Yusuf Şahin

“Küçük Güzeldir” ama “Büyükşehir daha güzeldir!”

E. F. Schumacher’in “Küçük Güzeldir” başlıklı bir kitabı var. Yazar, ölçek olarak küçük olana övgü yağdırır bu kitabında. Ama gerçek hayatta kimse küçük olana itibar etmez. Çocuk bile dilinin bağı çözülür çözülmez hep büyüdüğünü söyler durur. “Büyük” şehir olmanın da bu türden Freudyen bir temeli var, belki de. Zira soracak olsanız, hemen her belediye büyükşehir olmak isteyecektir. *** Türkiye’de Ankara’nın başkent olmasıyla başlayan ...

Devamı... »

Bedava ekmek yok…

  Almadan vermek Allah’a mahsustur. Devlet, bazılarının sandığı gibi Tanrı değildir. Tanrısal varlık da değildir. Yani Tanrıya ait bazı özelliklere sahip bir varlık olarak görülemez. Ama bazen insanlar devlete olağanüstü vasıflar atfeder. Bu doğrudur. “Devlet yol yaptı”, dendiğinde aslında yapılan şeyi, soyut olarak devlet yapmaz. Yolu, o anda muhatabımız olan devlet görevlileri yapmıştır. Yani soyut devlet düşüncesi, bizi, devlet mistisizmine götürür. Devleti aşkın ...

Devamı... »

İkizkenar ve dik açılı üçgenin dik açısında durmak

  Bir buçuk sene önce, bir ameliyatla, yaklaşık beş numara gözlüklerimi attım. Allah’a hamdolsun. Otuz sene aradan sonra, hayata ilk defa, bir camın arkasından bakmıyorum. *** Çocuklarımın ilkokula başladığı yıllardı. Beraber, Üniversitenin havuzuna yüzmeye giderdik. (Şimdi gitmiyoruz, zira çocuklar kendi kafalarına göre takılıyorlar artık.) Çok iyi yüzme bilmediğimden, kollarımı havuzun kenarına kor, çocuklara mukayyet olmaya çalışırdım. Dik açılı ve ikizkenar ...

Devamı... »

Bir yılan deliğinden iki kere ısırılmak

Medeniyet, insanlığın yapıp ettiklerinin (günahlarının ve sevaplarının) tarihidir, denilebilir. Medeniyet, birikimli bir süreçtir. Dünyanın farklı coğrafyaları bu sürece katkıda bulunmuştur. Buna biz de dâhiliz. *** Yine bir sel felaketi yaşandı. Ölen çok sayıda insan var. Oysa üzerinde yaşadığımız coğrafya yaklaşık on bin yıllık bir geçmişe sahip. Yani bu topraklarda ilk kurulan medeniyet, bizler tarafından kurulmamış. Bizler, bir hâsılanın üzerinde oturuyoruz. ...

Devamı... »

“Ana damar” çatlamadı

Ütopya, bir değişim talebi olduğu için gerçekliğe meydan okumaktır. Karşımızdakilere ütopyamızla “Dünya işte böyle olmalıdır” demiş oluruz. Ütopya, ihtimal dâhilinde olanların sınırlarını kabul etmez. Zira bu ihtimaller tam da ütopyanın değiştirmek istediği gerçekliğin bir parçasıdır. Geçen hafta Üniversitemizde bir rektörlük seçimi yapıldı. Ortada bir ütopya yoktu. Zira Üniversitemize rektör olmak için kapımızı çalan arkadaşların, bir aday olarak, üniversite sistemini değiştirme ...

Devamı... »

Socrates KTÜ rektörü olursa

Daha önce de yazdım. Türkiye’de 2012 sonuna kadar yaklaşık 50 üniversitede rektörlük seçimleri yapılacak. Bu üniversitelerden bir kısmının elli binin üzerinde öğrencisi olduğu dikkate alınırsa; toplumsal etkisi büyük seçimlerden söz ettiğimiz açıktır. *** Dünya üniversiteleri arasında değişik kurumlar tarafından yapılan sıralamalar var. Amanda H.  Goodall diye bir kadın araştırmacı, “Bu sıralamalarda ilk 100’e giren üniversiteleri kimler yönetiyor?” diye sordu ve ...

Devamı... »

YÖK yok olabilir mi?

Çok kısa bir süre önce ilk ve orta öğretim sistemini tartıştık. Bundan sonra zorunlu eğitim 12 yıl. Ya sonra, kazanabilenler için bir sonraki durak üniversiteler. Peki, üniversiteleri, üniversitelerin tepesindeki YÖK’ü ne zaman tartışacağız? *** Türkiye kabuğuna sığmıyor. Pek çok şeyi sorguluyor. 12 Eylül’ün oluşturmak istediği rejim de bu sorgulamadan nasibini alıyor. Ama kanaatimce henüz ciddi bir eleştiriye tâbi tutulmayan bir ...

Devamı... »

Kamusal örgütlerdeki atalet

Nefes almadan ne kadar durabildiğimizi ölçerdik, küçükken. Burnumuzu bir elimizle tutar, sonra da dayanabildiğimiz kadar beklerdik. Bunu yapan birine baktığınızda karşınızdaki kişinin renginin değişmeye başladığını görürdünüz. Buna ölüm süreci de diyoruz. Kamu yönetiminde yaşanan ataleti açıklamada sistem kuramının bugün de işlevsel olduğunu düşünenlerdenim. *** Yönetim kuramları içinde sistem kuramı diye bir kuram var. Buna göre sistem, birbiriyle ilişkili alt birimlerden ...

Devamı... »

Sütyensiz koyunlar

Bir film düşünün: Bir otomobil. Filmin bir yerinde otomobilin sol lastiği patlıyor ve şoför inip değiştiriyor. Sansür Kurulu, burada değiştirilen lastiğin sağ lastik olması gerektiğini belirtiyor. Âşık Veysel, küçük yaşta çiçek hastalığı salgınından dolayı gözlerini yitirmiş oldukça önemli bir şairimiz ve halk ozanımız. 1952 yılında onun hayatıyla ilgili bir belgesel film yapılmak isteniyor. Filmi yapacak olan kişi Metin Erksan, filmin ...

Devamı... »

Tercih çarpıtması

Darbe dönemleri, tercih çarpıtmasının had safhada olduğu dönemlerdi belki, ama Türkiye, özellikle demokratik süreçlerin işletildiği dönemlerde sahici tercihler yapabildi. Zira demokrasinin en önemli unsuru olan gizli oy açık tasnif ilkesi, tercih çarpıtmasının panzehiri. Yenilenme ve silkinme ihtiyacı olan kurumları bekleyen en büyük tehlike, “meslek yaşamınızı değiştirebilecek konumdaki biri”nin karşısında hep onun beklentilerine uygun bir şekilde davranışta bulunmak ve cevap vermektir. ...

Devamı... »