Yusuf Şahin

‘Gel şu kuşa bir daha bakalım’

“Her meseleye farklı bir gözle bakabilmek” ve “iki çocuğu eğitmenin bir tek yolu olmadığını anlamak”, Nobel Ödüllerine giden yolu açacak. Ama bunun için öğretmenlerin ve tabii ki öğretmenlerin de içinde yer aldığı millî eğitim camiasının tümden gözden geçirilmesi gerekecek. *** Bu yılın Nobel Ödülleri açıklandı. İçlerinde Türkiyeli bir bilim adamı filan aramadık. Arayamazdık, zira böyle bir kaygı taşımıyorduk. Etrafımızda olup ...

Devamı... »

Saatlerini geri almayanlar yandı!

Tek saat uygulamasına geçildi ve saatlerini buna göre ayarlamayanlar yandı. Seksen yedi yılın özeti bu. 3 Mart 1924. Bu tarih,Türkiye Cumhuriyetinin eğitim sisteminin temelinin atıldığı ve daha sonraki yıllarda bir daha değiştirilemeyen Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun çıkarıldığı tarih. Kanun, Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün kendisine göre bütün bir toplumun zihnini ayarladıkları saat konumunda. Başka saatler bozulabilir, ama bu kanunla ortaya konulan saat (nizam, ...

Devamı... »

‘Yaş’a hürmet de kalmadı!

Artık Başbakan, amiri olduğu bir kurumun yöneticisiyle yan yana oturmuyor.Bu, o kurumun yöneticisine saygısızlık olarak görülmemeli, aksine demokratik kültürün bir gereği olarak değerlendirilmeli. Türkiye’de semboller oldukça önemli, bunu bilmek gerekir. Bir sembol daha, son YAŞ toplantısıyla ortadan kalktı. *** Geçen sene, Yönetim Bilimi (Trabzon: Murathan Yayıncılık, 2010) kitabımızın ikinci baskısında Türkiye’deki bürokrasinin temel sorunlarından bahsettiğimiz bölüme, bir de “askerî vesayet” ...

Devamı... »

Börek ikramlı dolmuş hizmeti

Sabah pek çoğumuz işimize dolmuşları kullanarak gidiyoruz. Bunu börek ikramlı yapmak ister miydiniz?Piyasa, bir tanıma göre, insanların hayatını kolaylaştıracak, daha anlamlı hale getirecek fırsatların takip edildiği bir keşif süreci. Bu keşif sürecindeki en önemli rehber de üretilen malın fiyatları. Ama modern devlet, bu keşif sürecini iki şekilde baltalayabiliyor: Birincisi, doğrudan doğruya bir alanı piyasaya kapatarak, ikincisi de belirli bir alanı ...

Devamı... »

İlkem; küçüklerimi sevmek, büyüklerimi saymak

Bu konu üzerine tahmin yürütenler, oluşturduğu listeyi çentikleyerek ne kadar isabetli tahmin yürüttüğünü filan göstermeye çalıştılar. Açık söylemek gerekirse ben seçim tahminlerinde çuvallayınca, bir kabine tahmini yürütmedim, sadece köklü bir değişikliğin olmayacağını tahmin ettiğimi belirtmekle yetindim, oturduğum kalktığım yerlerde. Neyse ki, bu tahminim tuttu. *** Ak Parti, dokuz yıllık iktidarı döneminde eğitim alanı da dâhil hemen her konuya el attı, ...

Devamı... »

Komşumuz Yunanistan batarsa bizim açımızdan iyi mi olur baba?

Büyük oğlumun dün akşam haberleri izlerken sorduğu soru buydu. Hiç tereddüt etmeden “hayır” dedim. *** Müstakil evlerden oluşan bir yerleşim yeri düşünelim. Sizin de iki katlı bir eviniz olsun. Güvenilmez komşularınız var. Ne yaparsınız? (Evinizi satıp da başka bir yere gitme imkânınız yok, bu bir sınırlılık olsun.) En basit tedbir, kapılarımızı çelik kapı haline getirmek olur, hiç kuşkusuz. Ama bazen ...

Devamı... »

‘İrtica’dan ve ‘bölücülük’ten bizi kim kurtaracak?

Pek çok kişi seçim öncesi tahmin yürüttü. Bahisler açıldı. İtiraf edeyim ki, seçim tahminlerimin hiçbir tutmadı. Türkiye seçimini yaptı. Seçimin kazanını halk oldu. “Bu halk cahil, kafası basmaz, hiçbir şeyden de anlamaz” türünden söylem de, “Bu bir ABD plânı, İsrail’in parmağı olmasaydı böyle olmazdı” türünden söylem de, bir kez daha iflas etti. *** Pek çok kişi seçim öncesi tahmin yürüttü. ...

Devamı... »

Max Weber, İslâm şehri ve “kapalı cemaatler”

Weber, Protestan Etiği ve Kapitalizmin Ruhu adlı eserinde, Batıdaki gelişmelerin temelinde Protestanlığın bulunduğuna işaret eder. Weber’e göre temel soru şudur: Protestanlığın ortaya çıkışında hangi faktörler etkilidir? Weber, bu soruya, şöyle cevap verir: Bir, özgür şehirler, iki, Hıristiyanlık. Bunlardan ilki önemlidir zira özgür düşünce ve eylem, ancak özerk bir şehir ortamında neşvü nema bulabilir. Ama Weber’in düşüncesinde Hıristiyanlık daha da önemlidir ...

Devamı... »

Yarın bayram; erken kalkın çocuklar!

Bu ülkenin bir kurucu felsefesi var. Devleti kuran kadro, ağırlık olarak asker ve sivil bürokratlardan oluşuyor. Bu kadro, siyaset kurumuna hep mesafeli bakmış. Siyasetçilerin ülkeyi yönetmeye başladığı günden bugüne kadar da bu kadronun gözleri, hep siyasetçilerin üzerinde olmuş. Ülkenin rotasının şaştığını düşündükleri anda da siyasete müdahale etmiş. Ve bu hiç değişmemiş. Bu müdahalelerden biri de bilindiği gibi 27 Nisan 2007 ...

Devamı... »

‘Başörtüsü’ barajı aşar mı?

Türkiye’de başörtülü kadınlar, diğer kadınlarla kıyaslandığında, biri kadın oldukları biri de başörtüsü taktıkları için toplumsal hayatta iki kez dışlanmış oluyorlar. Bu dışlanmanın yaşandığı alanlardan biri de milletvekilliği. Türkiye’de başörtülü kadınlar, diğer kadınlarla kıyaslandığında, biri kadın oldukları biri de başörtüsü taktıkları için toplumsal hayatta iki kez dışlanmış oluyorlar. Bu dışlanmanın yaşandığı alanlardan biri de milletvekilliği. Kısa bir süre önce, hangi partilerin ...

Devamı... »