Murat Yılmaz

Mehmet Akit Ersoy’un muhafazakâr inkılapçılığı

Mehmet Akif’ Ersoy 20 Aralıkta doğdu, 27 Aralıkta vefat etti. Bu hafta Mehmet Akif Ersoy haftası olarak anılıyor. Biz de bu hafta İstiklal Marşının büyük şairinin fikirleri üzerinde duralım. Marifet ve Fazilet Mehmet Akif Ersoy, İslâmcı akım içinde Cemaleddin Efgani ve onun tilmizi Muhammed Abduh’un çizgisini takip eden modernleşmeci bir İslamcıdır. Bu tür İslamcılık, Avrupa’nın tamamen taklit edilmesi ve Avrupa’dan gelen ...

Devamı... »

‘Yeni Yaşam’ın hendeklerde ölümü

Hendekler PKK, HDP hattının geleceğini tayin edecek bir kırılmayı temsil ediyor. HDP’nin yanında 7 Haziran öncesinde HDP’ye destek veren aktörler de hendeklere düşmüş durumda. Biten sadece çözüm süreci değil, acaba artık HDP’nin bittiğini de söyleyebilir miyiz? Çözüm süreci şiddetle kurulmuş ve karılmış bir örgüte, parti olma ve normalleşme kapısı açan büyük bir tarihi fırsattı. PKK bu fırsatı, baştan beri yenilgi ...

Devamı... »

MHP’de muhalefet ne istiyor?

1 Kasım seçimlerinden sonra, muhalefet cephesinde başlayan tartışmalar durulmadı. AK Parti bir hata yapıp bu tartışmaları engelleyecek bir gündem çıkarmazsa, muhalefetteki tartışmalar durulacak gibi de görünmüyor. MHP’deki tartışma tüzük kurultayı toplayarak, tüzüğü değiştirmek ve genel başkan seçiminin yapılacağı bir kurultayın kapısını açmak üzerine yürüyor. Muhalefet partileri arasındaki en eski genel başkan, MHP Genel Başkanı Dr Devlet Bahçeli. Bu yüzden de ...

Devamı... »

Dil Devrimi: “Banyoda Aklıma Geldi”

Dil devriminin yarattığı tahribat, hala devam ediyor. Türkçe bırakın güzelliğini ve zenginliği, birlik ve bütünlüğünü kaybetmişti. Türkçe şimdi yeniden gelişiyor. Ancak hala aşılması gereken problemler var. Vaktiyle ders verdiğim Fakültelerde Türkçe sözlüğe sahip olanlarla, İngilizce sözlüğe sahip olan öğrencilerin mukayesesini yaptığım, istisnasız bütün yoklamalarımda İngilizce sözlüğe sahip olanlar fazla çıkıyor. Dil konusunda bu bilgisizliğimiz ve ilgisizliğimizin temelinde acaba ne yatıyor?  ...

Devamı... »

Tartışmada zafer, mağlup olanındır

  Medyadaki, seçim tartışmalarından sonra acaba ne öğrendik diye düşündüğümüzde, çoğu zaman bir şeyler saymakta zorlanıyoruz. Tartışma konularındaki bilgi ve yaklaşımları hiç değerlendirmeden, sadece başlangıçtaki pozisyonunu dayatmak veya savunmak adına girilen tartışmalar yıpratıcı oluyor. Mesela bir kanun tartışılırken muhataplarınızın bırakın kanunun müzakerelerini, kanun metnini dahi görmemiş olduğunu anlamak tartışmayı manasızlaşıyor. Medya ne yazık ki bu bilgisizliğin yaptırımı olmadığı, hatta bazen ...

Devamı... »

Süreç niye bitti?

Çözüm sürecinin amacı, şiddete son vermek ve siyasetin önünü açmaktı. Bir başka deyişle hedef, silahlı bir örgüte son verip siyasi bir partiyi inşa etmekti. Ancak PKK, bunu “normalleşme” olarak kabul etmedi ve bir tür yenilgi olarak gördü, çözüm süreci de bu yüzden devam edemedi. HDP/ PKK/ Öcalan hattının çözüm sürecinden beklentisinin şiddetin sona ermesi olup olmadığı baştan beri muhataralı. Sürecin ...

Devamı... »

Savaş şartlarında basın ve ifade hürriyeti

BASIN ve ifade hürriyeti tartışmaları yaşanırken, hata yapmamak için savaş şartlarının etkileri bakımından geçmiş örneklere bakmakta fayda var. İkinci Cihan Harbi’nde İstanbul’da sıkıyönetim vardır. Sıkıyönetim Komutanı Ali Rıza Artunkal Paşa ve Vali Lütfi Kırdar gazetecileri düzenli olarak Gazeteciler Cemiyeti’nin lokâlinde toplayarak kara kaplı bir defterden, gazetelerin sevap ve günahlarını okurlar. Ali Rıza Artunkal Paşa’nın Ziyad Ebuzziya’ya neler dediğini, Ebuzziya’nın hatıralarından ...

Devamı... »

Yeniden “Çözüm Süreci” mi?

Tahir Elçi’nin öldürülmesi üzerinden çözüm sürecine yeniden dönülecek mi sorusu tartışılıyor. Çözüm sürecine eski haliyle dönülmesini isteyen bir çevre var. Bu çevreye göre, çözüm süreci seçimler sebebiyle akamete uğramıştı. Şimdi seçimler bittiğine göre, aktörler çözüm sürecine dönebilirler. Bu yaklaşım, gerçekçi değerlendirmelere dayanmıyor. Her şeyden önce çözüm süreci, seçimler dolayısıyla sona ermedi. Hatta denebilir ki, 7 Haziran’da seçim olduğu için bu ...

Devamı... »

Tahir Elçi’nin özgün duruşu

Türkiye’de ve özellikle Diyarbakır’da bir kampta mensup olmadan ama aynı zamanda korkmadan görüş açıklamak zor bir şeydir. Bu ciddi bir birikim, medeni cesaret ve ahlak istiyor. Bu özgün duruş grup taassubundan uzak durup birey olabilmeyi başarmakla mümkündür. Geçtiğimiz gün öldürülen merhum Tahir Elçi böyle bir özgün duruşu başarabilen, taşıyabilen nadir insanlardandı. Tahir Elçi planlanmış bir cinayete mi, çatışmadaki kör bir ...

Devamı... »

Bir Köylü Mebus ve Bürokratik Oligarşi

Türkiye’nin aşmaya çalıştığı vesayet sisteminin uzun bir tarihi var. Özellikle tek parti dönemi bürokratik oligarşinin yerleşmesi bakımından önemlidir. Bu hafta, tek parti döneminde bir köylü mebus seçimi vesilesiyle CHP ile bürokrasinin ilişkisi ve askerlerin siyasete karıştırılmasına ilişkin bir örnek anlatalım.  CHP Serbest Fırka tecrübesinden sonra “halka açılmak gerektiğini farketmiş ve mebuslar arasında köylü mebusların olmansın isabetli olacağına karar vermiştir. Ancak ...

Devamı... »