürk

Avrupa’da demokrasinin sığlaşması (2)

Dünkü yazımda, Avrupa ülkelerinde temsili demokrasinin en temelinde yatan halkın kendi temsilcileri aracılığıyla ülke yönetiminde karar sahibi olması ilkesinin çeşitli biçimlerde erozyona uğradığını anlatmaya çalışmıştım. Bu temel zayıflaması Eski Kıta’da demokrasinin derinliğini kaybetmesine ve içten içe koflaşmasına yol açıyor. Yerine geçen ise, oldukça naif, çoğu zaman kerameti kendinden menkul, modern ...

Devamı... »

Avrupa’da demokrasinin sığlaşması (1)

Avrupa’da demokrasiye bir şeyler oluyor.Yeni değil, uzun zamandır adım adım ilerleyen sinsi bir süreç bu ve benim epey zamandır kafamda döndürüp durduğum bir konu… Eğer Avrupa’nın burnu büyük “demokratları” gazetelerinde gün aşırı bizim demokrasimizi yerin dibine sokup durmasalardı; bizim “ilerici-demokratlarımız” da o satırları gün aşırı bizim kafamıza kakıp, “Bakın, dünya demokrasisinin ...

Devamı... »

Kürtler barışı geri vermeyecek

Çözümün ne çok düşmanı olduğunu, hepsinin de sürecin çökmesi için nasıl alesta beklediklerini bir kez daha gördük. Erdoğan’ın BDP-HDP’ye yaptığı “kaçırılan çocukları alın getirin yoksa B ya da C planlarımızı uygularız”açıklamasının ardından, CHP ve MHP’nin aynı anda heyecanla ortaya fırlayıp “Hadi uygulasana, uygulasana”diye tempo tutuşları ne kadar da ibret vericiydi. Uygulanacak şeyin ...

Devamı... »

Avrupa’da otoriterleşme eğilimleri

Bu başlığı bizim için kullanmaya pek alışmış olan Avrupalılar, son Avrupa Parlamentosu seçimlerinde ortaya çıkan siyasi tabloyla şoka girmiş olmalılar. Oysa bu tabloda en ufak bir sürpriz yok. Ama fazlasıyla kendinizden eminseniz, “kusursuz” olduğunuza inancınız tamsa, fazlasıyla burnu havadaysanız, “ötekileri” eleştirip durmaktan dönüp kendinize bakmaya fırsat bulamıyorsanız, böyle bir seçim tokadıyla şoka girmeniz de ...

Devamı... »

Artık ajitasyon değil ciddi bilgi istiyoruz

Başbakan Erdoğan 17 Aralık’tan bu yana içinde Pensilvanya geçmeyen bir konuşma yapmıyor. Konu ne olursa olsun, ister bir sanayi tesisi açılışı, ister cumhurbaşkanlığı seçimi, ister uluslararası ilişkiler, ister medya, lafı bir noktada getirip “paralel”e bağlamayı başarıyor. Köln gezisinde de bu adeti bozmadı: “Pensilvanya’nın Türkiye’deki gerginliğin neresinde olduğunu soruyorsunuz, Pensilvanya, bu ...

Devamı... »

Diktatörlüğe gidiyoruz: Molotofçulara ağır ceza geliyor

Gösterilerde molotof atanlara verilecek ceza ağırlaştırılacakmış. Acaba bunu da “diktatörlüğe gidişin bir işareti” olarak mı görür bizim anti-Tayyip cenah? Molotofçuların gösteri ve protesto hakkına karşı bir saldırı derler belki de buna… Erdoğan’ı da protesto hakkını engellemekle eleştiriler… Molotofçular aynı zamanda maskeli oluyor, biliyorsunuz. Gösteriye maskeyle gelmek, daha baştan suç işleyeceğinin ...

Devamı... »

Devletçiliğin hortlayışı

Fırsat bekliyorlarmış. Soma faciası ile birlikte, başka düşmanlıkların yanı sıra özel sektör düşmanlığında da bir patlama yaşanıyor; devletçilik hortluyor, yeniden göklere çıkarılıyor. Eğer bu madenler özel sektöre devredilmeseymiş, bu kaza olmazmış… Oysa devlet işletirken oldu benzeri kazalar. 1942’den sonra madenlerde meydana gelen 3000 ölüm devletçilik dönemindeydi. Özelleştirmelerden sonra işverenin maliyeti ...

Devamı... »

Ölüm ‘geliyorum’ diye diye gelmiş

Facianın üzerindeki giz perdesi kalkıp kazanın nedeni yavaş yavaş belirginleştikçe karşı karşıya olduğumuz tablonun korkunçluğu da artıyor. Akıl almaz bir adamsendecilikle, tarifi imkansız bir vurdumduymazlıkla ve kadercilikle karşı karşıyayız. Orada bir damarda kömür aylardır içten içe, yavaş yavaş, sinsi sinsi yanıyormuş. Daha önce çalışılmış ve sonra sakıncalı bulunup bırakılmış bir ...

Devamı... »

Bize neler oluyor?

Facianın üstünden beş gün geçti. TV programlarına bakıyorum; neredeyse hep aynı şey oluyor: Program yorumcusu önce görev savma kabilinden, üç beş cümle kazanın oluş biçiminden ya da Soma işçilerinin çalışma koşullarından, madenciliğin sorunlarından söz edip bir de üstüne acele tarafından bir dünya-Türkiye karşılaştırması yapar yapmaz tartışma hop diye “asıl” konuya atlıyor: Asıl ...

Devamı... »

Açık toplum olacaksak

Madenin yuttuğu bütün oğullarımızı geri almak birinci önceliğimizdi. Bu süreç neredeyse tamamlandığına göre, artık acımasız bir hesaplaşmaya girişebiliriz. Şimdi, bu kazayla ilgili her şeyin, bütün hataların, bütün zaaf noktalarının en ince detaylarına kadar ortaya çıkarılmasının ve bütün aktörlerin sorumluluklarının ortaya dökülmesinin zamanı. Açık toplum olup olmadığımız asıl böyle zamanlarda sınanır. ...

Devamı... »