Türkiye’ye, İran’a ve yaşadığımız günlere dair

Üsküdar Meydanında mevsimin en soğuk akşamlarından biri. Yağmur altında bir grup insan, Halep’ten tahliye edilmeyi bekleyen on binlerce insanın durumuna dikkat çekmek için ses vermeye çalışıyor. Gözyaşı ve yağmur, dualar ve sloganlar birbirine karışıyor. İslam dünyasında milyonlarca insan gibi onlar da yeni bir Srebrenitsa katliamından endişe ediyorlar. Kederli ve öfkeliler. ...

Devamı... »

Gelecek ay darbe olur mu?

FETÖ’cülerin yeni bir darbe girişiminde bulacaklarına dair iddialar gündemde. Gelecek ayın tarihini veren bile var. Elbette uyanık olmak ve tedbiri elden bırakmamak gerek. Ama sadece ordudaki Gülenist Çeteden kalan ve kendisini gizleyen unsurlara karşı değil; onlarla mücadelede “hükümetin yanında” görünen eski darbeci, ulusalcı, Kemalist unsurlara karşı da uyanık olmak gerek. ...

Devamı... »

Güven

Bazı aileler vardır. İşlerin yolunda gitmediği, eşlerin ve çocukların birbirine sevgisini kaybettiği, hatta birbirine düşman kesildiği aileler. Öyle ailelerde yaşamak herkes için zordur. Ama bir gün beklenmedik bir şey olur. Her şeyin kötü gittiği bir dönemde ailenin beraberce maruz kaldığı bir felaket, bir anda onların birbirine bambaşka bir gözle bakmasını ...

Devamı... »

Tarih akarken kıyıdan bakmak

Bir an için bu ülkede yaşadığınızı unutun. Siyasi tarafınızı, sempatilerinizi ve antipatilerinizi bir yana bırakın. Ve 15 Temmuz’a dışarıdan bakmayı deneyin. Bir ülkede bir darbe girişimi yaşanıyor. İnsanlar sokağa çıkıyor ve canları pahasına muhteşem bir direniş sergileyerek darbeyi püskürtüp, askerleri kışlalarına hapsedip, işgal ettiği yerleri onlardan tek tek alıp darbeyi ...

Devamı... »

Bu devrimi beraber kutlayalım

“Eğer bu darbe püskürtülmemiş olsaydı, Türkiye Mısır değil Suriye olacaktı” diyor Ahmet Kemal Bayram. Bu durumda biz 15 Temmuz Devrimi ile sadece uçurumun değil cehennemin kıyısından dönmüş oluyoruz. Birbirimizin zebanisi olacağımız, birbirimizin kanına gireceğimiz ve sonuçta kendi kanımızda boğulacağımız bir cehennemin. Darbe girişimi ve sonrasında Batılı “müttefiklerimizin” sergilediği tutumun fecaati ...

Devamı... »

Kendimizi güvende hissedebilir miyiz?

Genelkurmay Başkanlığı bir açıklama yapmış ve darbe girişimine katılan askerlerin ordunun yüzde 1 buçuğundan ibaret olduğunu söylemiş. Bu açıklamadan çıkarmamız gereken sonuç nedir? “Çok rahatladım” mı demeliyiz? Yoksa “madem öyle, halk garnizonların önünde, köprübaşlarında ölürken geçen uzun saatler boyunca, ordunun kalan o yüzde 98 buçuğu neredeydi?” diye mi sormalıyız? Darbecilerin ...

Devamı... »

Bu zafer bütün halkın

“Kahramanlık filmleri izlemeyin, bir arkadaşınızın yüzüne bakın.” Böyle yazıyordu, sabaha kadar sokağa sahip çıkan bir üniversite öğrencisi facebook sayfasında. Hakikaten öyleydi. İnsanı hayata, yaşadığı topluma çok daha fazla güvenle baktıran tarihi bir andı yaşadığımız. Gündelik hayatın olağan akışı içindeki göze görünmeyen erdemin ete kemiğe büründüğü, “sıradan insan”ın içindeki kahramanın ortaya ...

Devamı... »

Yanı başımızdaki üniversite öğrencileriyle buluşmayı bekliyor

Aslında bütün mesele engelleri kaldırmak, arz ve talebi buluşturmak. Savaştan, iç savaştan veya darbeden dolayı ülkesinden ayrılmak durumunda kalan ve şu an Türkiye’de yaşayan Arap ülkelerinden çok sayıda akademisyen var. Ve sayıları binlerle ölçülen bu insanlardan ders almaya hazır on binlerce öğrenci. Geriye sadece şekeri, unu, yağı birleştirip helva yapmak ...

Devamı... »

İnsan hakları ve devlet: Gerilimli bir beraberlik

İNSAN hakları, insanın sadece insan olmak bakımından sahip olduğu haklardır. Devletten öncedir, onun üstündedir ve onun yapabileceklerinin sınırını belirler. Günümüzde bir devletin ve onun siyasi rejiminin meşruluğunu belirleyen başlıca kriter, onun insan haklarına ilişkin tutumudur. Gerilimli bir ilişkidir bu. Modern anayasalar, devlete insan haklarını koruma ödevi yükler, hatta devletin meşruluğunu onun ...

Devamı... »

Sığınmacılara karşı yükümlülüklerin ahlâki, hukukî ve pratik kaynakları

Akşam eve giderken üşümemek için adımlarımızı sıklaştırdığımız caddelerde, yol kenarlarında görürüz onları. Bazen buz gibi bir havada veya yağmur altındadırlar, bazen bir otobanda, trafiğin sıkıştığı yerde bulurlar bizi. Bilmenin yüklediği sorumlulukla yüzleşmemek için bazıları bakışlarını kaçırır onlardan. Ama hızla yanından geçtikleri kadınların, erkeklerin, çocukların bakışları yine de takılır zihinlerine. Bu yüzden ...

Devamı... »