Kılıçdaroğlu CHP’yi demokratlaştırabilir mi?

Hayat böyle işte. Kiminin acısı, kiminin mutluluğuna dönüşüyor.  Kılıçdaroğlu’nun da başına böyle bir talih kuşu kondu.  Yıllarca Baykal’ı övüp, en zor gününde herkesten önce döven oligarşi medyası için artık yeni bir “başarılı lider” var. Ve CHP’yi yeni ufuklara o taşıyacak!.. Bugün Hürriyet’te neler okuyacağımız belli, onu geçelim.  *** Acaba gerçekten ...

Devamı... »

Dink Davası yeni başlıyor

Dink Davasında flaş gelişme”… Ergenekon Davası sanıklarından bazılarının Dink Cinayeti sanıklarıyla telefon irtibatlarının bulunduğu tespit edildi. Bugün böyle duyuruldu haber. Ve bu gelişme, inşallah dava için bir dönüm noktası olacak. *** Elbette “üç kişinin işi” değildi. Elbette “istihbarat zaafı” değildi. Bu bir “operasyon”du. Herkesin her şeyi bildiği ama belgeleyemediği, kimilerinin ...

Devamı... »

Kutsal kurumlar demokrasiye zararlı

Devlet ne gökyüzünden indi, ne de topraktan bitti. O, hayatımızı kolaylaştırmak için inşa ettiğimiz bir kurum. Devlet kutsal değil. Ordu da devletin kurumu ve o da kutsal değil. *** Normalleşmek istiyorsak; Diğer pek çok toplum gibi demokratik hukuk devletinde yaşamak istiyorsak; İçinden “benim Evren’den neyim eksik? Fırsatını bulsam da şu ...

Devamı... »

Halkı Askerliğe Teşvik Suçu

-27 Nisan’a Armağan- Bedelli askerlik yine çıkmadı ve hayaller yine yıkıldı. Konunun ele alınış şekli baştan yanlıştı. Erdoğan, bedelli için Başbuğ’la “birlikte karar vermeyi” seçti ve sonuç böyle oldu. Oysa askerliğin zorunlu, vicdani reddin yasa dışı olduğu bu gayri medeni ortamda “bedelli” bir umuttu. Gerekçe, “yıl içinde askere gelen yükümlü ...

Devamı... »

MHP tabanını nasıl ikna ediyor?

CHP’nin anayasa değişiklik paketine karşı çıkması gayet normal. O esas olarak ayrıcalıklı zümrenin çıkarlarını savunan bir parti. CHP bu düzenin kendisine sağladığı imtiyazların aşınmasını istemiyor ve bu yüzden de yargı oligarşisine dokundurtmamaya çalışıyor. Bu parti sosyal piramidin üstündeki küçük, ayrıcalıklı üçgeni temsil ediyor ve çıkarlarını savunduğu zümreyi halk çoğunluğuyla eşitleyecek ...

Devamı... »

Genç demokrasiye karşı yaşlı oligarşi

Oligarşi medyası ayıp örtmek için görmezden gelmeye çalıştı, ama google’da “darbeci baro” yazdığınızda 207.000 “entry” çıkıyor karşınıza. Yani Genç Siviller’in İstanbul Barosu’na karşı gerçekleştirdikleri eylem başarıya ulaşmış. Geçen yıl “Darbeci Baro Taksim’e Hoşgeldin” pankartı asmışlardı. Geçenlerde de Baro’nun “Mahmut Esat Bozkurt Hukuk Ödülü” törenine Nazi rejimini meşrulaştıran ünlü hukukçu Carl ...

Devamı... »

Örtülemeyen Sorunun Görünmeyen Kurbanları

“Tarihe baktığımızda büyük adaletsizlikler, o adaletsizliklerin yaşandığı anda görülmüyor” diyordu Taraf’tan Nabi Yağcı geçenlerde. Gerçekten de öyle. Otuzlu yılların Almanya’sında, günlük gazetelerdeki Yahudilere yönelik aşağılayıcı yayınların, örneğin “Filistin’e bedava bilet: ama sadece gidiş” başlıklı ilanların ne kadar ahlaksızca ve utanç verici olduğunu o gün görmek kolay değildi. Yirminci yüzyılın ikinci ...

Devamı... »

Anayasa paketinden neden şikayetçiler?

Ben çok daha demokratik, katılımcı, toplumun bütün kesimlerin birlikte yaptığı bir anayasa istiyorum. O yüzden desteklemiyorum”. Yok sanki biz istemiyoruz! Bu dediğiniz anayasa bugün ufukta görünüyor mu? Görünmüyor. Öyleyse ne yapalım? İdeal uğruna reel olanı da mı harcayalım? “Yetersiz”, ama bir adım atmak hiç adım atmamaktan daha iyi değil mi? ...

Devamı... »

Baykal hangi dokunulmazlığı istemiyor

Başbakan’a dedim ki gel sadece senin ve benim dokunulmazlığımızı kaldıralım. Temiz bir topluma gitmek istiyorsan önce bunu yapalım.” Siyasette dürüstlük ve mertliğe en fazla ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde Baykal’ın bu haykırışını duyup da hislenmemek mümkün mü? Bu cesarete, bu özgüvene, bu meydan okumaya bakıp da taktir etmeyen, taş olmaz mı? ...

Devamı... »

Demokrasiyi ve diktatörlüğü nerede aramamalı?

Belli ki İngiliz aydınları aymaz, basını da vurdumduymaz olmuş. Belli ki “demokrasinin beşiği”nde uyuyakalmışlar. Çünkü orada “sivil vesayet” feryatları yükselmiyor. Hatta Türkçe siyaset bilimi literatürünü izleyemediklerinden olacak, böyle bir kavramın varlığından bile haberdar değiller. Evet, mevzu açıldığında başbakanlarının diktatör yetkilerine sahip olduğundan yakınıyorlar, ama nedense bir diktatörlükten söz etmiyorlar; dahası ...

Devamı... »