28 Şubat’ta üniversitede ne oldu?

Gürüz’ün tutuklanması bana, genç bir akademisyen adayı olduğum günleri, 28 Şubat üniversitesinde yaşadıklarımızı hatırlattı. O günlerde yaşanan acıları sözle ifade edebilmek mümkün değil. Boş sanarak kapısını açtığım bir sınıfta yalnız başına ağlayan başörtülü bir genç kızı görmenin ve ona yardımcı olamamanın çaresizliğini anlatmak da öyle. Ama en azından başlıklar halinde ...

Devamı... »

Şimdi sağlam durma zamanı

Barış o denli önem taşıyor ki, olayların ‘kendim’ ile ‘yapılması gereken şey’ arasında bir engel oluşturmasına izin vermeyeceğim.” Böyle diyordu Tony Blair adına Kuzey İrlanda barış görüşmeleri için zemin oluşturan Jonathan Powell. Arkadaşlarını kaybetmişti, ama kanı durdurma özlemi acısından büyüktü. BBC’nin web sayfasında yer alan D. Stenhouse’un derlediği bu yazı dizisinden “Benim İçin Öldürme” inisiyatifinden değerli Gülçin ...

Devamı... »

‘Beyler şoför haklı’

Bir insana veya siyasi partiye kötülük mü etmek istiyorsunuz: Onu övün, sadece övün, alenen, yüzüne karşı övün, sürekli övün. Sizi sevecektir, taltif edecektir, vurduğunuz  cilanın parlaklığı gözlerini alacak, onu körleştirecek ve elinden tutup uçuruma götürürken size teşekkür edecektir. İyilik mi etmek istiyorsunuz: O halde eleştirin. Saçma fikirlerle olsun, absürt gerekçelerle ...

Devamı... »

Özgürleştirmeyecekse yeni anayasaya gerek yok!

Meryem Gayberi’nin Doç. Dr. Bekir Berat Özipek ile yaptığı, Sivil Bakış’ın üçüncü sayısında yayımlanan söyleşidir. Türkiye, 80 yıllık sorunlarını aşacak bir rehbere, yeni ve sivil bir anayasaya ihtiyaç duyuyor. Seçimlerde bu talebi karşılama sözü veren AK Parti, halkın değişim talebini iyi okuyarak yüzde 50 oranında oy aldı. Dindarların, Kürtlerin, Alevilerin, ...

Devamı... »

Savaşta böyle şeyler olur mu?

Ben Uludere konusunda Hükümeti eleştirirken haklı ve tutarlıyım.  Ama Hasip Kaplan değil.  Ben Uludere için feryat ediyorsam, orada öldürülenler Kürt olduğu için değil. Öldüren devlet güçleri olduğu için de değil. Öldürülenler masum insanlar oldukları için feryat ediyorum. Ama acaba o ve partisi de bu temelde mi kınıyor Uludere’yi? Yoksa cinayetler ...

Devamı... »

Reformcu AK Parti’yi geri istiyorum

Generallerin “istifa resti” çektikleri o kritik MGK’yı hatırlarsınız. Eğer o gün Erdoğan’ın yerinde Ak Parti’den herhangi biri olsaydı, çok muhtemeldir ki ürker ve “oturun anlaşalım” derdi. Kendisini besleyen, giydiren, maaşını veren milletin temsilcilerine posta koymaya kalkan o adamlara “çekin gidin!” diyebilecek cesareti gösteremezdi. Ve o andan itibaren, son on yılın ...

Devamı... »

Üniter devletin kitaptaki yeri

Bizde bazı ‘insan hak ve hürriyetleri’ havarileri de ‘federalizm dahil her şey konuşulabilir’ gibi laflar ediyorlar” diyor Hayrettin Karaman Hoca. O İslami kesimde, sözünün bir ağırlığı olan isimlerden biri. O zıpır “tele-vaizlerden” değil. Ama bence yanılıyor. İslam alimi falan değilim. Din söz konusu olduğunda onunkiyle kıyaslanamaz benim bilgim. Ama eğer ...

Devamı... »

Futbolda yalan ve mutabakat

Kupayı kaybeden sahaya iniyor, Kadıköy’de etrafa saldırıyor, kazanan sevinci göstermek için yol kesip araba sallıyor. “Araba devrilecek sandık, çocuk var, yapmayın, dedik ama dinlemediler” diyor arkadaşım Gülçin. Gecenin bir vakti, bir çocukta derin bir korku izi bırakma pahasına “taraftar seviniyor!” Şike konusundaki üç maymun mutabakatı ile kolektif örtbas ve son ...

Devamı... »

Bunlar da dil sürçmesi olsun

Başbakan Erdoğan’ın “tek din” sözünün dil sürçmesi olduğunu söylemesi önemli. Çünkü bu yaklaşım totaliterdir; özgürlükçü değil. İlk bakışta şaşırtıcı görülebilir, ama “tek din”, ittihatçı Kemalist bir slogandır; İslami değil. Osmanlı da değil. Eğer Osmanlı çeşitliliği kötü görüp “tek dil,” “tek din” diye “tekleseydi”, tarih kitapları muhtemelen “Bilecik civarında kısa bir ...

Devamı... »

Devlet Tiyatroları kapatılmalı

  Tiyatroyu bir türlü sevemedim. Üniversite yıllarımda aydın olmanın göstergelerinden sayıldığı için sevmeyi denedim, ama başaramadım. Belki devlet tiyatrosuyla başlamak soğuttu, bilmiyorum. Belki Türkiye’de tiyatronun taşıyıcısı ve “devletin ideolojik aygıtı” olmasıyla ilgiliydi bu; Belki de Türkiye’deki tiyatro sanatçılarının çok azını sahiden entelektüel ve sempatik bulmamla… Belki çoğunun devlet otoritesine muhalifmiş gibi yapıp, ...

Devamı... »