Bekir Berat Özipek | Hür Fikirler | Sayfa 34

Kürt Açılımında Hurafeler ve Gerçekler

“Açılım ‘Türk Sorunu’ yaratır mı?” Yaratmaz. Türk sorunu yaratması  için bu açılımın Türklerden bir şey eksiltmesi gerek. Türklerden bir şey alınıp Kürtlere verilmesi gerek. Oysa böyle bir şey yok. Açılım kapsamında atılacak adımlar aşağı yukarı belli. Anadilde eğitim, anadilde yayın, zorla değiştirilen yer isimlerinin iadesi. Bunlar Niğde’deki Türk’ü niye rahatsız etsin? Bunların hepsi “sivil ve siyasi haklar”. Yani birinin öteki ...

Devamı... »

Bakın Şu “Yugoslavya”dan Söz Edene!

Biz geçen yüzyılın başında ittihatçılara yenildik. Onların ülkeyi savaşa sokmasına, parça parça etmesine, kendi halkının kanını dökmesine engel olamadık. Sonra bir kez daha yenildik ve kendi halkımızın “mübadele” edilmesine, Kürt Sorunu’nun ortaya çıkmasına, dinin-ibadetin suç haline getirilmesine ve toplumsal dokuda derin yaralar açılmasına engel olamadık. Şimdi ittihatçı karşıtı bir parti iktidarda ve onların bozduğunu tamir etmeye çalışıyor. *** Açılımın ülkeyi ...

Devamı... »

Sakın siz de ölüsevici olmayasınız?

 “Onlar ümidin düşmanıdır, sevgilim, akar suyun, meyve çağında ağacın, serpilip gelişen hayatın düşmanı. Çünkü ölüm vurdu damgasını alınlarına: – çürüyen diş, dökülen et -, bir daha geri dönmemek üzre yıkılıp gidecekler”. *** Ölüsevicilik, yani nekrofili bir hastalık. İnsanlar genellikle onu, ölü bedenden haz duyanların ve cesetle “ilişki kurma” arzusu duyanların hastalığı olarak bilirler. Ama ölüsevicilik sadece cinsellikle ilgili bir kavram ...

Devamı... »

‘Dış Mihraklar’a karşı yüksek yargıyı koruyalım!

Şimdi hedef Anayasa Mahkemesi” başlığıyla veriyor, Hürriyet’ten Mehmet Y. Yılmaz. ABD’li uzman Prof. Henri Barkey, “Kürt açılımı” ile ilgili olarak atılacak adımlara karşı en büyük tehlikenin Anayasa Mahkemesi olduğunu söylemiş. Barkey, hükümetin Kürt açılımı çerçevesinde düşündüğü reformların “Anayasa’da revizyon, kültürel adımlar ve yerel yönetimlere daha fazla yetki gibi ayaklarının bulunduğunu” ve Anayasa Mahkemesi’nin bu reformlar için ayak bağı olabileceğini belirtmiş. ...

Devamı... »

Başbakan Soğan Doğrayan Kadına Güvenmeli

Bu açılım Doğu’da oy kazandırır, ama Batı’da kaybettirir” diyorlar. “Kürt sorununu çözerken bir de Türk sorunu çıkarmayın” diyorlar. Yanılıyorlar ve yanıltıyorlar. Kendilerinin gördüğü gerçeklerin “sıradan vatandaş” tarafından görülemeyeceğini düşünüyorlar. Halkın milliyetçi sloganlara tav olacağını ve “bunlar ülkeyi bölecek galiba” diye oy vermekten vazgeçeceğini sanıyorlar. Oysa Kemalist bir önyargı bu. Böyle söyleyenler, her şeyden önce, bu toplumu tanımadıklarını göstermiş oluyorlar. İnsanın ...

Devamı... »

Ayn Rand Röportajı: Zorunlu Askerlik Köleliktir

Bu ‘söyleşi’nin hikayesi Ayn Rand’ın Capitalism: The Unknown Ideal (Türkçesi: Kapitalizm: Bilinmeyen İdeal, Plato Yayınları, İstanbul, 2004) adlı kitabını okurken, zorunlu askerlikle ilgili fikirleri ilgimi çekmişti. Son derece sağlam ve tutarlı bir mantığa dayalı bu güçlü fikirleri okuyucuyla bir şekilde buluşturmam gerekiyordu. Önce ‘Ayn Rand’ın Perspektifinden Zorunlu Askerlik’ konulu bir makale düşündüm; ama böyle bir çalışma, bazı ifadelerin özetlenmesi, dolayısıyla ...

Devamı... »

Yargıtay kararları da temyiz edilir!

Birine ‘zibidi’ demek ifade özgürlüğüne girer mi? Ya ‘kaniş, şapşal, salak’ demek? Biri size ‘babanın kim olduğunu anana sor’ dese bu hakaret değil midir? Ya da sizden bahsederek ‘gerekirse kan dökülür’ dese, tehdit etmiş olmaz mı? Böyle bir durumda dava açmaz mısınız? Prof. Baskın Oran ve Prof. İbrahim Kaboğlu da öyle yaptılar. Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu üyesi olarak 2004’te ...

Devamı... »

Urumçi’den Sofya’ya milliyetçilik böyledir

Milliyetçilik bir çocukluk hastalığıdır’ diyordu Einstein; ‘O insanlığın kızamığıdır’. Çocukluk hastalığı diye küçümsemeyin, ne kadar geç atlatılırsa, bünyeye verdiği tahribatın o kadar büyük olduğu, öldürücü bir hastalıktır o. Milliyetçilik bölücüdür, insanı kendi tercihi olmayan bir kimliğinden dolayı mahkum eder. O kabileciliğin yeni versiyonudur. ‘Kabileden’ olmayana karşı en acımasız, yabancı işçilere, azınlıklara ve sığınmacılara karşı en katı politikalar onlardan gelir. Yurt ...

Devamı... »

Bu kabus bitsin artık!

Düşmanlarımızı izlememiz gerektiğini biliyorduk. Ama onları izleyenleri de izlememiz gerektiğini anladık’. ‘Devlet Düşmanı’ (Enemy of The State) filmi bu ifadeyle sona eriyordu. 2009’a geldik ama bizi zorla kurtarmaya çalışanlardan hala kurtulmuş değiliz. Hala andıçlar yazılıyor, tezgahlar kuruluyor, darbe planları yapılıyor… ‘28 Şubat’ devam ediyor. Ama bu sürecin bin yıl süreceğini zannedenler elbette yanılıyor. Bu kadar gerilime hiçbir ülke, hiçbir toplum, ...

Devamı... »

Büyükanıt ve Sivilin Paltosu

Emekli orgeneral Yaşar Büyükanıt, ‘politikaya meraklılara’, ‘politikacı ve ordu’ konulu bir ders vermiş (Hürriyet). Kendi kendime ‘keşke orada olsaydım da şunları söyleseydim’ dedim, ama hayır… Böylesi daha iyi… Neme lazım, belki ben de bazı meslektaşlarım gibi asker karşısında muma döner, ‘haklısınız efendim, saygılar’ derdim. Neyse, önce Büyükanıt’ın sözleri ve sonra da ‘şunları söyleseydim’ dediklerim: ‘Ben asker olarak emniyetin istihbaratına güvenmiyorsam, ...

Devamı... »