Murat Yılmaz

Siyaset yüzde 49,5’in narkozundan uyanabilecek mi?

1 Kasım 2015 seçimlerinin pek çok çevremin beklentileriyle uyuşmayan sonuçları, siyasette bir tür narkoz etkisi yarattı. Ya koalisyon ya da kıl payı bir AK Parti iktidarı bekleyenler, AK Parti’nin yüzde 49,5 oy oranı ve 317 milletvekiliyle tartışmasız tek başına iktidarı karşısında şaşkına döndüler. 1 Kasım: Türbülanstan Çıkış 1 Kasım bir yönüyle Türkiye siyasetinin Mayıs 2013’teki Gezi olaylarıyla içine girdiği ve ...

Devamı... »

1930’ların tartışması: VAKIFLAR MESELESi

Türkiye’nin demokratikleşme ve reform hareketi devam ediyor. Bunun ana yollarından biri gayrimüslimler ve dolayısıyla vakıflardır. Bu hafta vakıfların ve gayrimüslimlerin tek parti döneminde yaşadıklarına kısaca bakalım. Vakıfların özel hukuku ilgilendirdiğinden kamu hukukundaki bütçeler içinde olmaması gerektiği tartışılmaktadır. TEK parti döneminde Evkaf Umum Müdürlüğü’nün bütçe görüşmeleri, genellikle muhafazakâr taleplerin dile getirildiği bir zemin olmaktadır. 8.6.1931 tarihli görüşme ise bu bakımdan şaşırtıcıdır. Sırrı Bey ...

Devamı... »

Hedefsiz müzakere olur mu?

PKK’nın 7 Haziran 2015 seçimleri sonrasında HDP’nin yüzde 13 oy alması karşısında, sivil siyasete yol açarak HDP’lileşmesi yerine, şiddete başlayarak HDP’yi PKK’lılaştırmasının yarattığı problem devam ediyor. Çatışmanın sona ermesini veya müzakere sürecine dönülmesini isteyen bazı kesimler muhtelif çağrılarda bulunuyorlar, bazı kampanyalar düzenliyorlar. Ancak bu çağrılar, nedense PKK’dan çok hükümeti hedef alıyor. Hâlbuki çatışmayı başlatan ve müzakere sürecinin denklemini bozan taraf ...

Devamı... »

Özyönetim, pankürdizmi örter mi?

HDP’NIN Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Türkiyelilik, siyasileşme ve demokratikleşme sacayaklarından oluşan çözüm sürecinin parametreleriyle uyumlu siyasi sloganlardan memnuniyet duyan herkes, bugün şaşkınlık içinde. Çünkü PKK’nın HDP’lileşmesini bekleyenler, HDP’nin PKK’lılaştığını görüyorlar. 7 Haziran seçimleri sonrasında PKK’nın Pankürdizmi, şiddeti ve dayatmacılığı karşısında; HDP’nin Türkiyelileşme, siyasileşme ve demokratikleşme programının hâkim olacağını düşünenler kısa sürede yanıldıklarını fark etmeye başladılar. 1 Kasım seçimleri sonrasında ise HDP’nin değişimi ...

Devamı... »

İstiklal Mahkemeleri

Türkiye’nin hukuk problemleri ve tartışmaları hukuk tarihimize eğilmemizi ve bugünkü yozlaşmanın köklerini aramamızı icabettiriyor. Köklerle hesaplaşmadıkça, her dönemde bu tür skandallar yaşanması kaçınılmazdır. Bu meyanda bu hafta, hukuk sistemimizin yozlaşmasına ciddi bir katkıda bulunan, İstiklal Mahkemelerinden bahsedelim. İstiklal Mahkemeleri, Birinci Meclis döneminde yasama, yürütme ve yargı yetkilerini uhdesinde barındıran, güçler birliğinin bir ürünü olan, Meclis içinden milletvekillerinin hâkimlik yaptığı, temyizi ...

Devamı... »

Yeniden reform dönemi mi?

1 Kasım seçimleriyle tesis edilen siyasi istikrarın, ekonomik büyümeyi ve siyasi reformları devam ettireceği yönünde güçlü bir umut dalgası oluştu. Yeni hükümet programı, bu umudu teyit eder nitelikte. Suriye’deki belirsizlik, Rusya ile yaşanan uçak krizi ve PKK’nın yeniden teröre başlaması dahi Türkiye’nin reform umudunu kıramadı. Başbakan Davutoğlu şimdi seçimde ve hükümet programında vaat ettikleri reformları hayata geçirebilmek için muhalefet partileriyle ...

Devamı... »

HDP Hak Değil, Statü İstiyor

PKK’nın çözüm sürecini sona erdirerek başlattığı devrimci halk savaşı, bazı şehirlerdeki şehir çatışmaları etrafında devam ediyor. Kırsal alanda başarıszılığa uğrayan, yurt içindeki ve Kuzey Irak’taki güvenilir üslerini yitıren PKK, değişen bölge şartlarından istifade ederek stratejik önceliğini Kuzey Suriye’ye veriyor. PKK’nın parti-cephe örgütüne dönüşen HDP ve bilşenleri de PKK’nın siyasi hedefleri ve stratejisi mucibince davranıyor. HDP lider ve sözcüleri, içeride ve ...

Devamı... »

Asımın Nesli Ne Yapmalı? Ne Yapmamalı?

Türkiye, komitacılık anlayışından demokrasi, hukuk ve kamu düzeninin bozulması bakımından ciddi zararlar görmüştür. Toplumsal meselelerin gerçekçi tasvirini ve tenkidini yapan Mehmet Akif Ersoy’un yaşadığı devrin bu temel meselesini ihmal etmesi düşünülemezdi. Nitekim Mehmed Akif Ersoy, Safahat’ın altıncı kitabında İkinci Meşrutiyet’ten Birinci Cihan Harbi’nin sonuna kadar olan dönemi anlatır. Bu dönem, Akif’in hiç sevmediği II. Abdülhamid istibdadını takip eden hürriyet atmosferinin, ...

Devamı... »

Her eylem meşru mudur?

20 Aralık günü PKK çizgisinde yayın yapan Fırat Haber Ajansı, Apocu Gençlik İnisiyatifi adına yapılan bir açıklamayı yayınladı. Açıklamada şöyle deniyor: “Kürdistan’da yanan ateş her yeri saracaktır, her eylem meşrudur.” Ajansın geçtiği haberin, benzeri birçok haber gibi ilgisizlikle karşılanması kayda değerdir. Siyaset yapmayı veya muhalefet etmeyi sadece hükümeti ve Cumhurbaşkanını itham etmek olarak algılayan çevrelerin, bu tür açıklamalar ve bu ...

Devamı... »

Hendek’ten kanalizasyona…

KCK Eşbaşkanlarından Bese Hozat 14 Temmuz’da Devrimci Halk Savaşı ilan ederek çözüm sürecini sona erdirmişti. PKK o tarihten itibaren şiddet dozunu arttırarak büyük hatalar yapıyor ve yeni başarısızlıklar yaşıyor. PKK her yaptığı hatadan sonra, hatayı telafi etmek yerine daha büyük bir hatayla el arttırıp daha çok şiddet kullanarak hatalarının üzerini örtmeye çalışıyor. Hatadan Daha Büyük Hatalara Kırsaldaki ağır yenilgi, bazı ilçelerdeki özyönetim ...

Devamı... »