Bitmeyecek Sorunumuz: Laiklik

Türkiye’nin bugüne kadar en çok duyduğu kelime nedir diye bir araştırma yapılsa ilk sıralarda muhakkak kendisine yer bulacak olan laiklik olurdu. Buna rağmen ne olduğunu, neye tekabül ettiğini 1937’den bu yana henüz oturtmuş değiliz. Çünkü bunu başarmak hiç de kolay değil. Hele hele Türkiye’de artık bu kavramın bir karşılığını ortaya koymak, “Laiklik şudur arkadaş!” diyebileceğimiz herhangi bir ihtimal de yok. O ...

Devamı... »

Evden Uzakta – Emre Turku

Evden uzakta olmak çocukken veya evdeyken çok cazip gelirdi. Hele ki erkek çocuğuysanız. Evden çıkmak, tek başına bir şeyler yapabilmek, hesap vermemek düşüncesi o kadar çekicidir ki. Özellikle kanın hızlı aktığı, genç yetişkinlik dönemlerinde artık bu kendini kanıtlama çabası olarak belirir. Lisede, eğer başaramadıysan üniversitede, özellikle bunun için çabalar, emek harcarsın. Bunun için ya uzakta iş arayışına girer ya da ...

Devamı... »

AK Parti Neden Kaybetmiyor?

Önceki yazımızda AK Parti’nin mevcut vaziyetinden bahsetmiştik. Şimdi ise AK Parti’nin neden kaybetmediğine bir göz atalım. Nefret içerisinde olanlar için aslında neden çok açık: “Koyun” olan halk. “Koyun” olan bu halktan kurtulduğumuzda konu kapanacak. Fakat sadece insanlara “koyun, yığın, kırsal” diyerek bunu açıklayamazsınız. Bu durumda yaptığınız şey nefret kusmaktan başka bir şey olmaz. Bu tutum ne karşıya bir şey aktarır ...

Devamı... »

AK Parti’nin Vaziyeti

Siyasî partiler de insanlar gibidir. Doğar, büyür ve sonunda da ya ölür ya da pasifize olurlar. AK Parti’de de bu durumun özellikle son 2 yılda kendisini göstermeye başladığını düşünüyorum. Fakat şunu da belirtmek gerekiyor: AK Parti bugün geçmişe nispetle güçsüz ve etkisi azalmış olabilir ama kesinlikle ölmüş veya pasifize olmuş durumda değil. Şu an sadece o sürecin henüz başlangıcında. Elbette ...

Devamı... »

Tehlikenin Farkında Değil misiniz?

Son birkaç aydır garip şeylerle karşılaşıyoruz. Hayırdır inşallah demekten, bekleyip gözlemekten başka elden bir şey gelmiyor. Gün ola harman ola. Hatırlarsınız, Ekim ayında Danıştay 5 yıl aradan sonra And konusunu gündeme getirmiş ve düzenlemeyi iptal ettiğini açıklamıştı. Uzun bir süreden sonra, hiç gündemde yokken birden ısıtılarak ortaya sürülen bu konu epeyce bir gündemi işgal etmiş, bu arada da And’cılar nutuklarını ...

Devamı... »

And’ınız

  Neden niçin yapıldı bilinmez. Fakat geçen hafta Danıştay beklenmedik bir adım atarak saçma bir gerekçeyle andın okunmasını kaldıran düzenlemeyi iptal etti. Bu iptalin gerekçesini de yapılabilecek en saçma şekilde yaptı. Esasında bu konuda saçma olmayan bir gerekçe bulmakta da zorlanırdı zaten. Danıştay, “haklı bir neden olmadan yerleşik, istikrar kazanmış uygulamalardan ayrılmayı” Anayasanın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine ters buldu. Peki, ...

Devamı... »

Çürük tahta mıh tutmaz: Askerlik meselesi

Askerlik, çocukluğumuzdan itibaren bizimle gelmiş ve hep de çok müstesna bir yere sahip olmuştur. Öyle ki her erkek çocuğun gururunu da okşamıştır. Belki de bu yüzden dizimiz kanadığında bile bizi “askere gittiğinde unutursun” diye teselli ettiler. Veya hep öyle teselli edildik diye askerlik gururlandığımız bir mesele oldu. Şüphesiz askerlik gurur duyulacak, onurlu bir iş. Fakat bunun bir zorunluluk olması, her erkeğin yapmak zorunda olduğu bir ...

Devamı... »

Seçime Dair

Yarınki seçim (24 Haziran seçimi) yeni hükümet sisteminin ilk seçimi. Bu nedenle bu seçime gidiş süreci ve seçim sonuçları gerek tarihçiler gerekse siyaset bilimciler tarafından hiç şüphesiz detaylıca incelenecek. Yeni sistemin iyi ve kötü yanlarını, eksiklerini, yanlışlarını ve doğru yönlerini daha net görmemizi sağlayacak. Bilindiği üzere bu seçimde hem cumhurbaşkanı hem de parlamento seçimleri aynı anda yapılacak. Bu nedenle merak ...

Devamı... »

Vazgeçelim artık bu sevdadan

Kemal Kılıçdaroğlu geçen hafta Zonguldak’ta Taş Kömürü Çalıştayı’na katıldı ve bir konuşma yaptı. Konuşmasında hükümeti de eleştirdi. Eleştirileri arasında vergiler de vardı. İnsan aklını zorlayan, “böyle de vergi mi olur?” dedirten türden; çok karışık, çetrefilli ve ağır bir vergi sistemimiz var. Kılıçdaroğlu da haklı olarak bunu eleştirerek “doğumdan ölüme kadar vergi ödüyoruz” dedi. “Çocuğa süt alırsınız, emzik alırsınız vergi ödersiniz. ...

Devamı... »

Liberalizm’de doğru bilinen yanlışlar: birey ve toplum

Bazı şeyler ne kadar çok anlatılmaya, yazılmaya çalışılsa da önyargılar, ön kabuller, spekülasyonlar, aforizmalar daha fazla akılda kalıyor ve doğrunun kendisiymiş gibi oluyor. En çok da bu “doğru” bilinen yanlışlar kendisini kabul ettiriyor. Ve bu öyle bir hâl alıyor ki doğruyu anlatmaktan ziyade bu yanlışların gücünü kırmaya uğraşıyoruz. Liberalizm, Türkiye’de, gerçek manada az bilinen bir ideoloji olmakla birlikte hakkında bilinenlerin ...

Devamı... »