Can Beysanoğlu

Bireysel Gelişme, Toplumsal Yarar ve Vergilendirme

AKP gelir vergisinin en üst dilimini (yıllık geliri 1 milyondan fazla olanlar) yüzde 35’ten 40’a çıkaran bir tasarı üzerine çalışıyormuş. Artan oranlı vergi alınmasına karşıyım. Daha fazla kazananların topluma daha fazla borçlu olduğu düşüncesi saçmadır. Yahut yüksek gelir sahibinin, hak edilmemiş bir imtiyazın tazminatı bâbında daha fazla vergilendirilmesi de saçma… Tersinden düşünelim: Ülkeye daha fazla katma değer kattığı için daha ...

Devamı... »

Barış Pınarı Harekâtı Üzerine

“Barış Pınarı Harekâtı” hakkında yorumcular, “mutlak destekçiler” ve “mutlak retçiler” olmak üzere ikiye ayrıldı. “Mutlak destekçiler” meseleyi hayat-memat meselesi addediyor; operasyon yapılmazsa kısa vadede dahi ülkeyi bölünmenin eşiğine getirecek kadar yakıcı bir bekâ sorunuyla karşı karşıya olduğumuzu öne sürüyor; bundan dolayı, Türkiye’nin her ne pahasına olursa olsun bu harekâtı yapmasının tek doğru politik seçenek olduğuna inanıyor. “Mutlak retçiler” ise her ...

Devamı... »

Türk Sosyalizminin Sessiz Sedasız Kayboluşu

Birkaç ay önce yazdığım “Ulusalcılıktan Geriye Kalan” başlıklı yazıda, 90’ların ikinci yarısında uç verip 2000’lerde iyice serpilen ulusalcılık akımının, 2010’lardan itibaren sönüşe geçtiğine ve gelinen noktada ne kurumsal ne de entelektüel planda esamesinin bile okunmadığına dikkat çekmiştim. Bugün ise başka bir siyasal akımın, sosyalist solun mevcut manzarasına değinmek istiyorum. Son zamanlarda belki de çoğu kişinin farkında olmadığı bir yeni durum, ...

Devamı... »

Körler-Sağırlar Kakofonisi ve Liberal Çözüm

Bugünlerde siyasî tartışmalar iyice körler-sağırlar diyaloğunu andırıyor. İçe kapanık odalarda kendi bağırtılarının yankısını duyarak haz alan kesimler farklı odalarda çıkartılan seslere kulak vermiyor. Ortak referansları kalmayan topluluklar kendi içine dönük propagandalarını ancak kendilerinin anlayacağı ahlakî ve anlamsal çerçevede yaparken, karşı cenahtan hiçbir reaksiyon alamayınca, bu sefer daha çok bağırmayı, daha çok sertleşmeyi maharet sayıyor. Meselenin iki boyutu var: Birinci boyutu, ...

Devamı... »

Postmodernizm ve Liberalizm

Eleştirmenleri, modernliğe baktıklarında tek-biçimliliği, merkeziyetçiliği, araçsal aklın yaygınlaşmasını gördüler. Buna göre, farklı ve kıyaslanamaz değerler aklın dar süzgecinden geçirilerek hiyerarşik sıraya diziliyor; tikeller evrensel biçimde kendini dayatan tek-biçimliliğe dönüşmeye zorlanıyor; her türden duygu, tutku, sezgi, fantazi ve içsel deneyim irrasyonel bulunup dışlanıyor; beşerî ilişkiler kapitalist metalaşmanın baskısı altında araçsal mantığa esir oluyordu. Bu normlara uyum sağlayamayan değer ve kavramların payına ...

Devamı... »

Liberalizm Üzerine Birkaç Not

7 Temmuz tarihli Yeni Şafak gazetesinde, yazar Sayın Yusuf Kaplan’ın köşesinde liberalizmi eleştiren bir yazı yayınlandı. Sözkonusu doktrine dönük birçok ithamı içeren yazının tezleri, üzerinde durulmaya ve ciddiyetle ele alınmaya değer. Ülkemizde liberalizmin siyasal kültürde kökleştiği, yaygınlık ve saygınlık kazandığı, çokça takipçisinin bulunduğu, fikrî hegemonya kurduğu pek söylenemez. Buna rağmen, bu doktrinin eleştirmenleri onu belirli bir dönemle, bir hâkim paradigmayla, ...

Devamı... »