Çürük tahta mıh tutmaz: Askerlik meselesi

Askerlik, çocukluğumuzdan itibaren bizimle gelmiş ve hep de çok müstesna bir yere sahip olmuştur. Öyle ki her erkek çocuğun gururunu da okşamıştır. Belki de bu yüzden dizimiz kanadığında bile bizi “askere gittiğinde unutursun” diye teselli ettiler. Veya hep öyle teselli edildik diye askerlik gururlandığımız bir mesele oldu. Şüphesiz askerlik gurur duyulacak, onurlu bir iş. Fakat bunun bir zorunluluk olması, her erkeğin yapmak zorunda olduğu bir ...

Devamı... »

Seçime Dair

Yarınki seçim (24 Haziran seçimi) yeni hükümet sisteminin ilk seçimi. Bu nedenle bu seçime gidiş süreci ve seçim sonuçları gerek tarihçiler gerekse siyaset bilimciler tarafından hiç şüphesiz detaylıca incelenecek. Yeni sistemin iyi ve kötü yanlarını, eksiklerini, yanlışlarını ve doğru yönlerini daha net görmemizi sağlayacak. Bilindiği üzere bu seçimde hem cumhurbaşkanı hem de parlamento seçimleri aynı anda yapılacak. Bu nedenle merak ...

Devamı... »

Vazgeçelim artık bu sevdadan

Kemal Kılıçdaroğlu geçen hafta Zonguldak’ta Taş Kömürü Çalıştayı’na katıldı ve bir konuşma yaptı. Konuşmasında hükümeti de eleştirdi. Eleştirileri arasında vergiler de vardı. İnsan aklını zorlayan, “böyle de vergi mi olur?” dedirten türden; çok karışık, çetrefilli ve ağır bir vergi sistemimiz var. Kılıçdaroğlu da haklı olarak bunu eleştirerek “doğumdan ölüme kadar vergi ödüyoruz” dedi. “Çocuğa süt alırsınız, emzik alırsınız vergi ödersiniz. ...

Devamı... »

Liberalizm’de doğru bilinen yanlışlar: birey ve toplum

Bazı şeyler ne kadar çok anlatılmaya, yazılmaya çalışılsa da önyargılar, ön kabuller, spekülasyonlar, aforizmalar daha fazla akılda kalıyor ve doğrunun kendisiymiş gibi oluyor. En çok da bu “doğru” bilinen yanlışlar kendisini kabul ettiriyor. Ve bu öyle bir hâl alıyor ki doğruyu anlatmaktan ziyade bu yanlışların gücünü kırmaya uğraşıyoruz. Liberalizm, Türkiye’de, gerçek manada az bilinen bir ideoloji olmakla birlikte hakkında bilinenlerin ...

Devamı... »

Siyaset Anlayışımız ve 1057 Sayılı Kanun

Türkiye’deki siyaset anlayışımız her bakımdan oldukça dikkat çekicidir. Muhalif görüşlerin birbirlerine adeta düşmanlık beslediği bir anlayış ile bugüne gelmişiz ve öyle de gidiyoruz. Siyaset anlayışımızda bir şeylerin tersliği o kadar çok belli oluyor ki… Ama bu terslik eminim ki eskiye nazaran çok daha fazla kişinin dikkatini çekiyor. Çünkü her geçen gün (politik manada) normalleşen insan sayısının, yavaş da olsa, arttığı ...

Devamı... »

Asıl Mesele TEOG Değil!

Yeni gündemimiz TEOG’un kaldırılması. Yani gündem daha çok bunun üzerinde yoğunlaşmış durumda fakat asıl gündemin TEOG veya kaldırılması değil de nasıl kaldırıldığı olması gerektiğini düşünüyorum. Sistemin ne olduğu, nasıl olduğu, mevcut sistem iyi miydi kötü müydü, yerine gelecek olan çok daha iyi mi olacak? Bu sorularla ilgilenmek istemiyorum. Bunlar farklı, bu konuda uzman kişilerin kaleme alabileceği bir yazının konusu olabilir. ...

Devamı... »

Muhafazakârlık Nedir?

Türkiye için tüm ideolojilerin bir ortak özelliği olduğunu söyleyebiliriz. O da gerçekte ne olduğunun ya bilinmemesi ya da yanlış ve eksik bilinmesidir. İdeolojilerin Türkiye’deki seyrinin ilk cümlelerinde özellikle bu ifade kullanılır ve buna işaret edilir. Bunun iki sebebi olabilir. Ya günlük yaşamımızda ideolojik bir tutum sergilemiyoruzdur ve hayatımızda ideolojik tercihler yoktur ya da bunun tam tersi bir şekilde kör bir ...

Devamı... »

Benim Oğlum Bina Okur, Döner Döner Yine Okur

Son günlerin en yoğun gündemini anayasa değişikliği ve başkanlık (cumhurbaşkanlığı) sistemi oluşturmaktadır. Bu konuda değişikliğin kendisinden daha çok benim dikkatimi çeken Kılıçdaroğlu’nun tutumu oldu. Evet, Kılıçdaroğlu benim her daim dikkatimi çeken kişilerin başında gelmiştir. Malûmunuz önemli bir anayasa değişikliği ile karşı karşıyayız. Bu önemli değişiklik üzerine oldukça detaylı tartışılmalı, eleştirilmeli, olumlu ve olumsuz yanları ortaya koyulmalıdır. Bu konuda değişikliği olumlu bulanların söylemleri kadar olumsuz ...

Devamı... »

Büyümeyecek miydik?

Küçüktük hepimiz. Evet, önceden. Ya da biz öyle sanıyorduk… Sanıyoruz… Küçüklüğümüzün önceden olduğu konusunda yanılıyoruz belki de! Belli bir yaşa geldik, “Büyüdün!” dediler. Okula gittikçe her sene bulunduğumuz sınıfın rakamları da artış gösteriyordu. Büyümemiş olsak onuncu sınıftan on birinci sınıfa veya lisans ikiden üçe geçebilir miydik? Veya başka bir şey. Gün geçmiyor ki kimlikte yazan tarihten uzaklaşmayalım. Evet, orada yazan ...

Devamı... »

Hangi Birine Üzülelim?

Son zamanlarda başlıktaki bu soruyu sık duymaya ve okumaya başladığımı fark ettim. Soru tarafların varlığını barındırıyor. Ve ben bu sorunun hangi tarafları kastederek sorulduğunu duyunca çok fazla kırıldığımı hissediyorum. Ülke olarak, hiç kimsenin hayatında unutamayacağı, herkesin rüyalarına gireceği oldukça travmatik bir olay atlattık. Evet. Elbette 15 Temmuz’da. Bu sadece hayatta kalanlar için bir travmaydı. Unutmayalım ki burada, sadece travma diye ...

Devamı... »